TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE ŞEBİNKARAHİSAR ŞEHRİ

Anasayfa » Bilimsel Bildiriler » TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE ŞEBİNKARAHİSAR ŞEHRİ
share on facebook  tweet  share on google  print  

TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE ŞEBİNKARAHİSAR ŞEHRİ

"Bilimsel Bildiriler" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

 

Yrd. Doç. Dr. Eren YÜRÜDÜR
Doç. Dr. İhsan BULUT


Giriş

Eski çağlardan beri, yeryüzünde çok sayıda kent yerleşmesinin, maruz kaldığı
doğal ve beşerî olaylar ile zamana göre değişen şartlar nede-niyle, önemini
yitirdiği veya bütünüyle terkedildiği bilinmektedir. Şebinka-rahisar'da tarihi
devirler içerisindeki önemini kaybetmiş ve nispeten sönük-leşmiş bir şehir durumundadır.
Bütün olumsuz çevre şartları dikkate alındı-ğında; şehrin tamamen yok oluşunu
engelleyen faktörün, idari fonksiyonun yanısıra, şehrin bulunduğu konum olduğu
anlaşılır. Avutmuş Çayı vadisin-den doğuya ve Karadeniz kıyısına uzanan yollar,
Şebinkarahisar'ın az da olsa şehirsel aktivitelerinin devamına katkıda bulunmuştur.
Başka bir ifade ile şehrin kuruluş yeri, fonksiyonel bir süreklilik meydana
getirmiştir. Ülke-mizde, kuruluş yerinin büyüme ve gelişmede çok etkili olduğu
şehirlerin bulunduğu bilinmektedir. Şebinkarahisar'da ise, konum şehrin yok
olmasını engelleyen faktörlerden birisidir.

Bu çalışma yerleşmenin bütün sorunlarına çözüm önerileri getirme iddiasından
oldukça uzaktır. Ancak, planlama çalışmalarında yörenin kendi-ne has özelliklerinin
mutlaka dikkate alınması gerekliliğini vurgulamakta-dır. Bu bağlamda çok çeşitli
sorunlarla uğraşan Şebinkarahisar için mutlaka özel planlar oluşturulmalıdır.

 

 

 

1. Konum, Sınırları ve Başlıca Doğal Çevre Özellikleri

Şebinkarahisar; Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü içerisinde yer almaktadır
(Şekil 1.). Giresun İli yönetim sınırlarındaki ilçenin merkezi, 40° 17 ' Kuzey
Enlemi ile 35° 26 ' Doğu Boylamında Giresun Dağ-ları'nın güney eteklerinde,
Avutmuş Çayı vadisinin kuzey yamaçlarında kurulmuştur (Foto 1). Şehrin kurulduğu
sit, 2008 m. rakımlı Meryem Dağı ile 1568 m. rakımlı Kale Tepe arasındaki boyun
noktasında ve Kale Tepe eteklerinde yer almaktadır. Giresun'a 108 km. uzaklıkta
yer alan ilçe mer-kezinin yükseltisi 1350 m. dir.

Şekil-1 Lokasyon Haritası



Şebinkarahisar ilçesi 1349 km2 yüzölçümüne sahiptir. Bu sahanın 31 km2 si Kılıçkaya
Baraj gölü tarafından kapatılmaktadır. İlçe arazisi fiziki açıdan kuzeyde Giresun
Dağları üzerinden geçen su bölümü çizgisi, güney-doğuda Sarıçiçek (Berdiga)
Dağları'nın kuzeybatı yamaçlarından geçen hat, güneyde Kelkit Çayı vadisi güney
yamaçları ve güneybatıda Eğme Dağı tarafından sınırlandırılır. Sahanın doğusunda
Avutmuş Çayı yamaçları bo-yunca kuzey ve güneydoğudaki dağlık kütleler adeta
birleşirler ve sınır adı geçen kütlelerden Avutmuş Çayı vadisine uzanan sırtlardan
geçer (Şekil 2). Şebinkarahisar aynı ile bağlı ilçelerden, kuzeyde Dereli, kuzeydoğuda
Yağ-lıdere ve Alucra, doğuda yine Alucra, güneydoğuda Çamoluk ve Sivas'ın ilçelerinden
güneydoğuda Akıncılar, güneyde Suşehri, batıda Koyulhisar ile kuzeybatıda Ordu'nun
Mesudiye ilçesiyle komşudur.

Araştırma sahası farklı zamanlarda gelişmiş formasyonlara yer ve-rir. Daha yaşlı
birimler çevrede yer almakla beraber araştırma sahasının çer-çevesini oluşturan
dağlık alanlarda Kretase ve Eosen yaşlı fliş ve volkano sedimanter araziler,
merkezi kısımda ise Miyosen yaşlı sığ deniz tortulları ile bunları yaran Kuvaterner
yaşlı volkanik unsurlar yörenin başlıca jeolojik elemanlarını meydana getirirler.
Jeomorfolojik açıdan ise dağlık kütlelerin zirve noktalarından Avutmuş ve Kelkit
Çayı vadilerinin tabanlarına kadar uzanan sahalarda adeta basamaklar meydana
getiren aşınım yüzeyleri ve bu yüzeyleri parçalayarak adı geçen akarsulara ulaşan
derin ve bir çok yer-de sarp vadiler peyzajın temel unsurlarını oluşturmaktadır.
Dik eğimlerin, güçlü akarsu aşındırmasının, killi katmanların yaygınlığına bağlı
olarak saha, yer yer kütle hareketlerine maruz kalmaktadır.

 



Foto 1. Kale Tepe'den Şebinkarahisar'ın Görünüşü



Şebinkarahisar'da yarı kurak İç Anadolu iklimi ile nemli Karadeniz iklimi arasında
sıcaklık ve karasallık karakterleri açısından iç bölgeye, bu-harlaşma, nem ve
yağış şartları açısından Karadeniz iklimine yakınlaşan bir geçiş iklimi yaşanmaktadır
. Yıllık ortalama sıcaklık 8.9 °C ve ortalama yağış miktarı 572.2 mm. dir. Hakim
rüzgâr yönü kuzeydoğudur. İkinci sırada fazla frekansa sahip yön ise güneybatıdır.
Şebinkarahisar çevresindeki en önemli akarsu, Orta Karadeniz Bölümü'nün de en
önemli akarsuyu olan Kelkit Çayı'dır. Bunun dışında Avutmuş Çayı, kolları ile
beraber bütün sa-hayı etkileyen bir akarsu durumundadır. Sahada çok sayıda göl
bulunmakla beraber, bunlar küçük göller durumundadır. Yöredeki en önemli göl
31 km2 si araştırma sahası içerisinde kalan Kılıçkaya Baraj Gölü'dür. Ayrıca,
akar-sular ve göller gibi önemli bir hidrografik unsur olan kaynaklar da, yörede
çok sayıda bulunmaktadır.

 

Şekil -2 Topoğrafya Haritası

Şebinkarahisar ilçe sınırları içerisindeki arazide en yaygın olan top-rak türleri
kahverengi topraklar, kahverengi orman toprakları, kireçsiz kah-verengi orman
toprakları ve yüksek dağ çayırı topraklarıdır. Bunların dışın-da çıplak kayalık
ve molozlar, dar alanlı olarak gri - kahverengi podzolik topraklar, alüvyal
ve kolüvyal topraklar görülmektedir.

Araştırma sahasının bitki örtüsü de Giresun Dağları'nın kuzey ya-maçlarından
farklıdır. Şebinkarahisar'a dönük güney yamaçlarda kurakçıl türlerin çoğaldığı
daha dar alanlı ve çoğunlukla bozulmuş yarı nemli ve kuru ormanlar, bunlar arasındaki
sahalarda çalılıklar ve otsu türlerden oluşan do-ğal bir bitki örtüsü bulunmaktadır.
Dağların güney eteklerindeki dalgalı düzlüklerde ise yer yer ağaç kümeleri ve
tek ağaçlar ile sınırlanan antropojen stepler yer almaktadır.

Şebinkarahisar çevresi doğal çevre problemlerinin yoğun olarak hayatı etkilediği
bir yöredir. Bu alanda erozyon, kütle hareketleri, aşırı kar yağışları, kaya
düşmeleri ve depremler hayatı tehdit etmektedir.

2. Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

2.1. Nüfus


Cumhuriyetin kuruluşuna kadar geçen tarihi devirlerdeki nüfus hakkındaki bilgilerimiz,
tarihçilerin bazı genel tahminlerine kaynaklık eden tahrir defterleri, mühimme
defterleri, seyahatnameler, vakfiyeler ve benzer-lerine dayanır . Her zaman
coğrafî amaçlara hizmet etmeseler de bunlar, nüfusun tarihi devirler içindeki
özelliklerini ortaya koyarken, başlıca kay-nakları meydana getirirler.

Şehrin gelişimi ile ilgili çeşitli verilere rağmen, yöredeki nüfusun İlk ve
Orta çağlardaki durumu hakkında herhangi bir bilgi mevcut değildir. Ancak, Türklerin
Anadolu'ya gelişinden önceki devirlerde yörenin askeri açıdan önemli olması
nüfusunun çok düşük olamayacağı ihtimalini kuvvet-lendirmektedir. Zaten, thema
komutanlarının aldıkları ücretlere göre yapılan sınıflandırmada Kolaneia'nın
en düşük ücret alan grubun üzerinde kalması, orta büyüklükte bir thema olduğunu
göstermektedir .

Yöre nüfusu hakkında bilgi veren en eski kaynaklar, 1520 ve 1569 tarihli iki
tahrir defteridir . Buna göre 1520 yılında Şebinkarahisar kazası merkez nüfusunun
2600'ü bulacağı tahmin edilmektedir. Bu sayı 1569 yı-lında yaklaşık olarak %
30 dolayında (% 30.8) artarak 3417 sayısına ulaş-mıştır. Bu devirlerde Rum Beylerbeyliği
ya da daha sonraki sıfatı ile Sivas Eyaletine bağlı olan Karahisar-ı Şarki Sancağı
çok sayıda kaza ve nahiye-nin kendisine bağlı olmasından dolayı günümüzdeki
Şebinkarahisar ilçesine göre, yönetim fonksiyonu bakımından çok daha geniş bir
alanı kapsar. Buna göre kabaca bugünkü Şebinkarahisar, Şiran, Alucra, Çamoluk,
Suşehri, Ko-yulhisar ilçelerini kapsayan bölgede yaklaşık olarak 1520'de 17
880, 1569'da ise 49 601 kişi yaşamaktaydı .

Şebinkarahisar İlçesi'nin günümüzdeki idari sınırları dikkate alına-rak, 16.
yüzyıldaki köy nüfusları ayrılmış ve inceleme alanının o devirdeki nüfusu da
yaklaşık olarak hesaplanmıştır. Buna göre araştırma sahasında 1520 yılında 2
612 şehirli ve 4298 kırsal olmak üzere toplam 6 910 , 1569'da ise, 3 417 şehirli
ve 11 900 kırsal olmak üzere toplam 15 317 nüfus yaşamaktaydı. Yani 49 yıllık
devrede, çalışma alanının nüfusu 8 407 kişi çoğalarak % 121 oranında bir artış
göstermiştir. Dolayısıyla, bu devrede nüfus artışı yıllık % 2.4 kadar olmuştur.


Yörenin nüfusu ile ilgili diğer bir önemli kaynak da 17. yüzyıl orta-larında
(1647) Şebinkarahisar'dan geçmiş olan Evliya Çelebi'nin ortaya koyduğu şehir
gözlemleridir . Eserde, şehrin çevre nüfusundan söz edilme-mekle beraber; kale
içinde 70, varoşunda 1600 evden bahsedilir. Bu devirde şehrin nüfusu 8 350 olarak
tahmin edilmektedir. Nitekim,1858'de yöreden geçen A. D. Mordtman bahçeler içerisinde
2000 kadar ahşap evden söz etmektedir . Bu tarihlerde ise Şebinkarahisar'ın
şehirli nüfusu 10 000 civa-rında olmalıdır. 1888-1899 yıllarında ise Şebinkarahisar
sancağının genel nüfusunun 150 000, merkez nüfusunun 11 700 civarında olduğu
belirtilmek-tedir . Hemen hemen aynı tarihlerde çıkan eserinde Cuinet Şebinkarahisar
merkez nüfusunun 11 700, çevre nüfusunun ise 18 800 olduğunu yazmış-tır .

Cumhuriyet Devri'nin ilk nüfus sayımının yapıldığı 1927'de Şe-binkarahisar Vilayeti
merkez ilçesi genel nüfusu 18 553 tür.

Şebinkarahisar'ın genel nüfusu 1935'te 22 042 ye yükselmiştir. Bunun % 36'sı
(7 965) şehir ve % 64'ü (14 077) köylerde yaşıyordu. 1935-1940 döneminde nüfus
21 489'a gerilemiştir. % 35'i (7 466) şehir ve %65'i (14 023) kırda yaşayan
nüfustaki bu negatif (-) artışın (% -2.5) nedeni 27 Aralık 1939'da meydana gelen
Erzincan depremidir.İlçenin genel nüfusu % 8.8 oranında artarak 1945'te 23 385
e ulaşmıştır.Bu devredeki kent nüfusu 7 542 (% 32) ve kır nüfusu 15 843 (% 68)
tür.

Yöre genel nüfusu 1950'de % 5.8 oranında artarak 24 746 ya yük-selmiştir.Bu
devrede şehirli nüfus 7 547 (%31) ve kırsal nüfus 17 169 (%69) kişidir.

1950 yılından 1970'e kadar olan sayım devrelerinde yöre nüfusu-nun artış hızı
Türkiye ortalamalarının altında kalmakla beraber, artmaya devam etmiştir (1950-1955
yıllık % 0.9, 1955-1960 yıllık % 2.3, 1960-1965 yıllık % 1.1, 1965-1970 yıllık
% 1.3, aynı devreler Türkiye geneli için sıra-sıyla % 2.9, % 2.3, % 2.5).

Sahada,1970-1975 dönemindeki nüfus artışı negatif (-) olarak ger-çekleşmiştir.
Bu dönemde nüfus, yıllık % -0.9 oranında azalarak 1395 kişi eksilmiştir. Daha
önceki dönemlerde gerçekleşen düşük artış hızı ve bu dö-nemdeki negatif artışın
nedeni, ülke genelinde yaygınlaşan göç olaylarının Şebinkarahisar'ı da etkilemesidir.
Bu dönemde 31 048 olan ilçe nüfusunun % 33'ü (10 214) şehir ve % 67'si (20 834)
köylerde yaşamaktaydı.

İlçe genel nüfusu 1975-1980, 1980-1985, 1985-1990 ve 1990-1997 devrelerinde
artmıştır. Bu artış şehirde yüksek oranlarda gerçekleşirken, köylerde 1975-1980
dönemi hariç negatif olmuştur.Bu durum ilçe merkezi-nin cazibesinin artması
ve 1980'e kadar büyük şehirlerde anarşik ortamın etkili olmasına bağlı olarak,
köylerden gerçekleşen göçlerin Şebinkarahisar'a yönelmesinin bir sonucudur.

1990'da ilçede ilk defa olmak üzere şehir nüfusu köyleri geçmiştir (Genel 39897,
şehir 23 330 % 59, köyler 16 567 % 41). Şebinkarahisar Genel Nüfusu 1997 sayımı
neticelerine göre 43 904'e yükselmiştir. Bunun % 71'i (31 329) şehirde ve %
29'u köylerde yaşamaktadır.

İlk nüfus sayımında (1927) 18 553 olan yöre nüfusu 60 yılda % 137 artmıştır.
1935'te 7 965 olan şehir nüfusu % 293 oranında artarak 1997'de 31 329 a yükselmiştir.
Yine aynı yılda nüfusun ancak % 36'sı şehir-de yaşarken, bu oran günümüzde %
71 olmuştur.

Şebinkarahisar ilçesinde, çalışma çağındaki nüfus 1995 yılı itiba-riyle ya da
başka bir ifade ile 15-64 yaş grubundaki nüfus 16161 idi. Top-lam nüfusun %
65 ini oluşturan bu kesimin baktığı varsayılan, çocuk ( 0-14 yaş grubu) ve yaşlı
(65 + yaş grubu) nüfus ise 8739 (% 35) kişiydi. Buna göre araştırma sahasında
1995 yılı itibariyle bağımlılık oranı % 53.9 olarak tespit edilmiştir. Böylece,
yöredeki bağımlı nüfusun ya da bağımlılık oranı-nın düşük olduğu söylenebilir
(1985 Türkiye değeri % 72.1). İlçedeki kadın ve erkek oranları da birbirine
yakındır (erkek % 50.9, kadın % 49.1).

Şebinkarahisar ilçe merkezinde 06 yaştan büyük yaş gruplarının toplamındaki
okur yazarlık oranı % 85'dir. Erkek nüfus arasında okur yazar-lık oranı % 93.5
olurken, bu oran kadın nüfus arasında % 80.5 e düşmekte-dir. Bu oranlar açısından
Şebinkarahisar kent merkezi Türkiye ortalamaları-na yaklaşık değerlere sahiptir
(1985 % 89.6). Okuma yazma bilmeyen nüfus içerisinde kadınların çok fazla olduğu
dikkat çekmektedir. Kırsal alandaki okur yazarlık oranı % 65 civarındadır. Bu
oranların erkekler arasında yükse-leceğini ve kadınlar için ise azalacağını
söyleyebiliriz

1995 itibariyle yöredeki ortalama aile büyüklüğü 5.4 olarak tespit edilmiştir.
İlçe merkezindeki ortalama hane büyüklüğü 4.6 olarak hesaplan-mıştır. Bu sayı
5.2 olan Türkiye ortalamasından düşüktür. Köylerde ise, ço-cuk sayısının artmasına
ve büyükbaba ile büyükannelerin katılımına bağlı olarak aile büyüklükleri nispeten
artmaktadır. Kırsal kesimde ortalama aile büyüklüğü 6.1 olarak hesaplanmıştır.
Bu değer ilçe genelindeki aile büyük-lüğünden daha yüksektir .

2.2. Yerleşme Özellikleri

İlçede 1 şehir ve 57 köy yerleşmesinin dışında, 93 mahalle yerleş-mesi, bir
kısmı daimi yerleşme haline gelmiş 4 mezraa, 14 ağıl ile 8 dam ve 1 kom yerleşmesi
bulunmaktadır. Geçici yerleşme olarak ise, 79 yayla ve yayla olarak isimlendirilen
ancak fonksiyon itibariyle güzlekleri andıran 15 yerleşme bulunmaktaydı. Sahada
daimi yerleşmelerin üst sınırı yaklaşık olarak 1700 m.'den geçmektedir.

Bugün, Şebinkarahisar 13 mahalleden meydana gelen bir yerleş-medir. Bu mahallelerin
ancak beş tanesi (Bülbül, Fatih, Kızılca, Müftü, Taş Mahalleleri) şehrin merkezini
meydana getirmektedir (Foto 2. 20). Hatta bu mahallelerin bazılarının da sınırları
kırsal alana kaymakta, burada şekil itiba-riyle ayrı bir mahalle özelliği gösteren
ve mahalle olarak anılan bazı yerleş-meleri de sınırları içine almaktadır (Yukarıbahçe,
Ortabahçe ve Aşağıbahçe Mahalleleri). Şehrin geriye kalan 7 mahallesi şehrin
uzağında kurulmuş, adeta bir köy özelliği gösteren, çoğunlukla gevşek dokulu
yerleşmelerdir (Kavaklar, Kırkgöz, Biroğul, İkioğul, Avutmuş, Kütküt, Tamzara
Mahallele-ri). Hatta bu mahallelere bağlı küçük yerleşmeler km. lerce uzaklarda
yer almaktadır. Bu yerleşmeler şehrin imar alanı içerisinde bulunmamakta, alt-yapı
problemlerinin sıkıntılarını çekmektedirler (Foto 2.).

Şebinkarahisar ilçe merkezindeki konutların yaklaşık olarak % 52 (51.7, 1328
konut)' si ahşap karkas konutlardan meydana gelmektedir. Bu evler, tarihi devirler
boyunca şehrin bir çok defalar büyük yangınlarla yok olmasına neden olmuşlardır.
Şehir konutlarının % 22.3 (572 konut)'ü taş binalardan meydana gelmekteydi.
Geriye kalan meskenler ise beton karkas, tuğla-biriket, kerpiç yığma binalardan
meydana geliyordu (669 bina, % 26) (Tablo 1, Şekil 3).

 

Foto 2. Tamzara Mahallesi'nde konak tipli üç katlı bir geleneksel konut





İlçe merkezindeki konutlara kat sayıları açısından bakıldığında, fazla yüksek
olmadıkları görülür. Bu durum, öncelikle ilçe merkezinin ge-lişmesi ile ilgilidir.
Şebinkarahisar'da çok katlı binaların yaygınlaşması son yıllarda (1970'ten sonra)
olmuştur. Şebinkarahisar Cumhuriyet Devri'nde gelişen bir şehir olduğu için,
çok katlı binalar şehrin bu devrede gelişen kı-sımlarında bulunmaktadır. Ancak
şehrin tarihi dokusu içerisinde genellikle iki katlı evler yaygındır.

 

Şekil 3. Şebinkarahisar Şehir Konutlarının Yapı Malzemelerine Göre Dağılımı
(1990)

 

Şekil 4. Şehir Konutlarının Kat Sayılarına Göre Dağılımı (1990)

 

Şebinkarahisar şehir meskenleri çoğunlukla iki katlıdır. Gerçekten de 1990
yılı itibariyle, Şebinkarahisar ilçe merkezindeki konutların yaklaşık % 57 (%
57.1, 1466 konut)'si iki katlı binalardan meydana gelmekteydi. Tek katlı konutlar
ise yaklaşık % 2 (2.1, 53 konut) oranındaydı. Böylece bütün şehir meskenlerinin
% 59.2 gibi büyük bir kısmı yüksek olmayan bir ve iki katlı binalardan meydana
geliyordu. Üç katlı konutlar ise 999 adet ve % 38.9 oranındaydı. Şehir meskenleri
içerisinde 48 tanesi 4 katlıdır. Bu konutların oranı ise % 1.9'dur. İlçe merkezinde
daha yüksek kat sayısına sahip bina bulunmuyordu (Şekil 4).

Konutlar fonksiyonlarına göre ele alındığında ilçe konutlarının bü-yük çoğunluğunun
aile konutları olduğu görülür. Yani ilçedeki binaların çok önemli bir kısmı
evlerden meydana gelmektedir. Diğer konutlar ise nispeten çok daha düşük bir
oranda kalmaktadır (Şekil 5).

Şekil 5. Şebinkarahisar'da Kent Konutlarının Kullanılış Amaçları-na Göre
Dağılışı (1990)




Bütün şehirde aile konutları ya da ikâmet amacıyla kulanılan konut-lar hakim
durumdadır. Bunlar şehirdeki binaların yaklaşık olarak % 78 (% 77.9, 2 000 konut)'
ini oluşturuyordu. Büyük çoğunluğu çarşıyı meydana getiren ticari konutlar ise
yaklaşık % 18 (% 17.6, 452 konut) oranında bir yer tutmaktadır. Sosyal amaçlı
konutlar ise sadece % 2.6 (68 konut) oranındadır. Ticari amaçla ve ev olarak
kullanılan karışık fonksiyonlu binaların sayısı ise 49 tanedir. Bunlar genel
oran içerisinde % 1.9'luk bir yer kaplamaktadır. Aslında, şehir merkezindeki
diğer binaların (Ahır, samanlık, odunluk gibi) da katılması ile bina sayıları
çok artmaktadır. Ancak, bunların sağlıklı bir şekilde tespit edilmesi çok güçtür.



2.3. Şehrin Tarihi Gelişimi


Şehrin tarihinin Hititler devrine kadar indiği sanılmaktadır. Buna göre Şebinkarahisar,
Hitit kralı Murşili ll. (M.Ö. 1344-1306) devrinin önemli merkezlerinden birisidir
ve Dukkama olarak adlandırılmaktadır . Hitit dönemini Urartu ve Pers dönemleri
takip etmektedir. Şehir, Perslerden sonra Hellenistik Dönemde Pontus Krallığı
sınırları içerisinde kalmıştır .

Şehrin ilk kuruluş yerinin bugünkü Güneygören (İsola) çevresinde ya da Bayram
çevresinde olduğuna dair görüşler ileri sürülmektedir. Bu-günkü Şebinkarahisar
ise eski ve orta çağların Koloneia veya Colonia'sı yerine kurulmuştur. Bu şehrin
Mithridates'i mağlup ederek Pont devletini yıkan Pompeius tarafından, kurulduğu
iddia edilse de; ilk beşerî iskânın Helen devrine rastladığı kabûl edilmektedir
. Savaşın Şebinkarahisar yakın-larındaki Bayram köyü civarında gerçekleştiği,
zaferi müteakiben Pompeus'un burada bir şehir kurulmasını emrettiği ve adının
savaş kazanma evi anlamındaki Nikopolis olmasını istediği de rivayet edilmektedir
. An-cak, hisar tepesinde yapılan yüzey araştırmasında kent tarihçesinin çok
daha eskilere uzandığı anlaşılmıştır. Bu kent, Pompeus tarafından geliştirilmiş
ve Coloneia durumuna getirilmiş olsa da, bundan önce de bir tarihi vardı. An-cak,
bununla ilgili bir bilgi yoktur .

Bu durumda kesin olarak bilinen tek şey, Şebinkarahisar çevresinin tarihi devirler
içerisinde önemli konumuna bağlı olarak şehirleşme hareketle-rine sahne olduğudur.
Bunun en başta gelen nedenlerinden birisi askeri fonk-siyondur. Şebinkarahisar
savunmaya elverişli bir yer olması nedeniyle önem-li bir garnizon şehri olmuştur.
Bunun dışında, batıdan gelerek Trabzon ve Erzurum'a uzanan yollar üzerinde bulunuşu
şehrin ticaret fonksiyonunu da ön plâna çıkarmıştır. Hepsinden önemlisi ise,
burada ilk çağlardan bu yana işletilen şap, simli kurşun ve kömür madenlerinin
bulunuşu, askeri ve ticari öneme sahip bir madencilik şehri ortaya çıkarmıştır.


Bizans devrinde orta büyüklükte bir thema merkezi olduğu anlaşı-lan Coleneia
daha sonraki devirlerde de ikinci derecede (Sivas, Ankara gibi devrin belirli
merkezlerinden küçük), bir merkez olmuştur.

XI. Yüzyıl boyunca Bizans askerlerinin buradaki etkisi azalmış ve doğudan Ermeni
unsurlar buraya göç etmişlerdir . 1074' ten itibaren Türk hakimiyetine giren
Şebinkarahisar'ın adı bu devirde Kolonia ile beraber Mavro-Kastron (Karahisar)
olarak anılmaya başlandı. Bununla beraber her iki isim de sonradan terk edilmiş
ve Karahisar adı kullanılmaya başlanmış-tır .

Osmanlı hakimiyetine kadar Şebinkarahisar'da çok sayıda beyli-ğin hüküm sürdüğü
görülmektedir. Gerçekten de Malazgirt Zaferi sonrasında (1074) Türk hakimiyetine
giren yöre, sırasıyla Danişmentler, Mengücekliler, Anadolu Selçukluları, İlhanlılar,
Eretnalılar, Kadı Burhanettin ve Mutahharten Erzincan Emirliğinin yönetiminde
bulunmuştur . 1398'de Osmanlı topraklarına katılan saha; doğu sınırında bulunmasına
bağlı olarak zaman zaman el değiştirmekle beraber, Osmanlı Devleti sınırları
içerisinde kalmıştır. Osmanlı döneminde, önceleri Rum Beylerbeyliğine, daha
sonra sırasıyla Erzurum, Trabzon ve Sivas Vilayetlerine bağlı bir sancak merkezi
olmuş ve etrafındaki daha küçük yerleşmeleri kendisine bağlamıştır. Koru-naklı
kalesi, şap madenleri ve ulaşım şartlarının oluşturduğu iktisadi canlılık, devrin
şartları içerisinde bu şehrin küçülmesini önlemiştir. Hatta şehir, Ana-dolu'nun
diğer şehirleri kadar hızlı olmasa bile büyümüştür.

Tarihi devirler içerisinde Şebinkarahisar, sahilde yaşayan nüfusun korsanlardan
korumak amacıyla değerli mallarını bıraktığı bir kale duru-mundaydı . Ayrıca,
Bizans döneminden itibaren önemli bir sınır şehriydi. Burada üretilen şap madeni
Kerazus (Giresun)' dan ihraç ediliyordu . XV. Asır ortalarına kadar Avrupa ile
alışverişte ilk sırayı alan şap, boyacılıktaki gelişmelere bağlı olarak ortaya
çıkan talep azalmasıyla eski önemini kay-betmiştir .

Şehrin sınırlarının, 1500'lü yıllara kadarki durumu hakkında söyle-necek şeyler
ancak bir tahmin ya da iddia şeklinde olacaktır. İlk önce kale içerisinde kurulmuş
bulunan ikametgâh alanları daha sonraki devirlerde ka-lenin dışına taşmıştır
(Şekil 6). Gerçekten de dış kale içerisinde yer alan kalıntılar buranın yoğun
bir şekilde yerleşilmiş olduğunu ortaya koymakta-dır. Kale içerisinde bulunan
su kanalları ve sarnıçları burada yaşayan nüfu-sun ihtiyaçlarının karşılanmasında
kullanılmıştır.

Tahrir defterlerine göre (1520 ve 1569), şehrin 7 tane mahallesi bu-lunmaktadır.
Ayrıca, kale içinde yaşayan 265 kişi bulunmaktadır . Bu du-rum, yerleşmenin
kale dışına taşmasının 1500'lerden önce olduğunu düşün-dürmektedir. Kanaatimizce,
bu olay 11. yüzyılda Türklerin fethiyle beraber gerçekleşmiş olmalıdır. Çünkü,
buraların Türkler tarafından fethi ile bir hu-zur ve güvenlik ortamı oluşmuştur.
Ayrıca, yöreye yeni göç eden Türklerin kale dışına yerleşmiş olmaları da akla
uygun gelmektedir.

Belirtildiği gibi 1500'lü yıllarda Şebinkarahisar yedi mahalleden meydana gelmekteydi.
1569 itibariyle Hacı Halim, Bülbül, Suva, Miyane, Güngörmez, Kilisa ve Deve
Mahallelerinde yaşayan toplam nüfus 508 hane ve 3 417 kişiydi. Mahalle sayısının
fazla oluşuna rağmen nüfusun azlığı, mahallelerin çok küçük olduğunu göstermektedir.
Belki de, bu mahallelerin bir kısmı kale içerisinde yer alıyordu.

 

 

Şekil 6. Şebinkarahisar'ın Gelişme Evreleri



Karahisar-ı Şarki Sancağına bağlı 415 Köy (Karye), 185 mezraa, 26 çiftlik ve
199 değirmen yerleşmesi bulunmaktaydı . Bugünkü Şebinkarahi-sar'ın bulunduğu
sahada bulunan köylerin sayısı 70'i geçmekteydi. Aynı sahada bu köy yerleşmelerine
ve kaza merkezine bağlı durumda, bir kısmı bugün köy ya da mahalle yerleşmesi
durumuna gelmiş 42 mezraa ve 12 çift-lik yerleşmesi bulunuyordu.. Ayrıca, boyahane,
bozahane, mumhane ve şap-hane gibi imalâthaneler, şehrin ekonomik aktivitesini
arttırıyordu .

Şebinkarahisar'dan 1647'de geçen Evliya Çelebi ise kale içerisinde 70 ev bulunduğunu,
kasabada 9 mahalle ve 1600 toprak örtülü ev olduğunu bildirmektedir . Yine bu
kaynağa göre, kasabada 3 tekke, 2 hamam, 4 han, 7 ilk mektep ve 750 tane dükkân
bulunmaktadır. Bu durum şehrin hızlı bir şekilde büyüdüğünü göstermektedir.
Şehrin gelişmesinde, Celalî isyanlarının da rolü olması mümkündür. Çünkü, burası
köylere göre oldukça güvenli bir yer durumundaydı.

Şebinkarahisar nüfusu 19. yüzyıl sonlarında ise 11 700'e ulaşmış-tır. Bu devirde
Karahisar-ı Şarki evlerinin kötü inşa edildiği, toprak örtülü bu evlerin birbirine
çok yakın olduğu, yangınlarla ve depremlerle harap olan şehrin kuzeydoğusunda
yeni mahalleler oluşmaya başladığı belirtilmekte-dir . Şehrin dış sınırlarının
bugünkü Halil Rıfat Paşa Caddesi'nin güneyin-den geçtiği tahmin edilmektedir.
Günümüzde ilçe merkezinde yer alan eski evler ve diğer tarihi binalar şehrin
bu kısmında toplanmışlardır. Başlangıçta, sadece kale içinde toplanmış yerleşme,
10 ya da 11. yüzyılda kale dışına taşmıştır. 1500'lü yıllara gelindiğinde bugünkü
Kızılca, Taş Mahalleleri merkez olmak üzere, Bülbül ve Müftü Mahallesinin güney
kısımları iskân edilmiştir. Bu arada gerçekleşen deprem ve yangınlarla harap
olan kesimler ise aynı yerlerine kurulmuşlardır. 1900'lere gelindiğinde şehrin
sınırları ku-zeyde bugünkü Halil Rıfat Paşa Caddesi'ne ulaşmış, doğuda ise sınırı
Konuk Caddesi oluşturmuştur. Güneydoğuda Kale Tepe yerleşmeyi sınırlarken, güney
ve güneybatıda tarım alanları yer alıyordu. İdari binalar ve çarşı ise bugünkü
Fatih Camii çevresinde toplanmıştır. Ermeni ayaklanmasından (1915) sonra, şehir
büyük oranda harap olmuştur.

Cumhuriyetin ilanından sonra il merkezi olan Şebinkarahisar'da yeni bir yapılanma
başlamış, şehir kuzeye doğru gelişmeye başlamıştır. Ata-türk'ün Şebinkarahisar'a
geldiği sırada şehir bu değişim sürecini yaşıyordu (1924). Halil Rıfat Paşa
ve Konuk caddelerinde yapılaşma devam etmektey-di (Foto 2). İlk imar plânı 1930'da
hazırlandı . Ancak şehrin kapsamlı ve çeşitli değişikliklerle günümüze kadar
ulaşan plânı 1939'da yapılmıştır. Böy-lece şehrin ticaret fonksiyon alanları
Konuk Caddesi'ne, idare fonksiyon alanları ise Halil Rıfat Paşa Caddesi'ne doğru
kaymaya başlamıştır. Şehir 1933'te ilçe merkezi haline getirilmesine rağmen,
1970'li yıllara kadar bu süreç devam etmiştir. Bu arada 1961'de meydana gelen
ve çarşının tamamen ortadan kalkmasına neden olan yangın ile, ticari fonksiyon
sahası Konuk Caddesi'nin kuzey ucuna kaymıştır. Bu caddenin Halil Rıfat Paşa
Caddesi ile birleştiği bu yer, günümüzde de ticaret işyerlerinin toplandığı
alan duru-mundadır. Gene aynı süreç içerisinde, bir çok resmi binanın Halil
Rıfat Paşa Caddesi üzerinde kurulması, ayrıca bu caddenin ve devamının Giresun
ve Alucra'ya giden yol üzerinde yer alması, yerleşmenin bu cadde etrafında toplanmasına
ve caddenin kuzeyine doğru kaymasına neden olmuştur. Aynı şekilde Konuk Caddesi
doğusunda da yapılaşma artmıştır. Buna bağlı olarak Bülbül Mahallesi'nin sınırları
çok genişlemiştir.

Foto 3. 1924 Yılındaki Şebinkarahisar'dan bir görünüm

 



Şehirdeki bütün resmi daireler, bazı okullar ve bazı sağlık tesisleri 1970'lerden
günümüze kadar olan süreçte, Halil Rıfat Paşa Caddesi boyunca toplanmışlardır.
Ticaret işyerleri ise Konuk Caddesi'nde (Foto 3), bu cadde-nin Halil Rıfat Paşa
Caddesi ile kesiştiği meydanın çevresinde, kısmen bura-ya açılan ara sokaklarda
ve yandıktan sonra yeniden inşa edilen eski çarşıda toplanmıştır. Eski çarşıda
bulunan iş yerleri, ya atölye tipi üretim yapan kü-çük işletmeler ya da depo
durumundadır. Konut yerleşim alanları ise, Halil Rıfat Paşa Caddesi kuzeyinde
gelişerek, su deposuna kadar olan alan içerisi-ni plânlı bir şekilde kaplamıştır.
Bu genişleme batıda ve doğuda da devam etmiş, böylece Konuk Caddesi doğusu Fatih
Mahallesi adıyla, Bülbül Mahal-lesi'nden ayrılmıştır. Batıda ise daha düzensiz
olarak, Köy hizmetleri hizmet binasına kadar ulaşmıştır. Aslında, bu sınırlar
şehrin gerçek sınırlarıdır.

Belediye sınırları içerisinde bulunan uzak mahallelerde ise yerleş-me gevşek
dokuludur. Bu mahallelerin bazılarının merkezi yerlerinde bir ticaret fonksiyon
alanı oluşmuş ve toplulaşma eğilimi belirmiştir. Bunun dışında yerleşmeler,
gevşek dokuludur, kenar kısımlarında dağılma eğilimi gösterirler ve yerleşme
grup ve çekirdekleri km. lerce uzakta yer alabilmek-tedir. Şehrin uzak mahallelerinin
aslında birer köy yerleşmesi olduğunu ra-hatlıkla söyleyebiliriz.

3. Şehirsel Fonksiyonlar

Şehir, ortaya çıkan fonksiyonlarına bağlı olarak çevresine hizmet vermektedir.
Hizmet verdiği sahanın genişliği ise, şehirdeki fonksiyonların güçlenmesine
ve yeni fonksiyonların ortaya çıkmasına neden olur. Şehir, çevresindeki sahaların
çeşitli hizmetlerinin odağı durumundadır. Çeşitli hiz-metleri ile şehir, çevresindeki
sahayı dolaylı ve dolaysız olarak etkilemekte-dir. Bu hizmetler şehir dışında
ne kadar uzağa yayılırsa, şehrin önemi o de-rece büyümektedir . Şehirdeki belirgin
fonksiyonların çeşitli şekillerde za-yıflaması ya da ortadan kalkması ise, çevredeki
nüfusun fonksiyonları güçlü başka şehirlere kaymasına neden olur. Ayrıca, fonksiyonelliğini
kaybeden şehirler kendi nüfuslarını da başka şehirlere göndermek zorunda kalır.
Şe-binkarahisar bu tür şehirlere bir örnek teşkil etmektedir. Tarihi devirler
bo-yunca yönetim, madencilik, askeri, ulaşım ve sanayi fonksiyonları açısından
önemli sayılabilecek bir merkez durumundaki bu şehir; önce askeri ve sonra madenler
açısından önemini kaybetmiştir. Bu durum ticari aktivitesini kay-betmesine neden
olmuştur. Çünkü, askerlerin ve maden işçilerinin gelirleri katılmayınca, şehirdeki
ticaret hacmi küçülmüştür. Sık sık meydana gelen yangınlar ve depremlerin de
şehrin gerilemesinde etkili olduğu söylenebilir. Son olarak il merkezi iken
1933'de ilçe merkezi olarak küçülmesi sonucu, yönetim fonksiyonu bakımından
etki sahası daralan bu şehir; coğrafî çevre-nin ortaya çıkardığı olumsuzlukları
ortadan kaldıramadığı ve ülkemizde yaşanan sanayileşme sürecindeki yerini alamadığı
için, önemli miktarda nüfus kaybına uğramıştır. Şebinkarahisar, günümüzde fonksiyonları
oldukça zayıflamış ve hinterlandı daralmış bir şehir olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şebinkarahisar'da, çalışan nüfusun sektörel dağılımında 1996 yılı itibariyle,
en fazla nüfusun hizmetler sektöründe çalıştığı görülmektedir (1783 kişi, %
44.2). İkinci sırada ise tarım sektörü gelmektedir (1768 kişi, % 43.9). Sanayi
sektöründe ise 379 ( % 9.5) kişi çalışıyordu.

 

3.1. Hizmetler Fonksiyonu

Şebinkarahisar'da çalışan nüfusun dağılımına göre en kalabalık sektör, hizmetler
sektörüdür. Bu sektörde, 1996 yılı itibariyle 1828 kişi (% 46.0) çalışıyordu.
Bu sektör içerisinde ise en büyük meslek grubunu ticaret oluşturmaktadır. Ticaretle
uğraşanlar 691 kişi, hizmetler sektöründe çalışan-ların % 17.4'ini meydana getirmektedir.
Daha sonra yönetim (526 kişi, % 13.2), eğitim (139 kişi, % 3.5), sağlık (124
kişi, % 3.2), ulaşım (168 kişi, % 4.2) ve diğerleri (180 kişi, % 4.5) gelmekteydi
(Tablo 2.,şekil 7)



3.1.1. Yönetim Fonksiyonu



Belki de, Şebinkarahisar şehrini mevcut durumuyla ayakta tutan, başka bir ifade
ile diğer fonksiyonları güçlendiren başlıca faktör yönetim fonksiyonudur. İdari
açıdan belli bir sahada yayılmış bulunan çeşitli yerleş-melerin kendisine bağlı
bulunduğu şehir, bir merkezî yer özelliği kazanır. Bu merkeziyet, yönetim sınırları
içerisindeki çeşitli kamu hizmetlerini sürdüren kuruluşların şehirde olmasından
kaynaklanır. Böylece, bazı hizmetlerden faydalanmak isteyen yönetim sınırları
içerisindeki nüfus, hizmet verebilecek kuruluşların bulunduğu şehre gelmek zorunda
kalır.

Şebinkarahisar, tarihi devirler içerisinde sahip olduğu yönetim fonksiyonu nispeten
zayıflamış bir şehirdir. Gerçekten de, Şebinkarahisar 1800'lü yıllarda 4 kazanın
kendisine bağlı bulunduğu bir sancak merkezi durumundadır (Hamidiye, Koyulhisar,
Suşehri, Alucra) . Cumhuriyet dö-neminin ilk yıllarında ise (1923-1933) Karahisar-ı
Şarki, genç Cumhuriyetin il merkezlerinden birisidir ve Alucra, Mesudiye, Koyulhisar,
Suşehri ilçeleri buraya bağlıdır . Ayrıca, günümüzde 4 tanesi ilçe haline getirilmiş
durum-daki 8 nahiye merkezi de Şebinkarahisar'a bağlıydı. Böylece çok geniş
bir saha Şebinkarahisar'ın yönetim hizmetlerinden faydalanıyordu. Ancak, 1933
yılında Şebinkarahisar ilçe haline dönüştürülüp Giresun'a, Koyulhisar ve Suşehri
Sivas'a, Alucra Giresun'a ve Mesudiye Ordu'ya bağlanınca şehrin yönetim bölgesi
daralmıştır. Günümüzde Şebinkarahisar 57 köy yerleşmesi-nin idari açıdan kendisine
bağlı bulunduğu bir şehir yerleşmesidir.

 

Tablo 3. Şebinkarahisar İlçe Merkezinde Kamu Kuruluşlarında Çalışan-ların Kurumlarına
Göre Dağılımı (1996)

Kurum Adı Çalışan Sayısı %'si Kurum Çalışan Sayısı %'si

İlçe Müftülüğü 98 18.6 İlçe Tarım Müd. 19 3.6

Belediye 92 17.5 P.T.T. 16 3.0

Adliye 76 14.4 Kadastro Müd. 15 2.9

Orman İşlt. Müd. 65 12.4 İlçe Jandarma Kom. 12 2.3

Emniyet Müd. 25 4.8 Kaymakamlık 7 1.3

Tekel 23 4.4 Diğerleri 57 10.8

Mal Müdürlüğü 21 4.0 Toplam 526 100.0

Kaynak: Şebinkarahisar Kaymakamlığı kayıtları

 



İlçe yönetim merkezi olmasından dolayı ve Şebinkarahisar'daki kamu kuruluşlarında
önemli ölçüde işgücü istihdamı sağlanmıştır. Yönetim hizmetlerinde çalışanlar
526 kişidir ve bütün çalışanların % 13.2 sini oluş-turmaktadır. Bu sektörde
çalışanlar genellikle şehir ve çevresinden sağlandı-ğından, saha dışına göçler
kısmen engellenmiş, kırsal kesimden merkeze göçler gerçekleşmiştir. Böylece,
nüfus artışlarıyla yerleşmede işbölümü ve şehirsel fonksiyonların gelişmesi
sağlanmıştır . Bazı kamu kuruluşlarının hizmet bölgelerinin ilçe yönetim bölgesi
sınırlarının dışına taşıyor olması, bu fonksiyona bağlı olarak etki bölgesinin
genişlemesine neden olmuştur. Ger-çekten de, İlçe Orman İşletme Müdürlüğü'nün
görev bölgesi Alucra ilçesini, Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi görev bölgesi
ise Alucra, Çamoluk, Gölova, Akıncılar, Koyulhisar, Suşehri ilçelerini kapsamaktaydı.
İlçe merke-zindeki en fazla işgücü çalıştıran kuruluşları İlçe Müftülüğü (98
kişi, % 18.6), Belediye (92 kişi, % 17.5), Adliye (76 kişi, % 14.4), Orman işletme
Müdürlüğü (65 kişi, % 12.4), İlçe Emniyet Müdürlüğü (25 kişi, % 4.8) ola-rak
sıralamak mümkündür (Tablo 3).

3.1.2. Ticaret Fonksiyonu

Halihazırda 57 köy yerleşmesinin yayıldığı bir sahaya ticari bir merkez oluşturan
Şebinkarahisar'ın çevresine hizmet sunduğu en önemli sektör, ticarettir. Şehirdeki
ticari işyeri sayısı 1996 yılı itibariyle 453'tür. Bu sektörde çalışan 691 kişi
bütün çalışanların % 17.4'ünü meydana getirmek-tedir.

Şehirde ticari işyerlerinin çoğunluğunu hizmetler sektörü içerisinde değerlendirilen
işletmeler oluşturmaktadır (166 işyeri, % 36.6). Bu işyerleri-nin çokluğu, yörenin
ekonomik karakterinin bir yansımasıdır. Bu işyerleri içerisinde en büyük paya,
kahvehanelerin sahip oluşu ise daha ilgi çekicidir (48 işyeri, % 28.9). Çünkü,
küçük bir şehirde bu işyerlerinin fazla oluşu, işsizliğin bir göstergesi sayılabilir.
Bu sektörde yer tutan diğer önemli iş yerleri oto tamircileri (20 işyeri), berberler
(10 işyeri), lokantalar (9 işyeri) gibi işletmelerdir

Sayısal olarak, ticari işyerleri arasındaki ikinci büyük grubu, pera-kende satış
yapılan işyerleri oluşturmaktadır (149 işyeri, % 32.9). Perakende satış yapılan
işyerleri arasında günlük ihtiyaçlara cevap veren (bakkal-market, manav) ile
periyodik ihtiyaçların satıldığı (konfeksiyon, beyaz eşya, ayakkabıcı gibi)
işyerleri daha fazladır. Perakende satış yapılan işyerleri Şebinkarahisar idari
sınırları içerisinde kalan sahanın dışındaki yerleşmelere de hizmet vermektedir.
Her hafta salı günleri kurulan ilçe pazarı nedeniyle Şebinkarahisar köylerinden
ve çevre ilçelere bağlı köylerden (Şebinkarahi-sar'a kendi ilçe merkezlerinden
daha yakın olan köyler) çok sayıda insan Şebinkarahisar'a gelerek ihtiyaçlarını
karşılamaktadır (Foto 3.). Çünkü, köy-lerde ihtiyaçlara cevap verebilecek ticari
işyerleri bulunmamaktadır. Bunun dışında, cuma günleri kurulan Altınçevre-Kısık
Pazarı ile pazar günleri kuru-lan Saraycık pazarlarına da çok sayıda Şebinkarahisar
esnafı ve yakın köy-lerden gelenler katılmaktadır.

 



 

Foto 4. Pazar kurulduğu Salı günü kalabalıklaşan Konuk Cadde-si'nden bir
görünüm


Toptan ticaret işyerleri ise 47 tanedir (% 10.4). Bunlar arasında yi-ne bakkaliye
ve inşaat malzemesi satan işyerleri başta gelmektedir. Aslında toptancı işyerleri
perakende satış da yapmaktadır. Bu açıdan gerçek manada bir ayırım yapabilmek
oldukça güçtür.

Şebinkarahisar, hizmet alanına pazarladığı maddeleri, değişik şe-hirlerden temin
etmektedir. İstanbul ve Ankara bunların başında gelmekte-dir. Bunun dışında
yakın merkezlerden de (Sivas, Erzincan, Tokat, Giresun) ihtiyaçlarını temin
edebilmektedir. Şebinkarahisar'dan dışarıya pazarlanan ticari ürünlerin başında
canlı hayvan ve hayvan ürünleri gelmektedir. Bunun dışında dut pekmezi, pestil,
ceviz, bal gibi ürünleri ile de meşhur olan Şebin-karahisar, ürünlerin büyük
çoğunluğunu İstanbul ve Ankara'ya pazarlamak-tadır.

3.1.3. Eğitim, Kültür ve Sağlık Fonksiyonları

Şebinkarahisar'da eğitim sektöründe 139 kişi çalışıyordu ve bunlar bütün çalışanların
% 3.5'ini meydana getiriyordu. İlçe sınırları içerisinde bulunan bütün orta
dereceli okullar, şehirde yer almaktadır. Bu durum, kırsal alanda ilkokulu bitiren
öğrencilerin eğitim amacıyla Şebinkarahisar'a gelme-sine neden olmuştur. Ayrıca,
çevre köylerdeki ilkokul öğrencilerinin bir kısmı da taşımalı sistemle ilçe
merkezinde eğitim görmektedir. Şehirde yer alan, İmamhatip Lisesi, Endüstri
Meslek Lisesi, Ticaret Meslek Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi
ve Şebinkarahisar Lisesi öncelikle Şe-binkarahisar köylerinden, bunun dışında
Alucra ve Çamoluk'tan gelen öğ-rencilere eğitim vermektedir. Öğrenciler, okul
pansiyonları,özel yurtlar ve evlerde barınmaktadır.

Şehirde bulunan orta dereceli okullarda 1995 yılı itibariyle öğrenim gören öğrenci
sayısı 962 idi. Bu okullardan iki tanesi merkezi sistemle öğ-renci aldığı için
Türkiye'nin değişik yörelerinden öğrencisi bulunmaktaydı. Endüstri ve Sağlık
Meslek Lisesi dışındaki ortaöğretim kurumu öğrencileri-nin hemen tamamı Şebinkarahisar
ve köylerinden gelirken, belirtilen okulla-rın öğrencilerinin bir kısmı Şebinkarahisar
dışından gelmiştir. Endüstri Mes-lek lisesi öğrencilerinin 1996 yılı itibariyle
% 18.8 (60 öğrenci)'i, Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin % 24.7 (43 öğrenci)'si
Şebinkarahisar dışından gelen öğrencilerden meydana geliyordu. Bunların dışında,
Şebinkarahisar Meslek Yüksek Okulu'nda Türkiye'nin değişik yerlerinden gelen
200 öğren-ci öğrenim görmektedir.

Şebinkarahisar Halk Eğitim Merkezi Faaliyetleri, Hisar FM. radyo-su,Yeni Şebinkarahisar
gazetesi yayınlarına ve İlçe Kültür Merkezi Müdür-lüğü faaliyetlerine bağlı
olarak şehir, çevresi için bir kültür merkezidir. Halk Eğitim Merkezi ve Kültür
Merkezi faaliyetleri sadece idari sınırları kapsar-ken, radyo ve gazetenin yayınları
Alucra ve Çamoluk ilçelerini de kapsa-maktadır. Özelikle Alucra ve Çamoluk'ta
yerel gazete bulunmayışı, bu yer-leşmeleri Şebinkarahisar'a bağımlı kılmaktadır.
Ayrıca, şehir merkezinde çeşitli siyasi parti, vakıf ve derneğin temsilcilikleri
yer almaktadır.

İlçe merkezinde bulunan bir hastane, iki sağlık ocağı ve bir verem savaş dispanseri,
idari sınırlar içerisindeki nüfusa, sağlık hizmeti vermekte-dir. Sağlık sektöründe
çalışan 124 kişi, bütün çalışanların % 3.2'sini oluş-turmaktadır. İlçe Devlet
Hastanesi Alucra, Çamoluk gibi ilçelere de hizmet vermektedir. Şebinkarahisar
Devlet Hastanesi'nden faydalanan hastalar ara-sında. % 17.4'ü çevre ilçelerden
gelen hastalardan oluşmaktaydı. Bunlar arasında Alucra ve Çamoluk önde gelirken
Suşehri, Koyulhisar ve hatta Şi-ran köylerinden gelenler bile bulunuyordu (1995).
Ancak, bu hizmet hasta-nede bulunan doktorların niteliğine göre değişebilmektedir.
İlçede, bulun-mayan bir uzman doktor, Örneğin Alucra'da bulunuyorsa Şebinkarahi-sar'dan
Alucra'ya da hasta akışı olabilmektedir. Çamoluk ise büyük oranda Şebinkarahisar'daki
sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.

3.1.4. Ulaşım ve Diğer Hizmet Fonksiyonları

Şebinkarahisar eski çağlardan bu yana, ulaşım açısından önemli bir konumda bulunmaktadır.
Çünkü; Kelkit Çayı vadisine açılan Avutmuş Çayı vadisi, bir tabii yol vazifesi
görmektedir. Bu vadiden 1715 m. yükseltideki Fındıkbeli Geçidi'ni kullanarak
kolaylıkla Şiran'a, oradan da Kelkit-Köse-Bayburt'a ulaşılabilmektedir. Bu yol
Bizans devrinde bile kullanılan önemli bir askeri yol durumundaydı . Ayrıca
İç Anadolu' yu Giresun Limanı'na bağlayan yol da, buradan geçmektedir. Bu durum
Şebinkarahisar'a önemli bir kavşak noktası olma özelliği kazandırmaktadır. Zaten,
idari fonksiyonu-nun yanısıra ilçe ticaretini ayakta tutan bir fonksiyon da,
ilçenin bu konu-mundan kaynaklanan ulaşım fonksiyonudur. Böylece, askeri ve
madencilik şehri olma kimliğini kaybeden merkez, idari fonksiyon ve ulaşımın
getirdiği ticari avantajla varlığını koruyabilmiştir.

Şebinkarahisar,Edirne-İstanbul-Bolu-Amasya-Erzincan-Erzurum-Ağrı arasında uzanan
E-80 karayoluna 35 km. uzunluğunda bir asfalt yol ile bağlıdır. Bu yol, ilçe
merkezi içerisinden geçerek Tamzara Mahallesi önle-rinde iki kola ayrılmaktadır.
Kuzeye yönelen yol Dereli ve Giresun'a, doğu-ya yönelen yol ise Alucra-Şiran-Kelkit'e
uzanmaktadır. Şehir, Giresun'a 108 km., Sivas'a 188, Erzincan'a 186, Gümüşhane'ye
169, Bayburt'a 205 ve Ankara'ya 588 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Çevre şehir
yerleşmelerinden Alucra 39 km, Suşehri 45, Koyulhisar 64 ve Dereli 66 km. uzaklıktadır.
Şebinkarahisar'dan, haftanın her günü çevre şehirlere minibüslerle, haftada
üç gün İstanbul ve Ankara'ya otobüslerle ulaşmak mümkündür.

Şebinkarahisar, merkezi bulunduğu yönetim bölgesinin, aynı za-manda ticari merkezini
de meydana getirmektedir. Bu nedenle, ilçe pazarı-nın kurulduğu salı günleri
hemen hemen bütün köylerden ilçeye minübüs seferleri olmaktadır. Minübüsü olmayan
köyler, ya başka köylerin minübüsü ile ya da traktörlerle ilçeye inmektedir.

Çok küçük olan asıl şehir merkezinde ulaşım genellikle yaya ola-rak gerçekleşirken,
şehrin uzağında bulunan mahallelere belediye otobüsleri ile ulaşım sağlanabilmektedir.
Ulaşım sektöründe çalışanların sayısı 168 kişidir ve bütün çalışanlar içinde
% 4.2 oranında bir yer işgal eder.

Turistik kaynaklarının zenginliğine rağmen Şebinkarahisar'da tu-rizm aktivitesi
pek gelişmemiştir. Şebinkarahisar'da bulunan otel ve misafir-hanelerde geceleyenler
ise daha çok ticari amaçlarla ilçeye gelenlerdir. Ancak, Tamzara Mahallesi'nde
yaklaşık olarak 15 ailenin pansiyonculuk yaptıkları ve evlerini yazı geçirmek
amacıyla gelenlere kiraya verdikleri bilinmektedir.

3.2. Tarım Fonksiyonu

Hizmetler fonksiyonunun hakim durumda olduğu, Şebinkarahi-sar'da tarım ikinci
sırada gelen temel fonksiyon durumundadır. Günümüzde başka sektörlerde çalışsa
bile, hemen hemen bütün Şebinkarahisar'lıların tarım sektöründe de faaliyet
gösterdikleri tespit edilmiştir. Hizmetler ve sanayi sektöründe çalışanlar,
tarımla da uğraşmaktadır. Bu konuda kesin rakamlar vermek mümkün olmasa da,
Şebinkarahisar'lı olan çalışanların yarıya yakınının ikinci iş olarak tarımla
uğraştıkları tahmin edilmektedir.

Tarım sektöründe çalışanların sayısı, 1996 yılı itibariyle 1 768 ola-rak çıkarılmıştı.
Bu sayı şehirdeki toplam işgücünün % 44.5'ine tekabül etmektedir. Böylece tarım
fonksiyonu, hizmetler fonksiyonundan sonra en belirgin fonksiyon durumundadır.
Ancak, ikinci iş olarak bu sektörde çalı-şanlar dahil edilebilse, tarım fonksiyonunun
daha da ön plâna çıkacağına kuşku yoktur.

Tarım sektöründe çalışanların sayıları, şehir merkezinin uzağındaki mahallelerde
artmaktadır. Esasen, mevcut tarım alanlarının dağılışı da buna uygundur. Merkezdeki,
Kızılca, Taş, Bülbül, Fatih ve Müftü mahallelerinde tarım alanları daralırken,
Kavaklar, Kırkgöz, Biroğul, İkioğul, Avutmuş, Kütküt ve Tamzara mahallelerinde
ekili alanların miktarı artmaktadır. Mer-kez mahallelerde hizmet fonksiyonu
alanları, uzak mahallelerde ise konut fonksiyon alanları ile beraber tarım alanları
geniş yer tutmaktadır (Tablo 2. 45).

Şebinkarahisar şehrinde hayvancılık da yapılmaktadır. Bu faaliyet-ler, ziraatle
birlikte sürdürülmektedir. Hayvancılık faaliyetinin mahallelere dağılımında
da, şehir merkezi dışındaki mahallelerin bu faaliyetler açısından yoğun olduğu
görülmektedir.



Tablo 5. Şebinkarahisar'da Mahallelere Göre Tarım Alanlarının Dağı-lımı (1995,
Dekar)

 

Mahalle Buğday Arpa Tütün Yonca Korunga Fiğ Bağ-Bah. Toplam

Kavaklar 300 250 48 10 10 50 200 868

Kütküt 100 50 131.5 12 8 20 300 621.5

Biroğul 1200 1000 391.5 300 - 200 380 3471.5

İkioğul 800 500 343 150 - 50 420 2263

Kırkgöz 500 500 194 50 20 150 360 1774

Tamzara 300 95 53.5 70 40 100 450 1108.5

Avutmuş 1700 1000 490.5 800 50 400 750 5190.5

Taş 100 50 173.5 - - 10 200 533.5

Kızılca - - 30 - - - 10 40

Müftü 200 150 38 - 50 80 15 533

Fatih 20 20 32 - - - 15 87

Bülbül - - 21.5 - - - 100 121.5

Toplam 5220 3615 1947 1392 178 1060 3200 16612

Kaynak: İlçe Tarım Müdürlüğü Kayıtlarından.

 

İlçede üretilen tarım ürünlerinin büyük çoğunluğu, hayvancılık için kullanılmaktadır.
İlçe merkezinin fazla üretimi ise köylere gitmektedir. Meyveler, pekmez ve meyve
kurusu olarak şehir dışına da gönderilmektedir. Özellikle Şebinkarahisar cevizi,
aranılan bir ceviz çeşididir. Şehirdeki ve kırsal alandaki tarım sahalarının
verimsiz ve çoğunlukla problemli oluşu, üretimin düşük olması neticesini doğurmuştur.
Buna bağlı olarak çevredeki tarım sahalarının şehir üzerindeki tesirleri zayıflamıştır.
Örneğin, Şebinkara-hisar'da buğday pazarı, samanpazarı gibi tarım ürünlerinin
yoğunlukla satıl-dığı özel ticari alanlar oluşmamıştır. Ancak şehre bağlı mahallelerde
üretilen çeşitli meyveler ve bunların yan ürünleri (pestil, meyve kurusu, ceviz,
kuş-burnu, dut pekmezi gibi.) şehirdeki bütün bakkal ve marketlerin önemli satış
kalemlerini meydana getirmekte ve çoğunlukla büyük şehirlere pazarlanmaktadır.


3.3. Sanayi Fonksiyonu

Şehirleşmenin bugünkü anlamda ortaya çıkmasını sağlayan en ö-nemli faktörlerden
birisi olan sanayi, Şebinkarahisar için pek önemli bir fonksiyon olarak değerlendirilemez.
Daha önce de belirtildiği gibi, 16. yüz-yılın şartları içerisinde bozahane,
şaphane, dabakhane, mumhane gibi üretim tesislerine sahip olan şehir, 19. yüzyılda
iplik, havlu, çarşaf üretimiyle de ön plâna çıkmış , daha sonraki devirlerde
ise bu açıdan önemini iyice yitirmiş-tir.

Günümüzde, şehirdeki sanayi işyerleri genel olarak atölye tipi iş-yerleridir.
Hatta ev tipi diyebileceğimiz aile işyerleri de yaygındır. İlçe mer-kezindeki
küçük imalâthanelerde ve Ber-Oner maden şirketinde çalışanların 1996 yılı itibariyle
sayısı sadece 151 kişiydi ve bunlar bütün çalışanların % 3.8'ini meydana getiriyordu.
Buna, inşaat sektöründe (Sanayi sitesi, çeşitli resmi kurum inşaatları ve yol
düzenlemelerinde) çalışan 228 (% 5.7) kişiyi katınca, sanayi sektöründe çalışanların
sayısı 379 ve oranı % 9.5 olmaktadır.

Böylece, tekrar gözden geçirilirse Şebinkarahisar' da çalışan top-lam nüfusun
% 46.0'ı hizmetler, % 9.5' i sanayi ve % 44.5'i tarım sektörün-de yer almaktaydı.
Bu durumda, şehir nüfusunun % 55.5'i tarım dışı sektör-lerde çalışıyordu. Anlaşılıyor
ki, DOĞANAY'ın tarım dışı sektörlerde çalı-şanların oranının % 50'yi geçmesi
kriterine göre Şebinkarahisar bir kent yerleşmesidir. Gerçekten de bütün olumsuzluklara
rağmen yerleşmenin bü-tün özellikleri bunu göstermektedir.

4. Şehrin Etki Alanı

Şehirler ile çevresindeki bölgeler arasında sıkı bir bağlantı söz ko-nusudur.
Şehre bağlı bir sahanın sınırlandırılması, bu saha içindeki ekono-mik ve sosyal
şartlara bağlıdır . Bu bağlantı karşılıklı olarak gerçekleşmek-tedir. Özellikle,
şehrin yakın çevresi, şehrin fonksiyonlarının ortaya çıkardığı hizmetlerden
faydalanırken, kendisi de şehrin bir takım ihtiyaçlarını karşıla-maktadır.

Şebinkarahisar gibi küçük bir şehirde, etki bölgelerinin oluşması tartışma konusu
olabilir. Ancak; Şebinkarahisar, bir takım şehirsel fonksi-yonların geliştiği
bir şehir yerleşmesidir. Bu fonksiyonların, tamamından ya da bir kısmından devamlı
veya aralıklarla faydalanan bir çevre bulunmakta-dır. Bu durumda belirtilen
çevrenin; şehrin etki alanında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Şehirleri çevreleyen sahalarda, merkezlerden çevreye doğru tesir alanları bakımından
üç farklı kısım bulunmaktadır. Bunlara merkezden çev-reye doğru, şehrin yakın
çevresi (umland), şehrin ard ülkesi (hinterland) ve şehrin etki bölgesi adı
verilmektedir . Şehir bölgelerinin birbirlerinden kes-kin hatlarla değil de,
bir geçiş kuşağı ile ayrıldığı bilinmekle beraber, bu bölgelerin iç içe daireler
olmayabileceği de hatırlatılmalıdır. Bu bölgelerin oluşumu, doğal ve beşerî
coğrafya faktörlerinin denetimindedir. Şebinkara-hisar ve çevresindeki yerleşmeler,
topoğrafik yapıya bağlı olarak vadiler boyunca yoğunlaşmışlardır. Şehrin kurulduğu
yerin, iki taraftan yüksek kaya yamaçlarıyla sınırlanması; yerleşmenin bir yol
boyunca uzanan ve diğer yolların şehre giriş yaptığı yerlerde, ışınsal çıkıntılar
yapan bir görünümde olmasına yol açmıştır.

Şehrin umlandının ortaya çıkarılmasında tarafımızdan yapılan göz-lemler ve mülâkatlar
etkili olmuştur. Bu çalışmalar sırasında şehre günü birlik gidiş gelişin mümkün
olduğu yerleşmelerde, şehirde çalışanların bulu-nup bulunmadığı, şehirdeki orta
dereceli okullarda okuyanların bulunup bulunmadığı, şehirden buraya düzenli
araç seferlerinin gerçekleştirilip ger-çekleştirilmediği gibi hususlar dikkate
alınmıştır. Buna göre; şehrin belediye sınırları içerisinde bulunan Tamzara,
Kütküt, Avutmuş, Biroğul, İkioğul, Kırkgöz, Kavaklar ve Akbudak mahalleleri
umland içinde kalmaktadır., Bayram, Yaycı ve Ekecek köyleri umlandın batı ve
güney sınırlarını meyda-na getirirken, doğuda Hacıömer ve Yıltarıç köyleri umland
içerisine girmek-tedir. Belki, batıdaki Saraycık ve Ahırcık köyleri de bu alana
dahil edilebilir.

Köyler; umland içerisinde zayıf bir hareketliliğe sahipken, merkeze bağlı mahallelerin
çok belirgin göstergelere sahip oldukları izlenmiştir. Ger-çekten de, bu mahallelere
şehirden haftanın her günü çok sayıda otobüs se-ferleri düzenlenmektedir. Bu
otobüs seferleri haricinde çok sayıda özel araç şehre yolcu taşımaktadır. Mülâkatlar
ve gözlemler her gün 500 civarında insanın şehir merkezindeki işine gittiği
ve akşam döndüğünü ortaya koymuş-tur. Şehre yakın konumdaki bazı köylerde de
(Bayram, Ekecek) 20 civarında insan her gün şehirdeki işlerine gelip gitmektedirler.
Ticaret, eğlence, sağlık gibi nedenlerle de, çok sayıda insanın şehre gidip
geldiği tahmin edilmekte-dir. Okul sezonunda ise, orta dereceli okullarındaki
öğrencilerin % 50'si bu yer değiştirme hareketine katılmaktadır. Ayrıca, taşımalı
eğitim yapan çevre köylerin öğrencileri her sabah, ilçeye getirilip akşam köye
götürülmektedir. Şehir merkezinin ihtiyaç duyduğu tarım ürünleri, çoğunlukla
bu çevreden karşılanmaktadır.

Şehrin hinterlandı ise her şeyden önce idari sınırları içerisinde ka-lan sahadır.
Bu sahada bulunan nüfus idari hizmetler açısından ve buna bağlı olarak diğer
ekonomik ve sosyal fonksiyonlar açısından Şebinkarahisar'a bağlı durumdadır.
Bu çevrede yaşayan nüfusun bir kısmı, haftada en az bir gün şehre gelmekte ve
bir çok ihtiyacını gidermektedir. Diğer günlerde de, ihtiyacın acilliğine göre
şehre gelinmektedir. Bu yerleşmelerle şehir arasında çok düzenli ulaşım söz
konusu değildir. Minübüsler, traktörler ve hayvanlar ulaşım aracı olarak kullanılır.


Şehirde faaliyet gösteren bazı fonksiyonel birimlerin hizmet alanı sınırları,
idari sınırlarla çakışmamakta ve onun dışına taşmaktadır. Şebinka-rahisar Ağır
Ceza Mahkemesi, Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk, Gölova, Akıncılar, Suşehri
ve Koyulhisar'ı içine alan bölgenin davalarına bakmakta-dır. Şebinkarahisar
Orman İşletme Müdürlüğü hizmet bölgesi içerisinde Alucra'da yer almaktadır (Şekil
8).

Şekil-8 Fonksiyonel Etki Bölgeleri Haritası


Şebinkarahisar Devlet Hastanesi'nden faydalanan hastalar arasında. % 17.4'ü çevre ilçelerden gelen hastalardan oluşmaktaydı. Bunlar arasında Alucra ve Çamoluk önde gelirken Suşehri, Koyulhisar ve hatta Şiran köyle-rinden gelenler bile bulunuyordu (1995). Kesin rakamlar ortaya konulama-makla beraber, çevre ilçelerin Şebinkarahisar'ın ticari fonksiyonlarından da faydalandığı bilinmektedir. Örneğin ilçede kurulan pazarlara, çevre ilçelere bağlı köylerden çok sayıda insan gelmektedir.
Şebinkarahisar'ın hinterlandının nerede son bulduğu ya da etki bölgesinin bulunup bulunmadığı, daha ayrıntılı araştırmalarla ortaya çıkarı-labilir. Ancak, kesin olan bir şey var ki; şehrin bir umlandı ve hinterlandı vardır. İdari alan dışında özellikle Alucra ve Çamoluk hinterland içerisinde kalmaktadır. Diğer çevre ilçeler ya da bunların bazı köyleri de Şebinkarahi-sar'ın sunduğu şehirsel hizmetlerden faydalanabilmektedir. Çünkü, Şebinka-rahisar tarihi devirler içerisinde pek çok çevre yerleşmeye merkez teşkil ediyordu. Dolayısıyla, eski geniş etki alanının bir kısmı günümüzde de şeh-rin hinterlandı içerisinde kalmıştır. Bu bağlamda, Şebinkarahisar şehirsel fonksiyonları yeni kazanan bir tarım kasabası değil; fonksiyonları nispeten zayıflayan, hizmet fonksiyonunun ön plâna geçtiği bir şehir yerleşmesidir.
Şebinkarahisar'ın ticari fonksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkan etki alanı, genel olarak idari fonksiyon sahasının sınırları ile çakışırken; bazen bu sınırların dışına taşmakta, bazen ise Şebinkarahisar köyleri komşu şehirlerin etki alanına girmektedirler. Özellikle, güneyde ve güneybatıda bulunan, Ya-kınca, Tokluağıl, Güvercinlik,Yumurcaktaş köyleri ihtiyaçlarını Suşehri ve Akıncılar'dan temin etmekte ve ürünlerini de buralarda pazarlamaktadır. Bu köylerle Şebinkarahisar arasında önceden de var olan ulaşım problemi, bara-jın yapılması ile daha da artmış, köylülerin gölü aşarak ilçeye gelmeleri zor-laşmıştır. Buna karşılık Şebinkarahisar yolu üzerinde bulunan, Suşehri'ne bağlı uzak köyler de, ihtiyaçlarını Şebinkarahisar'dan temin etmektedir. Bazı Alucra ve Çamoluk köyleri ise uzaklıktan çok, Şebinkarahisar'daki fonksi-yonel çeşitlilikten dolayı burayı tercih etmektedir.

5. Şehir İçi Arazi Kullanılışı ve Fonksiyon Alanlarının Dağılışı

Şebinkarahisar'ın merkez kısmını meydana getiren beş mahalleyi kapsayan bir imar plânı mevcuttur. Esasen her birisi ayrı bir köy özelliği gösteren diğer mahalleler o kadar geniş bir alana yayılmışlardır ve o kadar düzensiz bir doku gösterirler ki, bu kısımları plânlama kapsamı içerisine almak çok zor ve pahalı bir çalışma olacaktır.
Şehir merkezi, Kale Tepe ile Meryem Dağı'nın dik, kayalık yamaçları arasında kalan boyun alanında kurulmuş durumdadır. Kuruluşundan bu yana güney-kuzey yönlü bir gelişme gösterdiği anlaşılan şehir, günümüzde doğu ve batı yönünde de genişlemeye başlamış durumdadır. Şehrin eski çekirdeği, klasik Türk şehirlerinde olduğu gibi evlerin birbirine yakın durumda bulun-duğu dar sokaklardan meydana gelmektedir. Cumhuriyet Devri eseri olan ikinci kuşakta ise sokaklar genişlemiş durumdadır. Günümüzde, Halil Rıfat Paşa Caddesi şehri iki kısma ayırmaktadır. Güneyde kalan bölüm 1965-1970 yıllarına kadar gelişen eski şehri oluşturmaktadır. Kuzeydeki daha küçük kısım ise, bu devreden sonra gelişmiştir. Şehrin en önemli caddeleri; Halil Rıfat Paşa, Konuk, Atatürk, Fatih, İnönü, Fevzi Çakmak, Zübeyde Hanım ve Karaboğa caddeleridir. Halil Rıfat Paşa Caddesi Belediye Çeşme-si'nin bulunduğu meydana kadar uzanarak, kuzey-güney yönlü olarak şehrin tarihi merkezine yönelen Konuk Caddesi ile kesişir. Meydandan kuzeye doğru uzanan cadde ise şehrin çıkışını meydana getirir. Büyüklük açısından Halil Rıfat Paşa Caddesi'nin, aynı uzanışı göstermesi açısından da Konuk Caddesi'nin devamı gibi görünen bu cadde isimsizdir. Diğer caddeler ise; bu iki caddeye yönelen ara caddeler durumundadırlar. Çok sayıda küçük sokak ise bu caddelere bağlıdır .

Tablo 6. Şebinkarahisar Plânlı Yerleşim Bölgesinde Fonksiyonel Alanla-rın Dağılışı (1997)
Fonksiyonel Alanlar Alanı (ha.) %'si Fonksiyonel Alanlar Alanı (ha.) %'si
Konut Fonksiyon Alanları 142.3 36.2 Sanayi Fonksiyon Alanları 3.2 0.8
Ulaşım Fonksiyon Alanları 88.4 22.5 Karışık Fonksiyonlu Sahalar 2.7 0.7
Yönetim Fonksiyon Alanları 63.4 16.1 Park ve Çocuk Bahçeleri 2.0 0.5
Eğitim,Kültür ve Sağlık F. A. 12.6 3.2 Mezarlıklar 57.9 14.7
Ticaret Fonksiyon Alanları 11.9 3.0 Spor Alanları 9.0 2.3
Toplam 393.4 100.0
Kaynak: Şebinkarahisar Belediyesi 1/5000 Ölçekli İmar Plânından he-saplanmıştır.

Şebinkarahisar merkez mahallelerini (Bülbül, Fatih, Kızılca, Müftü ve Taş mahalleleri) kapsayan plân sahasının genişliği yaklaşık olarak 763 ha. (763.2) olarak hesaplanmıştır. Ancak günümüzde şehrin yayılabildiği saha, plânda öngörülenin hemen hemen yarısına yakındır (393.4 ha.). Mev-cut şehir bütün fonksiyonel alanlarıyla beraber bugün 393.4 hektarlık bir alan kaplamaktadır (Tablo 6, Şekil 9-10).
Şekil 9. Şehir Yerleşme Bölgesinde Fonksiyonel Alanların Dağılışı

Şehrin çekirdek kısmını meydana getiren ticaret fonksiyon sahaları, bütün yerleşmenin % 3.0 (11.9 ha.)'lük kesimini meydana getirmektedir. Diğer doğu şehirlerinde olduğu gibi, ticari fonksiyon sahası çarşıyı meydana getirir ve diğer cadde ve sokaklar bu fonksiyonel alana uzanmaktadır . Şe-binkarahisar kent merkezinde ticaret sahası bütün işyerlerini toplamıştır. Bu alan Konuk Caddesi, Çeşme Meydanı çevresinde, Fatih Camii çevresinde ve Halil Rıfat Paşa Caddesi'nde toplanmıştır. Günlük ve periyodik ihtiyaçların karşılandığı iş yerleri meydan çevresinde ve Halil Rıfat Paşa Caddesi'nde toplanırken, sanayi ve daha çok köy nüfusuna hizmet veren iş yerleri Fatih Camii çevresi ile Konuk Caddesi'nin buraya yakın kısımlarında toplanmıştır (Şekil 2. 50). Şehirden uzak olmalarına bağlı olarak şehir plânı dahilinde bulunmayan Avutmuş, Tamzara, Kırkgöz gibi mahallelerinin merkezi kısım-larında da bir çarşı meydana gelmiştir. Bu mahallelerin içlerinden geçen yol boyunca çeşitli iş yerleri sıralanmışlardır. Bunlar arasında bakkal, kahveha-ne, berber, manav gibi ticarethaneler çoğunluğu meydana getirir.
Şekil 10. Şehir içi fonksiyon alanlarının dağılışı

Merkez çarşının hemen kenarından başlayan ve çoğunlukla ona gi-rift bir görünüm arzeden konut fonksiyon sahaları, şehrin en geniş kısmını kaplamaktadır. Bu alanlar bütün yerleşmede % 36.2 (142.3 ha.) oranında bir alan kaplamaktadır. Çok katlı ve modern yapı gereçlerinin kullanıldığı mes-kenler şehrin çarşı ve idari fonksiyon bölgesi çevresinde yaygın olduğu hal-de, tek katlı geleneksel meskenlerin kenar sahalarda yoğunlaştığı görülmüş-tür. Ayrıca, şehrin batısında yeni oluşan yerleşim alanında da çok katlı mo-dern konutlar yükselmektedir.
Ulaşım alanları durumundaki yollar ve caddeler, ancak plânlı yer-leşim sahası içerisinde tespit edilebilmiştir. Bunlar 88.4 ha. genişliğinde bir alan kaplarlar ve şehrin % 22.5'lik kesimi ulaşım tesisleri ile kaplanmış du-rumdadır. Belediye sınırları içerisindeki asfalt kaplama yollar 15, taş ve be-ton parke kaplama yollar 13 km. uzunluğa sahiptir. Şehir içi ulaşımını sağla-yan cadde ve sokaklar tarihi çekirdek çevresinde dar ve plansız bir görünüm arzederken, diğer kısımlarda cadde ve sokaklar genişler, daha düzenli bir görünüm kazanır (Foto. 4)
Foto 5. Şehrin parke taşı döşeli sokakları eski parlak zamanların iz-lerini yansıtır

İdari fonksiyon alanları en fazla yer kaplayan üçüncü büyük fonksi-yonel kullanış sahasını meydana getirir (63.4 Ha., % 16.1). Bu fonksiyonel alanları, Hükümet Konağı, Adliye binası, Tekel binası, Askerlik Şubesi, Emniyet Müdürlüğü gibi kurumlar meydana getirmektedir. Büyük çoğunlu-ğu Halil Rıfat Paşa Caddesi üzerinde toplanan bu kurumların bir kısmı şehrin batı çıkışında (Karayolları, Köy Hizmetleri binaları), bir kısmı ise kuzeydo-ğuda yer alır (Orman İşletme Md., Cezaevi Md.). Orman İşletme Müdürlü-ğü'nün çok geniş bir saha içerisinde kurulmuş bulunması (37.9 ha.), şehrin yönetim fonksiyon sahasının genişlemesinin başlıca nedenidir.
Şehir merkezinde okullar, sağlık tesisleri, camiiler, kütüphane gibi tesislerin kapladıkları toplam saha 12.6 hektardır. Bu alanlar toplam saha içerisinde % 3.2 oranında bir yer kaplamaktadır. Eğitim ve sağlık tesisleri büyük oranda idari ve ticari fonksiyon sahaları ile beraber Halil Rıfat Paşa Caddesi ve Çeşme Meydanı çevresinde toplanmışlardır. Bir kısım eğitim tesisleri ve camiiler ise mahallelere dağılmış durumdadırlar.
Plâna göre 57.9 ha. alan mezarlık olarak ayrılmıştır. Ancak günü-müzde bu alanın büyük bir kısmı boş, yeşil saha durumundadır. Mezarlıklar şehrin batı kenarında bulunmaktadır. Şehrin kuzeydoğu çıkışında ve çok uzağında yer alan spor tesisleri ise, 9 ha. olarak plânlanmıştır.
Sanayi fonksiyon alanları şehir içerisinde dağılmış olarak bulunur-lar. Küçük imalâthaneler ve tamir atölyelerinden meydana gelen sanayi tesis-leri, şehrin tarihî çekirdeği çevresinde (Fatih Camii çevresinde marangozlar, saraçlar, semerciler), Çeşme Meydanı'ndan kuzeydoğuya uzanan cadde bo-yunca (tamirciler, kaynakçılar) konut ve ticaret alanlarıyla karışık olarak ve kısmen Halil Rıfat Paşa Caddesi üzerinde toplanmışlardır ( 3.2 ha., % 0.8 ve karışık fonksiyonlu sahalar 2.7 ha., % 0.7). Tarihi bir şehir yerleşmesi olan Şebinkarahisar'da özel park ve oyun alanları, yeşil sahalar ayrılmamıştır. Ancak, bahçeli ev düzeninde yerleşmiş bulunan şehirde yeşil alan sıkıntısı yoktur. Zaten mevcut plân içerisinde, yeni oluşan yerleşme sahası için geniş dinlenme ve oyun alanları öngörülmektedir.
İmar Plânı dışında bulunan Kavaklar, Kütküt, Biroğul, İkioğul, Avutmuş, Tamzara, Kırkgöz mahallelerinde ise fonksiyonel alanların kantitatif olarak tespiti mümkün olmamıştır. Ancak, yerinde yaptığımız göz-lemler, bu mahallerde konut fonksiyon alanları ile beraber tarım alanlarının oranlarının % 90'ı aştığını gösterir. Sadece, Avutmuş, Tamzara ile kısmen Kırkgöz ve Kütküt mahallelerinde ticari fonksiyonun geliştiği görülmektedir. Tarihi devirler içerisinde Avutmuş ve Tamzara'da doğal şekilde ve Kırkgöz Mahallesi'nde ise bir vatandaşın çabalarıyla oluşturulan bu fonksiyonel alan-lar, şehir merkezine ulaşımın kolaylaşmasıyla, günümüzde zayıflamış du-rumdadır. İçerisinden Alucra'ya giden eski yolun geçmesi bu konuda Avut-muş Mahallesi'ni avantajlı kılarken, Giresun yolunun Tamzara Mahallesi önünden geçmesi ticaret fonksiyonunun zayıflamasına yol açmıştır. Oysa, eski yol bu yerleşmenin içerisinden geçmekteydi.
Sonuç, Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Bu şekliyle Şebinkarahisar şehri, tarım kasabası kimliğinden ye-ni kurtulmaya başlayan bir şehir yerleşmesi görünümünde olsa bile, kanaa-timizce durum bundan farklıdır. Evliya Çelebi şehirde 750 dükkânın bulun-duğundan söz etmektedir . Oysa, günümüzdeki ticari işyeri sayısı 453 tür. Ayrıca şehirde, Cumhuriyet Devri'nde yapılan işyerlerinin de bir çoğu bo-şalmıştır. Buna göre Şebinkarahisar, aslında göçlere, yangınlara ve il statü-sünün elinden alınmasına bağlı olarak ticari ve idari fonksiyonu zayıflamış, buna karşılık; şehrin uzak mahallelerine çevre köy ve ilçelerden göçenlere bağlı olarak tarım aktivitesi artmış bir şehir olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tarihi devirler boyunca geniş bir sahaya merkez olmuş ve böylece şehirsel fonksiyonlarını geliştirmiş olan Şebinkarahisar, 1933 yılında ilçe merkezine dönüşmüştür. Böylece yönetim fonksiyonu ve buna bağlı olarak diğer fonksiyonları zayıflamıştır. Ekonomik dinamizmini yitiren şehir, nüfus kaybetmiştir. 1950'lerden günümüze kadar devam eden iç göç dalgasının en fazla etkilediği Anadolu şehirlerinden birisi de Şebinkarahisar'dır. Alucra ve Çamoluk gibi yerleşmelerin halen buraya bir çok anlamda bağımlılığı ve bir yol kavşağında bulunması, şehrin tamamen yok olmasını engellemiştir.
Şebinkarahisar çok önemli sorunlar yaşamaktadır. Bunların en baş-ta geleni, kütle hareketleridir. Beş yerde aktif durumda bulunan büyük heye-lanların dışında, bir çok noktada da; küçük toprak kaymaları yerleşme, ula-şım ve tarım alanlarına önemli zararlar vermektedir. Esasen topoğrafik görü-nümden çıkarabildiğimiz kadarıyla, bütün şehir yerleşmesi potansiyel heye-lan sahası durumundadır.
Kütle hareketleri dışında ilçenin erozyon, altyapı sorunları, göç vb. bir çok önemli sorunu bulunmaktadır. Ancak, bütün bu sorunların da etkisiy-le Şebinkarahisar daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Bu da binlerce yılın mirası şehrin yok olmasıdır. Şehrin yeniden canlandırılabilmesi ve fonksiyonlarını geliştirebilmesi için şu öneriler sıralanabilir:
1.Öncelikle bütün doğal çevre ve şehirsel altyapı sorunları çözüm-lenmelidir.
2. Şehirdeki eğitim ve sağlık kurumları nitelik ve nicelik açısından eksiksiz hale gelmelidir
3.Ulaşım fonksiyonu kuvvetlendirilmelidir. Bunun için: Şebinkara-hisar-Giresun Yolu modernize edilmeli, Eğribel Tüneli gündeme getirilmeli-dir. Şahinler Grup Yolu olarak bilinen yol modern standartlarda ulaşıma açılmalıdır. Yöreye bir havaalanı kurulması fikri tartışmaya açılmalıdır
4. Yöre için ekonomik alternatifler oluşturulmalıdır. Dağcılık, kayak, rafting vb. doğa sporları potansiyeli araştırılmalıdır. Ayrıca tarihi ve kültürel zenginlik turime açılmalıdır. Pansiyonculuk özendirilmelidir. Hayvancılık potansiyeli değerlendirilmelidir. Özellikle arıcılık yaygınlaştırılmalıdır.
5. Ürünlerin değerlendirilmesi ve pazarlanması konusunda yöre in-sanı örgütlenmeli ve eğitilmelidir.
6. Şebinkarahisar M.Y.O. öğretim elemanları ve öğrencilerinin bi-limsel, sosyal, kültürel vb. bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek ortamlar oluş-turulmalı, okulun öğrenci sayısı arttırılmalıdır.
7. Şebinkarahisar tekrar il merkezi olmalıdır.

KAYNAKLAR
BAYKARA T.,1988, Anadolu'nun Tarihi Coğrafyasına Giriş I Anadolu'nun İdari Taksimatı,Türk Kültürünü Arş. Enst. Yay., 86, seri: Vll, sayı: A-7, Ankara
BİLGİLİ, A., S., 1989, 16. Asırda Karahisar-ı Şarkî Kazası (Basılmamış Y. Lisans Tezi), Marmara Ün. Sosyal Bil. Enst. Tarih Bölümü Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı, İstanbul
BULUT,İ.,1998, Şehir Coğrafyası Açısından Sorgun, Atatürk Ün. K. Karabekir Eğitim Fak. Yay., 877, 96, Erzurum
BULUT, İ., 1992, Beşeri ve İktisadi Coğrafya Açısından Bir Araştırma:Erbaa Ovası ve Çevresi (basılmamış doktora tezi) Atatürk Ün. Sosyal Bil. Enst., Erzurum
BRYER, A.-WİNFİELD, D.,1985, The Byzantine Monuments and Topography of the Pontus, Section XVI Koloneia, Washington D. C
CUİNET, V., 1892, La Turkuie d'asie, cilt. 1, Paris
DARKOT, B., Karahisar maddesi, İslam Ansiklopedisi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul
DOĞANAY, H., 1997, Türkiye beşerî Coğrafyası, M. E. Bakanlığı Yay No: 2982 Bilim ve Kültür Eserleri Dizisi No: 877 Eğitim Dizisi No: 10, Ankara
EVLİYA ÇELEBİ, Seyahatname, Üçdal Neşriyat Yay., cilt: 1-2, İstanbul
GÖNEY, S., 1984, Şehir Coğrafyası I, İst. Ün. Ed. Fak. Yay. 2274, Coğrafya Enst. Yay. 91, İstanbul
GÜRSOY, C., 1975, Türkiye'nin Tabii Yolları, T. C. D. ,Sayı:26, İstanbul
KARABORAN, H., 1989, Şehir Coğrafyası ve Şehirsel Fonksiyonlar, Fırat Ün. Dergisi (Sosyal Bilimler), cilt:3,sayı:1, Elazığ
KARPUZ, H., 1988, Şebinkarahisar'da Türk Devri Yapıları, 1. Tarih Boyunca Karadeniz Kongresi Bildirileri, Samsun
OKUTAN, H., T.,1944, Şebinkarahisar ve Civarı, Yeşil Gireson Matbaası, Giresun
OSTROGORSKY,G.,1991, Bizans Devleti Tarihi (Çeviren: Fikret Işıltan), Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kur. Türk Tarih Kurumu Yay.,Ankara
ÖZDEMİR, A.-ÖZHAN, H., 1983, İlçe Oluşunun 50. Yılın-da:ŞEBİNKARAHİSAR
ÖZTUNA,Y.,1983, Büyük Türkiye Tarihi, Ötüken Yayınevi, cilt: 13,İstanbul
RAMSAY,W., M., 1960, Anadolu'nun Tarihi Coğrafyası: Çeviren: Mihri Pektaş), M. Eğitim Basımevi, İstanbul
ŞEMSETTİN SAMİ, 1314, Kamus'ül-Alâm, cilt: 5, İstanbul
TOLUN-DENKER, B.,1976, Şehir İçi Arazi Kullanılışı, İst. Ün. Ed. Fak. Yay. No:2054 İ. Ü. Coğrafya Enst. Yay. No: 83, İstanbul
TURAN, Ş., 1988, Karadeniz Ticaretinde Anadolu Şehirlerinin Yeri, 1. Tarih Bo-yunca Karadeniz Kongresi Bildirileri, Samsun
TÜRKİYE CUMHURİYETİ SALNAMESİ, 1927-1928, Matbuatı Müdüriyet Umumiyesi Neşriyatı, Ankara,
TÜMERTEKİN, E., 1965, Türkiye'deki Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması, İstanbul Ün. Coğr. Enst. Yay. no:43, İstanbul, s. 12
TÜMERTEKİN, E.,1973, Türkiye'de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar, İst. Ün. Coğrafya Enst. Yay. 1840, 72, İstanbul
UMAR, B.,1993, Türkiye'deki Tarihsel Adlar, İnkılap Kitabevi, İstanbul
YÜRÜDÜR, E., 1998, Şebinkarahisar ve Çevresinin Coğrafî Etüdü (Yayınlanma-mış Doktora Tezi), Atatürk Ün. Sosyal Bil. Enst., Erzurum

 


Tür : Bilim Tarih : 13.07.2006
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this