ŞEBİNKARAHİSAR İLÇESİ’NİN NÜFUS COĞRAFYASI

Anasayfa » Bilimsel Bildiriler » ŞEBİNKARAHİSAR İLÇESİ’NİN NÜFUS COĞRAFYASI
share on facebook  tweet  share on google  print  

ŞEBİNKARAHİSAR İLÇESİ’NİN NÜFUS COĞRAFYASI

"Bilimsel Bildiriler" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

Doç. Dr. Hakkı YAZICI*

Doç. Dr. İbrahim GÜNER*

 

Özet

Şebinkarahisar İlçesi’nin nüfusu, 1935-1997 devresini kapsayan 62 yıllık süre içerisinde bir katına yakın bir artış göstermiştir. Bu artış, hemen tümüyle şehirsel nüfustaki artıştan kaynaklanmıştır. Aynı devrede Türkiye nüfusunun üç katına yakın bir artış gösterdiği hatırlanırsa, Şebinkarahisar İlçesi’nde nüfus artış hızının ülkemiz geneline göre daha düşük olduğu anlaşılır. Nüfusun kır-kent bileşimi açısından, Şebinkarahisar İlçesi, kentsel nüfusu ağır basan bir yöredir. Nitekim, ilçe nüfusunun % 75.4’ü kentsel nüfustan oluşmaktadır.

            Araştırma sahası, çok göç veren ve kırsal nüfusu giderek azalan bir yöredir. Günümüzde, Şebinkarahisar doğumlu olup da ilçe dışında yaşayan nüfus miktarı 35 bini bulmaktadır. Göçler, ilçe nüfusunun yapısını da derinden etkilemiştir. Nitekim göçlerin etkisiyle, ilçenin kırsal nüfusunda çok belirgin bir kadın nüfus fazlalığı ortaya çıkmıştır. Öte yandan, yetişkin nüfusun bir kısmının yöreden göçmesi, toplam ilçe nüfusunda yaşlı nüfusun payını arttırmıştır.

            Yörenin kırsal kesiminden kaynaklanan büyük ölçekli göçler nedeniyle, 1997 yılında köylerin ortalama nüfusu büyüklüğü 221 kişiye kadar düşmüştür. İlçenin nüfusu, doğum, ölüm, okur-yazarlık ve bağımlılık oranları açısından Türkiye ortalamasının altında değerlere sahip bulunmaktadır. Buna karşılık, ortalama hane halkı sayısının Türkiye geneline göre biraz daha fazla olması, yöreden bileşik aile yapısının günümüzde az da olsa varlığını koruduğunu göstermektedir.

            Şebinkarahisar İlçesi, seyrek nüfuslu bir yöredir. Bu durum, geçim kaynaklarının kısıtlı olması nedeniyle, yörenin devamlı nüfus kaybına uğramasının bir sonucudur.

 

Giriş

            Şebinkarahisar, Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölümü’nde yer alan bir ilçedir. Bu ilçe, toplam 1 349 km²’lik bir yüzölçümüne sahiptir. 1933 yılına kadar bir il yönetim birimi olan Şebinkarahisar, bu tarihten itibaren ilçe haline getirilerek Giresun İli’ne bağlanmıştır. Bugünkü Şebinkarahisar İlçesi, kuzey (Dereli), kuzeydoğu (Yağlıdere ve Alucra), doğu (Alucra) ve güneydoğuda (Çamoluk), yine aynı ile bağlı olan ilçelerle kuşatılmışken, güneydoğu (Akıncılar), güney (Suşehri) ve batıda (Gökçekent) ise Sivas İli’ne bağlı ilçelerle komşudur (Harita 1.)

            İlçe arazisi fiziki açıdan kuzeyde Giresun Dağları, güneydoğuda Sarıçiçek Dağları, güneyde Kelkit Çayı Vadisi’nin güney yamaçları ve güneybatıda da Eyme Dağı ile sınırlandırılmıştır. Bu dağlar, ilçe ile çevresi arasında ulaşım ve iletişime bir engel teşkil eder. Gökçekent İlçesi’nin yer aldığı batı kesiminde ise doğal bir engel yoktur. Bu coğrafi özelliği dolayısıyla ilçe sadece batıdan ulaşıma açık olup, Suşehri-Koyulhisar-Reşadiye-Erbaa yoluyla Anadolu’nun diğer kesimlerine bağlanır. Karadeniz sıradağlarının uzantısı olan Giresun Dağları, Şebinkarahisar ve Alucra’nın kuzey sınırları boyunca bir duvar gibi uzanarak, Karadeniz kıyılarına geçmeye birkaç noktada izin verir. Bu konumu dolayısıyla, Şebinkarahisar ve Alucra’nın Giresun İl merkeziyle bağlantısı kış aylarında zaman zaman kesilir. Yüksek dağlar nedeniyle ilçenin doğu ve güney bölgelerle olan ulaşım bağlantıları da ancak standartları düşük yollarla sağlanabilmektedir. İlçe toprakları, ortalama yükseltisi 1500-2000 m’ye ulaşan dağ platoları ile kaplıdır. Şebinkarahisar’ın en büyük akarsuyu, ilçe topraklarını doğudan batıya doğru boydan boya geçen Kelkit Irmağı’dır.

Şebinkarahisar’da yarı kurak İç Anadolu iklimi ile nemli Karadeniz İklimi arasında sıcaklık ve karasallık karakterleri açısından iç bölgeye, buharlaşma, nem ve yağış şartları açısından Karadeniz İklimine yakınlaşan bir geçiş iklimi yaşanmaktadır[1]. Yıllık ortalama sıcaklık 8.9 °C ve ortalama yağış miktarı 572.2 mm’dir. İlçe topraklarının % 30.5’i tarım alanlarından, % 31.0’i çayır ve otlak alanlarından, % 25.6’sı orman ve fundalıklardan, % 12.9’u da tarım dışı alanlardan oluşmaktadır[2].

           

 


Harita 1. Araştırma Sahasının Lokasyon Haritası

Son sayımda (1997) ilçenin nüfusu 43 183 olarak tespit edilmiştir. Şebinkarahisar ilçe merkezi, ilçenin kentsel karakterli tek yerleşmesidir ( 31 033 nüfus). İlçede, 59 köy yerleşmesi ve 93 mahalle yerleşmesi yanında, bir kısmı devamlı yerleşme haline gelmiş 4 mezraa, 14 ağıl, 8 dam ve 1 kom yerleşmesi vardır. Geçici yerleşme olarak ise 79 yayla olarak adlandırılan ancak fonksiyonları itibarıyla güzlekleri andıran 15 yerleşme bulunmaktadır[3].

            1.Nüfusun Tarihi Gelişimi

Her an hareket halinde ve durmadan değişen bir olay olan nüfus[4], coğrafyanın önemli konuları arasındadır. Gerçekten de bir sahada yaşayan nüfus topluluklarının dağılışlarının, hareketlerinin, sosyal ve ekonomik durumlarının ortaya konulabilmesi, ancak nüfus özelliklerinin incelenmesi ile mümkün olmaktadır. Tarihi devirler boyunca çeşitli uygarlıkların egemenliğinde kalan araştırma sahası, bu açıdan oldukça ilginç özelliklere sahiptir.

            Şebinkarahisar (eski adıyla Şarki Karahisar) yöresinin eski çağlarda kurulmuş önemli yerleşim merkezlerinden olduğunu tarihi kaynaklardan öğrenmekteyiz. Yöre, 1074’ten itibaren Bizans’ın elinden alınarak[5], Türk ülkesine katılmıştır. Türk fütuhatından sonra korunma kolaylığı, otlaklarının bolluğu (ya da yaylalara yakınlığı) ve havadar olmaları gibi nedenlerle Oğuzlar, Anadolu’nun bazı yörelerinde yerleşim yeri olarak yüksek alanları tercih etmişlerdir[6]. Stratejik açıdan önemini Türlerin Anadolu’yu fethetmesinden sonra da koruyan Şebinkarahisar yöresi, ormanlar içinde yüksek, yayla alanlarına çok yakın ve çok havadar olmasından dolayı Oğuz boylarınca yerleşmek için tercih edilmiş olmalıdır. Nitekim, Kınık ve Yüreğir gibi bazı Oğuz boylarının isimlerinin günümüzde bile yer adı olarak kullanılmakta olması Oğuzların buraya yoğun olarak yerleştiklerini göstermektedir[7].

            Şebinkarahisar yöresine ait ilk nüfus bilgilerine XVI. yüzyılın tahrir defterlerinde rastlamaktayız. Bu yüzyılda Sivas Vilayeti’nin Karahisar-ı Şarki Sancağı’na bağlı 10 nahiyeden üçü (Karahisar, Gevezid ve Emlak) bugünkü Şebinkarahisar İlçesi’nin sınırları içerisinde kalıyordu. Söz konusu yüzyıla ait tahrir defterlerinden sağlanan veriler yardımıyla yaptığımız teorik hesaplamalara göre, araştırma sahasında 1520 yılında 2 612’si kentsel ve 4298’i de kırsal olmak üzere toplam 6 910 nüfus; 1569’da ise 3 417’si kentsel ve 11 190’ü de kırsal olmak üzere toplam 15 317 nüfus yaşamaktaydı[8]. Anlaşılıyor ki 49 yıllık devrede, Şebinkarahisar yöresinin nüfusu 8 407 kişi çoğalarak % 121 oranında bir artış göstermiştir. Dolayısıyla bu devrede yıllık nüfus artış hızı % 2.4 kadar olmuştur. Bu da, 16. yüzyılda yöre nüfusunun azımsanmayacak bir düzeyde arttığını ortaya koymaktadır.

            17. yüzyıl ortalarında (1647) Şebinkarahisar yöresini ziyaret eden Evliya Çelebi, şehir hakkında bazı bilgiler vermektedir[9]bu seyyah, kale içinde 70, varoşunda ise 1 600 toprak örtülü ev bulunduğunu yazmaktadır. Bu ev sayısı 5 ile çarpılarak belirtilen tarihte kent nüfusunun 8 350 civarında olduğu tahmin edilebilir. Yine Evliya Çelebi’nin kentte 750 adet dükkanın, 42 cami ve mescidin, 7 çocuk mektebinin, 4 hanın, 2 hamamın bulunduğunu belirtmesinden de, kentin önemli bir nüfus büyüklüğü kazandığı anlaşılmaktadır. Şebinkarahisar daha sonraki dönemlerde de önemli bir merkez olma durumunu sürdürmüştür. Nitekim, 1859’da yöreden geçen A.D. Mordtman bahçeler içerisinde 2 000 evden söz etmektedir[10]. Buna göre belirtilen tarihte Şebinkarahisar kenti nüfusunun 10 000 civarında olduğu tahmin edilebilir. 1888-1889 yıllarında ise Şebinkarahisar Sancağı’nın toplam nüfusunun 150 000, merkez nüfusunun ise 11 700 civarında olduğu belirtilmektedir[11]. Cuinet’ye göre, 1892 başlarında Şebinkarahisar’ın merkez nüfusu 11 700, çevre nüfusu ise 18800 kadardı[12].

            Araştırma sahasının nüfusu ile ilgili olarak buraya kadar söz konusu edilen verilerin, ne derece gerçekçi olduğunu saptamak oldukça güçtür. Ancak yine de bu verilerden, geçmiş yıllarda Şebinkarahisar yöresinde önemli sayılabilecek miktarda bir nüfusun yaşadığı kolayca anlaşılmaktadır. Yörede nüfus artışları ve bu artışın gösterdiği demografik eğilimler konusundaki en sağlıklı bilgilerimiz ise kuşkusuz Cumhuriyet Dönemi(de başlamış olan periyodik nüfus sayımlarının sonuçlarına dayanmaktadır.

            Bilindiği gibi Türkiye’de ilk genel nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır. Şebinkarahisar, bu nüfus sayımı sırasında bir il merkezi durumundaydı. İlçe merkezlerinde ve kırsal alanda yaşayan nüfusun ayrı ayrı belirlenmediği 1927 nüfus sayımı sonuçlarına göre Şebinkarahisar merkez ilçesinin köyleriyle birlikte nüfusu 1855, olarak verilmiştir. 20.05.1933 tarih ve 2197 sayılı kanunla Şebinkarahisar’ın Giresun’a bağlı bir ilçe durumuna getirilmesi sonucunda merkez ilçenin alanı genişletilmiştir. Bu nedenle, ilçe nüfusunun 1927-1935 devresindeki gelişim konusunda ayrıntılı bilgilere sahip değiliz.

            1935 yılından itibaren yapılan periyodik sayımlarda yörenin nüfusu bir bütün olarak artış göstermesine rağmen, bazı dönemlerde nüfusun artmadığı, hatta azaldığı görülmüştür. 1935 sayımına göre Şebinkarahisar İlçesi’nin toplam nüfusu; 22 042 kadardı. En son yapılan 1997 sayımında ise ilçenin nüfusu 43 183 olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla ilçenin nüfusu, 1935-1997 yılları arasındaki 62 yıllık süre içinde, 21 141 kadar veya % 196 oranında bir artış göstermiştir. Aynı devrede Türkiye nüfusunun % 389 oranında arttığı dikkate alınırsa, Şebinkarahisar İlçesi’nde nüfus artış hızının ülkemiz genelindekinden oldukça düşük olduğu anlaşılır.

            Şehirsel ve kırsal nüfus gruplarında ise artış oranlarının daha farklı olduğu dikkati çeker. Gerçekten de, aynı devrede şehirsel nüfus % 390 oranında artış gösterirken, kırsal nüfusta ise % 14 oranında bir azalma meydana gelmiştir.

            Kuşkusuz şehirsel ve kırsal nüfusun artış nedenlerinin farklı olması, bu Türk bir farklılığa yol açmıştır. Çünkü, yurdumuzun bazı kesimlerinde olduğu gibi[13] Şebinkarahisar İlçesi’nde de kırsal nüfusun artışında genellikle doğal nüfus artışı etkili olurken, şehirsel nüfus artışında ise doğal nüfus artışının yanında, şehre olan göçlerin de etkisi bulunmaktadır. Bu farklılıklar nedeniyle, ilçenin şehirsel ve kırsal nüfuslarını ayrı ayrı incelemek daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.

            Araştırma sahasının tek şehir yerleşmesini oluşturan Şebinkarahisar’ın nüfusu, 1935 yılından 1997 yılına kadar geçen 62 yıllık süre içerisinde yaklaşık üç kat artmıştır. Ancak artış oranları, sayım devrelerine göre oldukça farklılık göstermektedir. Genel olarak şehirsel nüfusta, farklı iki dönem dikkati çekmektedir.

            Bunlardan 1935-1955 yılları arasındaki dönemde, nüfusta duraklama ve azalma eğilimi hakimdir. Bu dönemde şehirsel nüfusta artış olmadığı gibi, az da azalma meydana gelmiştir. Nitekim 1935 yılında 7 965 olan şehirsel nüfusu, 1955, yılında 7 567’ye gerilemiştir (Tablo 1, Şekil 1,). 1935-1940  devresinde, Şebinkarahisar nüfusu % 63 oranında (499 kişi) azalmıştır. Bu devrede kent nüfusunda gözlenen bu azalmanın en önemli nedeni 27 Aralık 1939’da meydana gelen Erzincan depreminin olumsuz etkileridir. Nitekim Şebinkarahisar çevresinde de çok önemli zararlara neden olan bu deprem sonucunda pek çok ev yıkılmış ve ilçe genelinde 1451 kişilik bir can kaybı olmuştur. Özellikle bu can kayıpları ve depremden[14] sonra gerçekleşen göçler bu dönemde kent nüfusundaki azalmanın başlıca nedenidir. Ayrıca, il merkezi olma fonksiyonunu kaybetmesinin de bu azalmada rolü bulunduğu düşünülebilir.

            1940-1945 ve 1945-1950 devrelerinde de İkinci Dünya Savaşı’nın dolaylı etkileri nedeniyle Şebinkarahisar kentinin nüfusu çok az artmıştır. Nitekim kentin nüfusu, 1940-45 devresinde yıllık % 0.2 oranında (76 kişi) artarken, 1945-50 devresinde ise bu artış oranı % 0.1 (35 kişi) olarak gerçekleşmiştir. Bu sınırlı artışın temel nedenleri; yetişkin erkek nüfusun silah altına alınması, açlık, kıtlık ve sefaletten dolayı, sivil nüfusta görülen yüksek ölüm oranlarıdır. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı yıllarında doğumların nispeten düşük olması dolayısıyla, İkinci Dünya Savaşı yıllarında doğurganlık yaşına erişen nüfusun az olmasının da, bunda rolü vardır. 1950-55 devresinde Şebinkarahisar kentinin nüfusu binde 5 oranında azalmıştır.

            İkinci dönemi oluşturan 1955-1997 yılları arasındaki devrede, şehirsel nüfustaki duraklama eğilimi sona ermiş ve şehirsel nüfus artış sürecine girmiştir. Nitekim, kent nüfusundaki yıllık artış oranı, 1955-60 devresinde % 3.1, 1960-65 devresinde ise % 2.3 olarak gerçekleşmiştir. Özellikle 1950’den sonra ülke ekonomisinin düzelmeye başlaması, Şebinkarahisar ekonomisini de olumlu yönde etkilemiş ve buna bağlı olarak da ilçe merkezinden dışarıya yönelik göçler azalmış ve yakın çevredeki kırsal yerleşmelerden şehre yönelik göçler meydana gelmeye başlamıştır. Kuşkusuz benzer özellileri Türkiye nüfusunda da görmek mümkündür. Nitekim, 1955-60 devresinde Türkiye nüfusunun yıllık artış oranı, 1927-60 devresindeki en yüksek düzeyine ulaşarak, % 2,9’a yükselmiştir[15].

Tablo 1. Şebinkarahisar Şehrinde sayım Devrelerine Göre Nüfus Artışı (1935-1997).

Sayım Yılı

Nüfusu

Artan Nüfusu

Yıllık Artış %’si

1935

7 965

-

-

1940

7 466

-499

-1.3

1945

7 542

76

0.2

1950

7 577

35

0.1

1955

7 567

10

0.02

1960

8 747

1180

3.1

1965

9 764

1017

2.3

1970

10 255

491

1.0

1975

10 214

-41

-0.07

1980

13 037

2823

5.5

1985

18 760

5723

8.8

1990

23 330

4750

4.9

1997

31 033

7703

4.7

        Kaynak: DİE verilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

            1965-70 periyodunda ise şehir nüfusu yıllık % 1.0 oranında ve 491 kişi artarak, 10 255’e ulaşmıştır. Görüldüğü gibi 1960’tan itibaren Şebinkarahisar kenti nüfusunun artış oranı düşmeye başlamıştır. Bu azalma ilçe merkezinden olan göçlerin giderek önem kazandığının açık bir göstergesidir. Kentin nüfusundaki artış oranı, göçlerin yoğun olarak devam etmesiyle 1970-75 devresinde de düşmeye devam etmiş ve bu devrede Şebinkarahisar’ın nüfusu onbinde 47 oranında azalmıştır. Zaten söz konusu devre her 1 000 kişiden 99’unun yurt içi göçlere katıldığı, yani göçlerin çok yoğun olduğu bir devredir[16]. Ayrıca, istihdam olanaklarının kısıtlı olması nedeniyle, Şebinkarahisar ilçe merkezi, yakın çevresindeki kırsal yerleşmelerden kaynaklanan göçler için de bir çekim merkezi olamamıştır.

            1975-80 devresinde kent nüfusunun yıllık artış oranı % 5.5 olarak gerçekleşmiştir. Bunda belirtilen devrede idari ve genel hizmetler sektöründeki kurumların kadro genişletmeleri, yeni kurumların ve okulların açılması dolayısıyla istihdam olanaklarındaki artışa bağlı olarak kentin hizmet bölgesindeki yerleşmelerden önemli sayıda göç almasının rolü vardır. Ayrıca, büyük şehirlerde yaşanan terör ve güvensizlik ortamının köylerden göçen nüfusu kendi ilçe merkezlerine kanalize etmiş olması bir başka neden olarak değerlendirilebilir[17].

            Şebinkarahisar kentinin nüfusundaki yıllık artış oranları, 1980-85 devresinde % 8.8, 1985-90 devresinde % 4.9, 1990-97 devresinde ise % 4.7 olarak gerçekleşmiştir. Bu yüksek artış oranları, kentin 1980 yılından sonraki dönemde de çevresindeki kırsal yerleşmelerden önemli ölçüde göç almaya devam ettiğini göstermektedir

Şekil 1. Şebinkarahisar İlçesi’nde Sayım Devrelerine Göre Nüfus Artışı (1935-1997)

            Kırsal nüfusun sayım yıllarına göre gösterdiği değişiklikler incelendiğinde, ilk dikkati çeken özellik, yıllık nüfus artış hızının oldukça yavaş olması ve özellikle 1985 yılından itibaren kırsal nüfusun hızlı bir azalma sürecine girmesidir (Tablo 2, Şekil 3). Gerçekten de, 1935-97 yılları arasındaki 62 yıllık süre içerisinde, kırsal nüfus % 14 oranında azalmış ve 1935’te 14 077 iken 1997’de 12 150’ye düşmüştür.

Tablo 2. Şebinkarahisar İlçesi’nde Kırsal Nüfusun Gelişimi (1935-1997)

Sayım Yılı

Nüfusu

Artan Nüfus

Yıllık Artış %’si

1935

14077

-

-

1940

14023

-54

-0.07

1945

15843

1820

2.6

1950

17169

1326

1.7

1955

18334

1165

1.4

1960

20086

1752

1.9

1965

20061

575

0.6

1970

22188

1527

1.5

1975

20834

-1354

-1.2

1980

21106

272

0.3

1985

20250

-856

-0.8

1990

16567

-3683

-3.6

1997

12150

-4417

-.38

            Kaynak: DİE verilerinden yararlanılarak hesaplanmıştır.

           

Kırsal nüfusun, 1940-45 devresinde yıllık % 2.6 olan artış oranı, Cumhuriyet Devri’ndeki en yüksek artış oranıdır. Yöredeki kırsal nüfus bu devreden sonra genel olarak artmaya devam etmiş olmakla birlikte, hiçbir zaman bu artış oranını yakalayamamıştır. Bu durumu, İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı 1940-45 devresinde, Şebinkarahisar yöresinin stratejik açıdan güvenlikli bir yer olması dolayısıyla yörenin dışarıya göç vermemesine bağlayabiliriz. Ayrıca, söz konusu devrede 402 nüfusa sahip Akpınar köyünün Şebinkarahisar ilçesine bağlanmasının da, bu yüksek nüfus artışında rolü olmuştur.

    Şekil 2. Şebinkarahisar İlçesi’nde Nüfusun Gelişimi (1935-1997).

            Araştırma sahasındaki kırsal nüfus artışı, 1940-1945 devresinden sonra da devam etmekle beraber, bu artış hiçbir zaman adı geçen devreden daha yüksek olmamıştır. Gerçekten de, ilçenin kırsal nüfusundaki yıllık artış oranları, 1945-1950 devresinde % 1.7, 1950-1955 devresinde % 1.4, 1955-60 devresinde ise % 1.9 olarak gerçekleşmiştir. İlçedeki kırsal nüfusun yıllık artış hızı 1960-1965 devresinde çok yavaşlamıştır. Bu devrede, kırsal nüfus sadece yıllık % 0.6 oranında büyüme göstermiştir. Önceki dönemlere göre daha düşük olarak gerçekleşen bu artışın nedeni, göçlerin yoğun olarak devam etmesinin yanı sıra, 1940-1445 devresinde genç nüfusun silah altına alınması ile bu devrede çocuk sahibi olabilecek nüfusun az olmasıdır[18]. Bir sonraki devrede ise (1965-70) kırsal nüfusun artış oranı tekrar % 1.5 düzeyine ulaşmıştır.

Şebinkarahisar İlçesi’nin kırsal nüfusu, 1970-1975 devresinden itibaren azalama sürecine girmiştir. Nitekim, 1970-75 devresinde ilçenin kırsal nüfusu yılda % 1.2 oranında azalmıştır. Bu durum, yörenin kırsal kesiminden kaynaklanan geniş ölçekli göç hareketlerinden kaynaklanmıştır. Aynı devrede Şebinkarahisar nüfusunun da % 1.5 oranında azalması, köyden

 

 


Tablo 3. Şebinkarahisar İlçesi Köylerinde Sayım Devrelerine Göre Nüfusun Gelişimi. Kaynak: DİE verilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

 

göçenlerin doğrudan büyük şehirlere göçtüklerini göstermektedir. 1975-80 devresinde araştırma sahasındaki kırsal nüfusta yıllık % 0.3 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Bu küçük artışın nedeni, adı geçen devrede göçlerin yavaşlamış olmasıdır. Aynı periyotta Şebinkarahisar nüfusunun yıllık % 5.5 gibi yüksek bir artış göstermesi, büyük şehirlerde anarşi ve terör olaylarından dolayı yaşanan güvensiz ortam nedeniyle, kır nüfusunun daha çok kendi ilçe merkezine göçtüklerine göstermektedir.

            1980-85; 1985-90 ve 1990-97 devrelerinde ilçedeki kırsal nüfusta önemli sayılabilecek düşüşler yaşanmıştır. Gerçekten de, ilçenin kırsal nüfusundaki yıllık azalama oranları, 1980-85 devresinde % 0.8, 1985-1990 devresinde % 3.6, 1990-97 devresinde ise % 3.8 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu dönemlerde ilçenin kırsal nüfusunda yaşanan hızlı azalma, 1980’li yılların başlarından itibaren ilçenin kırsal kesiminden kaynaklanan göçlerin oldukça büyük boyutlu olduğunu ortaya koymaktadır.

            Şebinkarahisar İlçesi’ndeki köylerin nüfusları 1935-55 arasındaki 20 yıllık devrede genel olarak artmıştır. Bu devrede yalnızca ilçedeki yedi köyün nüfusu azalmıştır (Tablo 3).. 1955-85 devresinde ise 31 köyde nüfus azalması yaşanırken, 23 köyün nüfusunda yavaş da olsa bir artış görülmüştür. Ancak, 1985-97 devresinde Şebinkarahisar İlçesi’ndeki köylerin çoğunun nüfuslarında önemli azalmalar meydana gelmiştir. Nitekim ilçedeki ortalama köy nüfusu, 1935’te 266, 1950’de 324, 1970’de 411 iken bu sayı 1990’da301’e, 1997’de ise 221’e düşmüştür. Bu da gösteriyor ki Şebinkarahisar İlçesi’nin köyleri giderek boşalmaktadır.

            Kırsal nüfustaki hızlı azalma nedeniyle, Şebinkarahisar İlçesi nüfusunun kır-kent bileşimi giderek kentsel nüfus lehine bir gelişim göstermektedir. Nitekim, 1935’te ilçe nüfusunun % 64’ü kırsal nüfustan, % 36’sı ise kentsel nüfustan oluşuyordu. Oysa, kentsel nüfus oranı, 1990’da % 58.5’e, 1997’de ise % 75.4’e yükselmiştir.

2.Nüfus Hareketleri

a.Doğumlar ve Ölümler

Bir nüfus kitlesinin en önemli değişkenlerinden biri de, doğumlar ve ölümlerdir. Doğumlar ve ölümler arasındaki fark, nüfus artışına veya azalışına neden olduğu gibi, aynı zamanda nüfusun yaş ve bağımlılık durumlarını da etkiler. Bu nedenle, yöre nüfusunun sosyal ve ekonomik özelliklerinin daha iyi anlaşılabilmesi için önce doğumlar ve ölümler konusu üzerinde kısaca durmakta yarar vardır.

Doğumlar ve ölümler, bir yörenin ekonomik gelişmişlik düzeyi, kültürel seviyesi ve alt yapısı gibi faktörlerle yakından ilgilidir. Dünyada ve ülkemizde şehirli hayat tarzının geliştiği, sağlık ve eğitim alt yapısının kurulmuş bulunduğu, yani diğer bir anlatımla, iktisadi ve sosyal açıdan gelişmiş yörelerde doğumların ve ölümlerin azaldığı bilinmektedir. Buna karşılık az gelişmiş yörelerde doğum ve ölüm oranları yüksek sayılarla karşımıza çıkmaktadır[19].

Sağlık ocağı kayıtlarına göre, 1995 yılı itibarıyla Şebinkarahisar İlçesi’nde, 494 doğum olmuştur. Canlı doğum sayısı toplam ilçe nüfusuna oranlanırsa, kaba doğum hızının %019.9 civarında olduğu anlaşılır. Bu doğum hızı, Türkiye ortalaması olan % 029.7’ye göre daha düşüktür. Belli bir yılda canlı doğum sayısının, doğurgan yaşlardaki kadınların (15-49 yaşları arası) nüfusuna bölünmesiyle elde edilen genel doğurganlık oranı ise % 077.5 olarak bulunmuştur. Araştırma sahasındaki doğum oranının nispeten düşük olmasında, göçlerin önemli etkisinin bulunduğu düşünülebilir. Gerçekten de, yöreden göç edenlerin daha çok yetişkin nüfustan oluşması, Şebinkarahisar’da doğum oranının giderek azalmasına yol açan temel bir nedendir.

Nüfusun doğal gelişimi hakkında daha sağlıklı bilgi edinebilmek için, doğum oranları yanında ölüm oranlarının da bilinmesi gerekir. İlçedeki üç sağlık ocağının kayıtlarından sağladığımız veriler yardımıyla yaptığımız hesaplamalara göre, 1995 yılı itibarıyla yöre nüfusunda genel ölüm oranı % 03.2 olarak hesaplanmıştır. Bu da, ilçedeki ölüm oranının oldukça düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Kuşkusuz bunun, çeşitli nedenleri olabilirse de en önemlisi, sağlık koşullarındaki iyileşmedir.

Sonuç olarak Şebinkarahisar İlçesi’nde, doğum oranı % 019.9, ölüm oranı ise %03.2’dir. Buna göre, yörenin doğal nüfus artış hızı % 016.7’dir. oysa 1993’te Türkiye geneli için bu değer, % 021.8’i buluyordu. Bu da, Şebinkarahisar İlçesi’nde doğal nüfus artış hızının Türkiye geneline göre daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır.

b.Göçler     

            Nüfus ile kaynaklar arasında daha iyi bir denge sağlanması için kendiliğinden meydana gelen hareketler olarak yorumlanan[20] göçler, belli bir bölgedeki nüfusun miktarı ve demografik yapısında bazı değişikliklere neden olmaktadır. Öte yandan, yerleşmelerin nüfuslarındaki hızlı artış ve azalmalar, zaman içerisinde alt yapı tesislerinin yetersiz kalması, işsizlik, gecekondu sorunu, çevre sorunları, bazı yatırımların hizmet dışı kalması ve ekonomik kaynakların verimli bir şekilde değerlendirilememesi gibi çok çeşitli sorunlara da yol açmaktadır.

            Şebinkarahisar İlçesi, çok göç veren ve kırsal nüfusu giderek azalan bir yöredir. Yöreden kaynaklanan büyük ölçekli göç hareketlerinin temel nedeni, hızla artan nüfusun karşılaştığı geçim sıkıntısıdır. İlçenin istihdam olanaklarının kısıtlı olması, bir kısım nüfusun iş bulmak amacıyla ülkemizin büyük kentlerine göç etmesine neden olmaktadır. Yöreden kaynaklanan göçlerde, eğitim, daha iyi yaşam koşullarına kavuşmak, büyük kentlerin sosyal ve kültürel olanaklarından daha iyi yararlanma isteği gibi beşeri faktörlerin de rolü bulunmaktadır. Kuşkusuz sorunun temel nedeni, ekonomiktir. Ancak, DOĞANAY’ın da belirttiği gibi sadece yörede yaşanan güç hayat şartlarını ön plana çıkarmak konuyu eksik bırakır[21]. İlçede ticaretle uğraşarak yeterli sermaye birikimini sağlayan, ya da geniş toprak ve hayvan sürülerine sahip ailelerin yatırımlarını yaşadıkları çevreye yapmadıkları, büyük şehirlerde iş kurdukları ve mütaakiben tamamen göç ettikleri, yörede yapılan gözlemlerden açıkça anlaşılmaktadır. Yöreden göç etmiş iş adamlarının Şebinkarahisar’a yatırım yapmaları, ilçeden olan göçlerin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır.

             Şebinkarahisar yöresindeki kısıtlı geçim kaynaklarına rağmen, yöreden yurt dışına göç hareketi, ülkemizin diğer yörelerine göre nispeten küçük boyutlu olmuştur. Nitekim , YÜRÜDÜR’ün tespitlerine göre, 1960-95 devresinde Şebinkarahisar’dan yurt dışına giden işgücü sayısı 1 078 kadardır[22]. Bu işgücü göçünün çoğunun Şebinkarahisar kentinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bu durum, yurt dışına iş gücü göçünün belirgin hale geldiği 1960’lı yıllarda, ilçenin kırsal kesiminde henüz kapalı bir ekonomik hayatın sürmekte olmasına bağlanabilir.

            Günümüzde gerçekleşmemekle beraber, geçmişte dışarıdan Şebinkarahisar’a yönelik göçler olmuştur. 1924’te Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesi ile çok sayıda göçmen yörede iskan edilmişti. Bunun dışında, 1926-42 döneminde 154 aile, 1968’de 140 aile Şebinkarahisar köylerine yerleştirilmişti. Aynı dönem ve yıllarda toplam 20 aile de iç göç sonucunda (il dışından) Şebinkarahisar köylerine göçmüştü[23]. Bunun dışında, Alucra, Çamoluk, Şiran, Dereli ve Yağlıdere gibi çevre ilçelerden Şebinkarahisar yöresine yönelik göç hareketleri 1980’li yıllara kadar sürmüştür. Bunun başlıca nedeni, Şebinkarahisar’ın çevre ilçelere göre daha elverişli bir konumda bulunuşu ve buradaki eğitim, sağlık ve ticaret hizmetlerinin daha ileri düzeyde bulunuşudur. Ayrıca, mübadele ile gelen göçmenlerin yerlerini çok ucuz fiyatla satmaları da Şebinkarahisar’a olan göçlerin cazibesini arttırmıştır[24]. Göçmen nüfusun yöreye uyum sağlayamaması nedeniyle mülklerini satarak büyük şehirlere göç etmeleri, araştırma sahası içinde de önemli nüfus hareketlerine yol açmıştır. Gerçekten de, göçmenlerin boşaltmış bulundukları Sarıyer, Kayadibi ve Güneyören köylerinin  nüfuslarının hemen hemen tamamını Ocaktaşı, Yeniyol ve Dönençay gibi uzak köylerden göçenler oluşturmaktadır[25].

            Şebinkarahisar’dan kaynaklanan yurt içi göçler oldukça büyük boyutlardadır. Nitekim, günümüzde Şebinkarahisar İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne kayıtlı 78 023 kişinin bulunmasına[26] karşılık 1997 sayımına göre ilçe nüfusunun 43 183 kişi kadar olması, yöreden olan yurt içi göçlerin boyutlarını açıkça ortaya koymaktadır. Buradan da, Şebinkarahisar’da doğup başka illere göç edenlerin sayısının 35 bine yakın olduğu anlaşılmaktadır. Türkiye’nin hemen hemen bütün illerinde Şebinkarahisarlılar bulunmakla birlikte, yöreden göç edenlerin yaklaşık, dörtte üçü İstanbul’a gitmiştir. Zaten idarî açıdan bağlı bulunduğu Giresun İli genelinde de göç edenlerin birinci tercihi İstanbul olmaktadır. TANDOĞAN’ın belirttiğine göre sadece 1975-80 döneminde, Giresun’dan göç eden 35 257 kişinin yarısından fazlası (% 56.7) İstanbul’a yerleşmişti[27].

            c. Cinsiyet ve Yaş Yapısı

            Genel olarak “100 veya 1000 kadına düşen erkek sayısı” şeklinde hesaplanan  cinsiyet oranı[28], özellikle savaşlar, doğumlar, ölümler ve göçler gibi olayların etkilerini göstermesi bakımından önemlidir. Toplam olarak veya yaş gruplarına göre kadın-erkek nüfusundaki dağılış, yalnız demografik yönden değil sosyal ve ekonomik bakımdan da önem taşır. Örneğin, evlenecek yaşlardaki kadın ve erkek nüfuslarında ortaya çıkacak bir oransızlık, evlenmeler hususunda güçlüklerin belirmesine ve bunun sonucunda bazı sosyal sorunlara yol açabilir[29].

            Şebinkarahisar İlçesi’nin toplam nüfusunda, 1935’ten 1985’e kadar kadın nüfusun erkek nüfustan fazla olduğu görülmektedir. Ancak, 1985 ve 1990 sayımlarında erkek nüfusun kadın nüfusu geçtiği dikkati çekmektedir. Nitekim, 1935’te 85 olan cins oranı 1955’te 89 ve 1990’da 104 olmuştu (Tablo 4, Şekil 3).

Tablo 4. Şebinkarahisar İlçesi’ndeki Nüfusun Cinsiyet Durumu (1935-1990)

Sayım Yılı

Erkek

Kadın

Toplam

Cins. Oranı (%)

1935

10 607

11 435

22 042

93

1940

10 355

11 134

21 489

93

1945

11 025

12 360

23 385

89

1955

12 209

13 692

25 901

89

1960

13 940

14 893

28 833

94

1965

14 969

15 456

30 425

97

1970

15 935

16 508

32 443

97

1975

15 330

15 718

31 048

98

1980

17 012

17 131

34 143

99

1985

20 561

19 254

39 815

107

1990

20 344

19 553

39 897

104

            Kaynak: DİE Verilerinden hesaplanmıştır.

Cinsiyet oranları açısından yörenin kırsal ve kentsel nüfusu önemli farklılıklar göstermektedir. Gerçekten de, kırsal nüfusta belirgin bir kadın nüfus fazlalığı varken, kentsel nüfusta belirgin bir erkek nüfus fazlalığı ortaya çıkmaktadır. Kırsal nüfustaki kadın fazlalığı yetişkin erkek nüfusun bir kısmının çalışmak amacıyla saha dışına göç etmesi ile ilgilidir. Şebinkarahisar kentinde erkek nüfusun fazla olması ise kente yönelik göçlerin bir sonucudur. Şehirsel ve kırsal nüfusun cinsiyet oranlarını etkileyen nedenlerin farklılık göstermesi, her iki nüfus grubunun cinsiyet durumunun ayrı ayrı ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Şekil 3. Şebinkarahisar İlçesi’ndeki Nüfusun Sayım Devrelerine Göre Cinsiyet Durumu (1935-1990).

            Şehirsel nüfusun cinsiyet durumu ile ilgili olarak iki farklı dönem dikkati çekmektedir. Bunlardan 1935-55 yılları arasındaki devrede, kadın nüfus fazlalığı görülmektedir. 1960 yılından sonraki devrede ise kadın nüfus fazlalığının yerini erkek nüfus fazlalığı almaya başlamıştır (Tablo 5, Şekil 4).

 

 

 

 

 

Tablo 5. Sayım Yıllarına Göre Araştırma Bölgesi Kentsel Nüfusunun Cinsiyet Durumu (1935-1990).

Sayım Yılı

Erkek

Kadın

Toplam

Cins. Oranı (%)

1935

3 964

4 001

7 935

99

1940

3 528

3 908

75 66

90

1945

3 472

4 070

7 542

85

1955

3 636

3 931

7 567

93

1960

4 380

4 367

8 747

100

1965

5 038

4 226

9 764

107

1970

6 672

4 583

10 255

124

1975

5 233

4 981

10 214

105

1980

6 811

6 226

13 037

109

1985

10 234

8 526

18 760

120

1990

12 480

10 850

23 330

115

            Kaynak: DİE verilerinden hesaplanmıştır.

Nüfus artışının oldukça yavaş olduğu 1935-1955 yılları arasındaki devrede, Şebinkarahisar fazla gelişmemiş bir ilçe merkezi görünümündeydi. İlçe merkezi dışına yönelik göçlerin de yaşandığı bu devrede, kadın nüfus devamlı olarak erkek nüfustan fazla olmuştur. Nitekim, 1935 yılında, ilçe merkezi nüfusunun % 49.9’unu (3 964 kişi) erkek nüfus, % 50.1’ini (4 001 kişi) ise kadın nüfus oluşturuyordu. Aynı yıl 100 kadına düşen erkek sayısı ise 99 kadardı. Kent nüfusundaki cinsiyet oranı, 1940’ta % 90, 1945’te % 85, 1955’te ise % 93 şeklinde gerçekleşmişti.

            Cinsiyet durumu açısından ikinci dönemi oluşturan 1960-1990 yılları arasında ise kentsel nüfusta erkek nüfus fazlalığı görülmeye başlanmıştır. Kentsel nüfusun giderek artmaya başladığı bu devrede, Şebinkarahisar şehri bir yerel merkez olma yoluna girmiştir. Kentin ticaret hayatındaki gelişmeye bağlı olarak, çevredeki kırsal yerleşmelerde oturan bazı kişiler ilçe merkezine göç etmeye başlamışlardır. Bu durum, kadınlar lehine olan cinsiyet yapısının erkekler lehine dönmesine neden olmuştur. Gerçekten de, 1965 yılında ilk defa erkek fazlalığı görülmüş ve cinsiyet oranı % 107’ye çıkmıştır. En yüksek cinsiyet oranı ise % 120 ile 1985 yılında gerçekleşmiştir. Söz konusu yılda, kentsel nüfus içerisinde erkeklerin oranı, % 54.5’e yükselmiştir.

 

Şekil 4. Sayım Yıllarına Göre Şebinkarahisar İlçesi Kentsel Nüfusunun Cinsiyet Durumu (1935-1990).

            Araştırma sahasının kırsal nüfusunda ise hemen hemen her sayım devresinde kadın nüfus fazlalığı görülmektedir (Tablo 6, Şekil 5). Kadın nüfus fazlalığının temel nedeni, kuşkusuz kırsal kesimden olan göçlerdir. Kırsal kesimden şehirlere gelenlerin çoğunluğunu ise erkekler oluşturmaktadır. Ancak, 1940 yılında görülen kadın fazlalığı, daha çok ülkenin içinde bulunduğu koşullarla ilgilidir. Bu yıllarda çok sayıda erkek nüfusun askere alınması, cinsiyet oranını düşmesine neden olmuştur. 1960’lı yıllarda kırsal kesimden kaynaklanan büyük ölçekli iç göçler nedeniyle, 1970’te kırsal nüfusta cinsiyet oranı en düşük düzeyine inerek 100 kadına 86 erkek şeklinde gerçekleşmiştir.

            Nüfusun ülke, herhangi bir mekân hatta herhangi bir şehir ölçüsünde değişen özelliklerinden birisi de yaş yapısıdır[30]. Özellikle 15-65 yaş arasındaki ve çeşitli yaş gruplarındaki nüfus miktarları, işgücü kapasitesi, gıda ihtiyacı, aile tipleri, doğum ve ölüm oranları, göçler açısından önemlidir. Sosyal ve ekonomik amaçlı planlamalarda isabetli kararların alınabilmesi bakımından nüfusun yaş yapısının bilinmesinde yarar vardır. Bu konuda fikir vermesi bakımından nüfusun yaş yapısının bilinmesinde yarar vardır. Bu konuda fikir vermesi bakımından sağlık ocaklarının ev ve hane halkı istatistiklerinden yararlanılmıştır. Söz konusu verilerden yararlanılarak oluşturulan nüfus piramidi incelendiğinde, araştırma sahası nüfusu ile ilgili olarak oldukça ilginç sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

            Genel olarak üçgene benzer bir şekle sahip olan Şebinkarahisar İlçesi’nin nüfus piramidinde dikkati çeken önemli özelliklerden biri, doğum olaylarının giderek azalmakta olmasıdır. Son yıllarda ailelerin doğum kontrol yöntemlerine uymaları ve giderek daha az sayıda çocuk sahibi olmak istemeleri nedeniyle, 0-4 ve 5-9 yaş gruplarında bir daralma meydana gelmiştir (Tablo 7, Şekil 6). Daha önceki yıllarda yüksek düzeyde gerçekleşen doğum oranları nedeniyle, 10-14 yaş grubundan itibaren piramit tekrar genişlemekte ve 20-24 yaş grubundan itibaren daralmaya başlamaktadır. Daralmanın devam etmesi beklenirken 55-59 grubundan itibaren görülen genişleme, yaşlı nüfusun fazlalığını göstermektedir. Bu durum, 65 yaştan büyük nüfusun tek grup olarak alınması, Şebinkarahisar dışında emekli olan memurların emeklilik devrelerini burada geçirmek istemeleri ve çalışma çağındaki nüfusun göç etmesi nedeniyle yörede yaşlı nüfusun kalması gibi nedenlere bağlı olarak adlandırılan 15-64 yaş grubunda kadın nüfusun nispeten fazla olduğu dikkati çekmektedir. Bu fark çok yüksek oranlara ulaşmamakla beraber özellikle 30-34 yaş grubundan itibaren belirginleşmektedir. Bazı aile reislerinin ailelerini araştırma sahasında bırakarak ülkemizin çeşitli yerlerine çalışmaya gitmesi, bu farkın ortaya çıkmasında rol oynaya temel nedenlerden biridir. Kadınların erkeklere göre daha uzun ömürlü olmasının da, ileri yaş gruplarında belirgin bir kadın nüfus fazlalılığının ortaya çıkmasında rolü bulunmaktadır.

Tablo 6. Sayım Yıllarına Göre Araştırma Bölgesi Kırsal Nüfusunun Cinsiyet Durumu (1935-1990)

Sayım Yılı

Erkek

Kadın

Toplam

Cins. Oranı (%)

1935

6 643

7 434

14 077

89

1940

6 827

7 196

14 023

95

1945

7 553

8 290

15 843

91

1955

8 573

9 761

17 169

88

1960

9 560

10 526

18 334

91

1965

9 961

10 730

20 086

93

1970

10 263

11 925

20 661

86

1975

10 097

10 737

22 188

94

1980

10 201

10 905

20 834

94

1985

10 327

10 728

21 106

96

1990

7 864

8 703

16 567

90

            Kaynak: DİE verilerinden hesaplanmıştır.

 

 

Şekil 5. Sayım Yıllarına Göre Şebinkarahisar İlçesi Kırsal Nüfusunun Cinsiyet Durumu (1935-1990).

 

            Geniş aralıklı gruplandırmaya göre, Şebinkarahisar İlçesi nüfusunun % 26.1’i çocuklar (0-14 yaş grubu), % 65.0’i yetişkinler (15-64 yaş grubu) ve % 8.9’u da yaşlılar (65 ve daha yukarı yaş grubu) grubunda yer alır. Oysa, bu yaş gruplarındaki nüfusun Türkiye’nin genel nüfusu içindeki payları, sırasıyla % 35.2, % 57.6 ve % 7.1 dolayında idi. Çalışma çağındaki nüfus (15-64 yaş grubu), Şebinkarahisar kentinde % 70.7, köylerde % 61.6 oranındadır. Kırsal nüfusta bu yaş grubundakilerin azlığı, çalışmak amacıyla yöreden kaynaklanan göçlere bağlanabilir. 65 yaşın üzerindeki yaşlı nüfusun oranı ise kentsel ve kırsal nüfusta çok az bir farklılık gösterir (kentsel nüfusta %8.5, kırsal nüfusta ise % 9.2). Bu küçük fark ise ülkemizin büyük kentlerinde emekli olarak Şebinkarahisar’a dönen kişilerin yerleşmek için daha çok köylerini tercih etmelerine bağlanabilir. Ayrıca, göç eden nüfusun daha çok yetişkinlerden meydana gelmekte olması da yörenin kırsal kesiminde yaşlı nüfusun oranını arttıran bir faktördür. Aynı durum şehir için de geçerli olmakla birlikte, şehir merkezinden gerçekleşen göçler köylere oranla daha azdır.

Tablo 6. Şebinkarahisar İlçesi’nde Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılışı (1995).

Yaş Grubu

Kentsel  Nüfus

Kırsal Nüfus

Toplam

E

K

T

E

K

T

E

K

T

0-4

328

327

655

721

609

1330

1043

930

1973

5-9

158

140

298

661

687

1348

814

921

1635

10-14

534

426

960

951

988

1939

1478

1406

2884

15-19

456

461

917

974

978

1952

1421

1430

2851

20-24

410

389

799

765

784

1549

1169

1166

2335

25-29

373

385

758

499

525

1024

870

908

1778

30-34

362

392

754

391

390

781

751

781

1532

35-39

345

351

696

339

377

716

682

726

1408

40-44

304

338

642

365

390

755

666

725

1391

45-49

255

265

520

336

377

713

588

637

1225

50-54

233

241

474

283

319

602

514

559

1073

55-59

253

246

499

339

442

781

590

688

1278

60-64

227

222

449

445

408

853

667

623

1290

65 +

357

423

780

720

709

1429

1076

1129

2205

Toplam

4595

4606

9201

7789

7983

15772

12329

12529

24858

   Kaynak: Şebinkarahisar Merkez, Altınçevre ve Saraycık Sağlık Ocakları Kayıtlarından.

            15-64 yaş grubundaki nüfus aktif nüfus, 0-14 ile 65 ve daha yukarı yaş grubundaki nüfus ise çalışmayan veya bağımlı nüfus olarak kabul edilmekte ve böylece nüfusun bağımlıklı oranı hesaplanabilmektedir. Buna göre, Şebinkarahisar İlçesi’nde bağımlılık oranı % 53.9 kadardır. Bu oranın Türkiye geneli için % 72.1 olduğu hatırlanırsa, araştırma sahasında aktif olmayan nüfus oranının nispeten düşük olduğu anlaşılır. Kuşkusuz bu durum, aile planlamasının yaygın olduğu yörede, doğum oranlarının az olması nedeniyle, 0-14 yaş grubundaki nüfusun fazla olmamasından kaynaklanmaktadır. Nitekim, Şebinkarahisar İlçesi’nde nüfusun % 26.1’i 0-14 yaş grubunda yer alırken, bu oran Türkiye genelinde % 35.2’yi bulmaktadır.

            Yörenin genel nüfusu için belirlenen % 53.9’luk bağımlılık oranı kent ya da kır nüfusu açısından ele alındığında önemli farklılıklar göstermektedir. Gerçekten de, kent merkezindeki bağımlılık oranı % 42.0, köylerdeki bağımlılık oranı ise % 61.8 olarak hesaplanmıştır. Şebinkarahisar kenti bu oran ile gelişmiş batı ülkeleri ile hemen hemen aynı düzeydedir[31].

            Böyle olmakla birlikte araştırma sahasının genel nüfusu için belirlenen % 53.9’luk potansiyel bağımlılık oranı gerçeği yansıtmaz. Çünkü, yörede çalışma yaşı 15 yaşından değil, çok daha küçük yaşlardan itibaren başlamaktadır. Üst yaş gruplarına ise belli bir sınırlama koymak oldukça zordur.

            Öte yandan çalışma çağındaki nüfusun tümü, fiilen çalışan nüfus anlamına gelmez. Çünkü, askerlik, öğrenim ve iş bulamama gibi nedenler, bunu engeller. Yörede fiilen çalışan nüfusun çalışma devresinin yılın belli bir kısmını kapsaması ise ayrı bir sorundur. Özellikle tarım kesiminde çalışan işgücünün bu kesimdeki işlerin mevsimlik olması nedeniyle yılın önemli bir bölümünde gizli işsiz durumuna düşmesine yol açmaktadır.

 

 


Şekil 6. Şebinkarahisar İlçesi’nin Nüfus Piramidi (1995).

            d. Nüfusun Eğitim ve Kültür Durumu  

            Şebinkarahisar İlçesi’ndeki kır yerleşmelerinin parçalı ve dağınık oluşu, eğitim olanaklarını kısıtlamaktadır. Gerçekten de ilçede yönetim dışında birbirleriyle hiçbir bağı bulunmayan ve birbirlerinden uzak mesafelerle ayrılmış mahalleler yaygınlık kazanmaktadır. Bu durum, bazen çok öğrenciye sahip mahalle okullarının kurulmasını zorunlu kılarken, bazen de diğer mahalleye ulaşımın zorluğuna bağlı olarak bazı mahallelerde eğitimin aksamasına yol açmıştır. Son yıllarda ise taşımalı eğitim sistemi yaygınlaştırılmaya çalışılmış ve az öğrencili okullar kapatarak, bunların öğrencilerinin minibüslerle taşınarak diğer okullara götürülmesi yoluna gidilmiştir.

            Genellikle mahalleler ile yerleşme grup ve çekirdeklerinin birbirinden bazen 4-5 km uzaklaşabildiği Şebinkarahisar İlçesi’ndeki köylerde çocukların okullarına ulaşabilmeleri için uzun bir yolu kat etmeleri gerekmektedir. Ayrıca, yörede kış aylarında hüküm süren çetin hava koşullarının eğitimin aksamasına hatta zaman zaman duraksamasına yol açtığı bilinmektedir. Dolayısıyla taşımalı eğitimin başarısı, yörenin coğrafi şartları dikkate alındığında, tümüyle mümkün görünmemektedir. Başka bir anlatımla, taşımalı eğitim yoluyla ilçe merkezine yakın ve ulaşım bakımından elverişli konumlarda bulunan bazı köylerin ilköğretim sorunu çözümlenebilse bile; ilçe merkezine uzak konumda bulunan, kış aylarında ulaşımın traktörlerle bile zor sağlanabildiği köyler için bu eğitim şekli en azından şimdilik olanaksız gözükmektedir. Bu nedenle sorunun en akılcı çözüm yolu, yatılı bölge okulları modelinin yaygınlaştırılması olmalıdır.

            Araştırma sahasında yer alan bütün orta eğitim kurumları ilçe merkezindedir. 1995 yılı itibarıyla ilçe merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı 6 (Şebinkarahisar Lisesi, Ticaret Meslek Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Anadolu Lisesi) ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir lise (Sağlık Meslek Lisesi) vardı.

            1995 yılı itibariyle Şebinkarahisar İlçesi’nde öğrenim gören öğrenci sayısı 3 956 idi. Bu sayının, % 57.9’unu (2 292 öğrenci) erkek öğrenciler, % 42.1’ini (1 664 öğrenci) ise kız öğrenciler oluşturmaktaydı. Kız öğrenci oranındaki düşüklük, kızların özellikle orta öğretime daha az devam etmesinden kaynaklanmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, Şebinkarahisar İlçesi’ndeki orta eğitim kurumlarının tamamı ilçe merkezinde bulunmaktadır. İlçe merkezinde kız öğrencilerin barınabilecekleri tesislerin olmayışı ve kızların okutulmasının doğru bulunmaması yönündeki düşüncenin günümüzde de yaygın olması gibi nedenlerle, kız öğrenciler arasında orta eğitime devam etme oranı oldukça düşüktür. Nitekim, 1995 yılı itibariyle, ilçe merkezindeki orta eğitim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin % 72’si erkek öğrencilerden meydana gelirken, kız öğrencilerin oranı ise yalnızca % 28 idi.

DİE’den elde ettiğimiz veriler yardımıyla yaptığımız hesaplamalara göre, 1990 yılında ilçede okur-yazarlık oranı (6 ve daha yukarı yaşta) % 85’tir[32]. Türkiye genelinde bu oranın % 89.6 kadar olduğu hatırlanırsa, araştırma sahasında okur-azarlık oranının ülkemiz geneline göre biraz daha düşük olduğu anlaşılır. Ancak, ilçe nüfusunda okur-yazarlık oranı giderek yükselmektedir. Nitekim, 1965’te bu oran % 60 kadardı. Oysa, 1990’da bu oran % 85’e yükselmiş bulunuyordu. Erkek nüfus arasında okur-yazarlık oranı % 93.5 olurken, bu oran kadın nüfus arasında % 80.5’e düşmektedir. İlçede okur-yazar olmayan nüfus içerisinde kadınların payı % 70 iken, erkeklerin oranı % 30 kadardı.

            Araştırma sahasında, sinema ve tiyatro gibi kültür kurumları bulunmamaktadır. İlçe merkezinde, bir radyo istasyonu, haftada bir gün yayınlanan bir mahalli gazete ve bir kütüphane bulunmaktadır. Bunların dışında özellikle yaz mevsiminde düzenlenerek geleneksel kültürün yoğun olarak canlandırıldığı ve yaşatıldığı “Şenlikler”, yaz sezonunda büyük şehirlerden Şebinkarahisar yöresine yönelen nüfusun da katılım ile önemli kültürel faaliyetler haline gelirler (Hacıömer, Toplukonak ve Yeniyol Şenlikleri). Bu şenliklerin, yörenin rekreasyonel amaçlı turizme açılabilmesi açısından büyük bir önemi bulunmaktadır.

a.       Aile Büyüklüğü

Nüfusun sosyal ve ekonomik özelliklerinin belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden biri de aile büyüklüğüdür. Şebinkarahisar Merkez, Saraycık ve Altınçevre Sağlık Ocaklarının kayıtlarına göre, araştırma sahasında 1995 yılı itibariyle  24 858 nüfus yaşıyor ve 4 568 hane bulunuyordu. Bu iki veri birbirine oranlanırsa, ilçenin ortalama aile büyüklüğü 5.4 kişi olarak bulunur. Kuşkusuz bu değer global bir anlam taşımaktadır. Çünkü, Şebinkarahisar İlçesi’nde aile büyüklükleri mahalleden mahalleye, köyden köye önemli değişiklikler göstermektedir.

Araştırma sahası için belirlenen 5.4 dolayındaki ortalama hane halkı sayısı 5.0 olarak hesaplanan Türkiye ortalamasına göre[33] biraz daha yüksektir. Şebinkarahisar çevresinde genel olarak anne, baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile tipi yaygındır. Bu durum özellikle kent merkezinde daha belirgindir. Nitekim, 1995 yılı itibariyle ilçe merkezindeki ortalama hane halkı sayısı 4.6 kadardı[34]. Köylerde ise çocuk sayısının artmasına ve büyükbaba ile büyükannenin de katılmasına bağlı olarak aile büyüklükleri nispeten artmaktadır. Ancak yörede, yetişkin nüfusun göç etmesine bağlı olarak sadece büyükanne ve büyükbabadan oluşan ailelerin sayıca bir hayli fazla olduğu görülmektedir[35].

Şebinkarahisar İlçesi’ndeki kırsal yerleşmelerde aile büyüklüğü ortalaması önemli farklılıklar göstermektedir. Yörenin fazla göç veren köylerinde (Altınova, Alişar, Gürpınar, Yeniyol ve Yeşilyurt gibi), ortalama hane halkı sayısının genel olarak yöre ortalamasının altında olduğu ve bu köylerdeki ailelerinin daha çok yaşlı aile bireylerinden oluştuğu gözlenmektedir. Öte yandan, yöredeki egemen ekonomik faaliyet ve kültürel özelliklerin kalabalık aile yapısını teşvik ettiği dikkati çekmektedir. Gerçekten de, özellikle yaylacılık faaliyetlerine katılan ailelerde daha çok bileşik aile yapısı hüküm sürmektedir. Ekonomik faaliyetlerinin bir gereği olarak bu ailelerde daha fazla işgücüne ihtiyaç duyulmakta, bu da doğumları ve dolayısıyla aile bireyi sayısını arttırıcı bir faktör olmaktadır. Ahırcık (10.1), Dereköy (8.9), Ekecek (8.5), Yumurcaktaş (8.3), Baltaşı (8.3), Çağlayan (8.4), Uğurca (8.9) ve Tokluağıl (8.6), araştırma sahasının aile büyüklüğü en fazla olan köylerdir.

f. Nüfus Yoğunlukları ve Dağılışı

Şebinkarahisar İlçesi’nin yüzölçümü 1 451 km² ve 1997 nüfusu 43 183 olduğuna göre, bu iki rakam birbirine oranlanırsa, ilçenin aritmetik nüfus yoğunluğu km²’ye 30 kişi olarak bulunur. Bu yoğunluk değeri, Giresun İli ortalamasına (km²’ye 73 kişi) ve Türkiye Ortalamasına (km²’ye 82 kişi) göre oldukça düşüktür.

Belli bir bölgedeki nüfusun dağılış düzeni yeryüzü şekilleri ve yükselti, iklim elemanları hidrografik özellikler, litolojik yapı özellikleri, toprak ve bitki örtüsü özellikleri gibi doğal çevre faktörleri yanında, beşerî faktörler yani bizzat insan ve eserleri tarafından belirlenir[36]. Araştırma sahasında da mevcut kır nüfusu bu faktörlerin etkisine bağlı olarak oldukça düzensiz bir dağılım göstermektedir.

Şebinkarahisar yöresi olumsuz doğal çevre koşullarının bir sonucu olarak tarih boyunca, ya da en azından Cumhuriyet Dönemi boyunca seyrek nüfuslu bir saha olarak kalmıştır. Giresun İli’nin yani adını taşıyan dağların güneyinde kalan üç ilçesinin de oldukça düşük nüfus yoğunluklarına sahip olması (Alucra’da 11 kişi, Çamoluk’ta 18 kişi ve Şebinkarahisar’da 30 kişi) bir tesadüf değildir. Bu durum, çok büyük ölçüde, Avutmuş Çayı havzasında hüküm süren olumsuz doğal çevre koşullarından kaynaklanmıştır. Yörede nüfusun dağılış özellikle yükselti faktörünün sıkı etkisi altındadır. Gerçekten de, Şebinkarahisar İlçesi’ndeki nüfusun % 92’den fazlası toplam arazinin % 54’üne tekabül eden 750-1 500 m’ler arasında kalan yükselti basamağında yaşamaktadır[37]. Bu durumda, ilçe arazisinin % 46’sını oluşturan 1 500 m’den yüksek alanlarda nüfusun yalnızca % 8’lik bir kısmı yaşamaktadır. 750-1500 m arasındaki yükselti basamağında nüfus yoğunluğu km² başına 52 kişiyi bulurken, 1500 m’den yüksek alanlarda ise bu yoğunluk değeri km²’ye ancak 5 kişi kadardır. Özellikle kuzeydeki Giresun Dağları ile ilçenin güney ve güneydoğusunda uzanan Sarıçiçek Dağları çevrelerine nüfus yoğunlukları oldukça düşüktür. Bu dağ kütlelerinin arasında kalan ve aşınım yüzeyleri, tepelik alanlar ve vadilerden oluşan depresyon alanı ise orta derecede nüfuslanmış bir saha olarak dikkati çeker.

Nüfus ve arazi ilişkileri açısından aritmetik nüfus yoğunluğu değerinin pratikte fazla bir değeri yoktur. Çünkü, aritmetik nüfus yoğunluğu değeri hesaplanırken nüfus ile geçim kaynakları arasında bir ilişki kurulmadığı gibi, özellikle tarım sektöründe çalışan nüfusun yoğunluk değeri hakkında da bilgi edinmek mümkün olmamaktadır[38]. Bu nedenle, insan-yeryüzü veya insan arazi arasındaki ilişkileri daha doğru yansıtan tarımsal nüfus yoğunluğunun da incelenmesinin yararlı olacağı kanaatindeyiz.

Şebinkarahisar İlçesi’nde ekilen ve dikili olan arazi yüzölçümü yaklaşık 412 km² ve 1997’de geçimini tarımdan sağlayan nüfus da 12 150 olduğuna göre, bu iki veri birbirine oranlandığında, ilçenin tarımsal nüfus yoğunluğu, km²’ye 29.5 kişi olarak bulunur. Kuşkusuz bu rakam oldukça düşük bir değeri ifade etmektedir. Nitekim, 1990 yılı itibariyle Türkiye’de tarımsal nüfus yoğunluğu değeri, km²’ye 88.7 kişidir[39].

Tarımsal yoğunluk değerleri köyler bazında incelendiğinde bazı önemli sonuçlarla karşılaşılır. Yörede, ilçe merkezinden uzakta yer alan ve fazla göç veren köylerde, genel olarak tarımsal yoğunluk değerleri düşük çıkmaktadır. Özellikle dağlık alanlarda yer alan köylerde, çayır ve otlak alanlarının da hesaplamaya dahil edilmesi durumunda tarımsal yoğunluk değerlerinin oldukça düşük olduğu (genellikle km²’ye 20 kişinin altında) gözlenmektedir. Buna karşılık, yörenin merkezi kesiminde yer alan depresyon sahasında bulunan köyler (Ahırcık, Hacıömer ve Yeşilyurt gibi) ise oldukça yüksek tarımsal yoğunluk değerlerine (km²’ye genellikle 100 kişinin üzerinde) sahiptirler.

Sonuç olarak, Şebinkarahisar İlçesi’nin aritmetik ve tarımsal nüfus yoğunlukları genel olarak Giresun İli ve Türkiye ortalamasının altındadır. Bu durum yörenin devamlı nüfus kaybına uğramasının bir sonucudur.

 

 


Harita 2. Şebinkarahisar İlçesi’nin Nüfus Dağılış Haritası

Şebinkarahisar İlçesi’nin aritmetik ve tarımsal nüfus yoğunlukları Giresun İli ve Türkiye ortalamasının altındadır. Bu durum, geçim kaynaklarının kısıtlı olmasına bağlı olarak ilçenin sürekli nüfus kaybına uğramasının bir sonucudur. İstihdam olanaklarının arttırılmasına yönelik tedbirler alınmadığı takdirde, ilçedeki köylerin yakın bir gelecekte çok büyük ölçüde nüfus kaybına uğrayacağını söylemek mümkündür.

SONUÇ

Cumhuriyet Dönemi’nde Şebinkarahisar İlçesi’nin nüfusu, yıldan yıla bazı iniş çıkışlar göstermekle birlikte, giderek artmıştır. Ancak bu artış, hemen tümüyle ilçe merkezinin nüfusunun artmasından kaynaklanmıştır. Buna karşılık, ilçenin kırsal nüfusu özellikle 1970’ten sonra hızlı bir azalma sürecine girmiştir. Buna bağlı olarak da, 1997 yılı itibariyle ilçe köylerinin ortalama nüfus büyüklüğü 221 kişiye kadar düşmüştür. Kırsal nüfusun azalmasına karşılık kentsel nüfusta hızlı bir artışın görülmesi nedeniyle, Şebinkarahisar İlçesi, giderek kentsel nüfusu ağır basan bir yöre haline gelmiştir. Nitekim, 1997 yılı itibariyle ilçe nüfusunun % 75.4’ü kentsel nüfustan oluşuyordu.

Şebinkarahisar İlçesi çok göç veren bir yöredir. Halen Şebinkarahisar doğumlu olup da yöre dışında yaşamakta olan nüfus miktarı 35 000 dolayında olup bu miktar halen sahada yaşamakta olan nüfusun beşte dördünden fazladır. Araştırma sahasından yurt dışına göçler nispeten küçük ölçekli olmuştur. Buna karşılık, yurt içi göçler oldukça önemli boyutlara ulaşmıştır. Yöreden göç edenlerin yaklaşık dörtte üçü İstanbul’a gitmiştir. Bu ilden sonra en fazla tercih edilen iller Kocaeli ve Ankara olmuştur.

Araştırma sahasında, doğum ve ölüm oranları Türkiye ortalamasının oldukça altındadır. Göçler, yöre nüfusunun cinsiyet ve yaş yapısını derinden etkilemiştir. Nitekim, fazla göç veren kırsal yerleşmelerin nüfuslarında kadın nüfus fazlalığı, nispeten göç alan bir merkez durumunda olan Şebinkarahisar kentinin nüfusunda ise belirgin bir erkek nüfus fazlalığı ortaya çıkmıştır. Genel olarak üçgene benzer bir şekle sahip olan ilçenin nüfus piramidinde doğum oranlarının giderek azaldığı görülmektedir. Bu piramitte 20-55 yaş grupları arasında bir daralmanın, daha ileri gruplarda ise bir genişlemenin meydana gelmesi, yöreden kaynaklanan göç olaylarına daha çok yetişkin nüfusun katıldığını göstermektedir. Yöre nüfusunda % 53.9 olan potansiyel bağımlılık oranı, Türkiye ortalamasının altındadır. Ancak, yörede çok sayıda nüfusun işsiz ve gizli işsiz durumunda olması nedeniyle, yöre nüfusu için belirlenen bu potansiyel bağımlılık oranı gerçeği yansıtmaz. Bu nedenle, yörede istihdam olanaklarının arttırılmasına yönelik tedbirlerin acilen alınması gerekmektedir.

Şebinkarahisar İlçesi’nde okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasına yakındır. İlçede eğitim açısından en önemli sorun, yerleşmelerin parçalı ve dağınık olması yanında yörede hüküm süren olumsuz kış şartlarının ulaşımda aksamalara yol açması dolayısıyla taşımalı sistemde karşılaşılan güçlüklerdir. Kanaatimizce sorunun en rasyonel çözüm yolu, yatılı bölge okullarının kurulmasıdır.

İlçede 5.4 olarak belirlenen ortalama hane halkı sayısı Türkiye ortalamasının biraz üzerindedir. Ancak, köyler düzeyinde ele alındığında, ortalama aile büyüklüğünün önemli değişiklikler gösterdiği dikkati çeker. Nitekim, fazla göç veren köylerde ortalama hane halkı sayısı ilçe ortalamasının altında iken, hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu köylerde ise bu sayı ilçe ortalamasının üstüne çıkmaktadır. Şebinkarahisar’da genel olarak çekirdek aile tipi hakimdir. Ancak yörede, yetişkin nüfusun göç etmesine bağlı olarak yalnızca büyükanne ve büyükbabadan oluşan ailelerin oldukça fazla sayıda olduğu gözlenmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİBLİYOGRAFYA 

BAŞIBÜYÜK, A., Suşehri Havzasının Coğrafi Etüdü. Atatürk Üniv. Sosyal Bil. Enst. Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Anabilim Dalı, Basılmamış Doktora Tezi, Erzurum.

BEKDEMİR, Ü., 1996, Ulaşım Coğrafyası Açısından Bir Araştırma: Giresun Limanı ve Hinterlandı. Atatürk Üniv. Sosyal Bil. Enst. Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Erzurum.  

BİLGİLİ A.S. 1989, XVI. Asırda Karahisar-ı Şarki Kazası. Marmara Üniv. Sos. Bil. Enst. Tarih Bölümü, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı, Basılmamış Yüksek Lisan Tezi, İstanbul.

CUİNET, V., 1892, La Turkuie d’Asie, cilt 1, Paris.

DARKOT, B., Karahisar Maddesi, İslam Ansiklopedisi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul.

DİE, 1990 Genel Nüfus Sayımı, Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri, Giresun.

DİE, 1997 Genel Nüfus Tespiti, İdari Bölünüş, Ankara.

DİE, Türkiye İstatistik Yıllığı, 1993,

DOĞANAY, H., 1991, “Türkiye’de İç Göçler ve Başlıca Sonuçları”. Atatürk Üniv. Kazım Karabekir Eğt. Fak. Dergisi, sayı 2, Erzurum.

EMİROĞLU M., 1984, “Bolu Yöresi Yer Adları”. Türk Yer Adları Sempozyumu Bildirileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Seminer Kongre Bildirileri Dizisi, 60,17, Ankara.

EVLİYA ÇELEBİ, Seyahatname, Üçdal Neşriyat Yayını, cilt 1-2, İstanbul.

GÖNEY, S., 1976, Adana Ovaları I. İstanbul üniv. Yay. No. 2162, Coğrafya Enst. Yay. No. 88, İstanbul.

GÜNER, İ., 1997, Bodrum ve Milas Yörelerinin Coğrafi Etüdü. Atatürk üniv. Yay. No. 838, Kazım Karabekir Eğitim Fak. Yay. No. 77, Araştırma Serisi No. 18, Erzurum.

KOCA, H., 1994, Erdemli İlçesi’nin Beşeri ve Ekonomik Coğrafyası. Atatürk Üniv. Sos. Bil. Enst. Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Erzurum.

Köy Envanter Etüdü, 28, Giresun.

NADAROĞLU, N., 1986, Mahalli İdareler (3. Baskı), Beta Basım Yay. Dağ. İstanbul.

ÖZAV, L., 1996, Simav Depresyonu ve Çevresinin Coğrafi Etüdü. Atatürk Üniv. Yay. No: 813, Kazım Karabekir Eğitim Fak. Yay. No. 64, Araştırma Serisi no. 10, Erzurum.

ÖZÇAĞLAR,A.-KASARCI, R., 1996, “Türkiye’de Hanehalkı Sayılarının Coğrafi Dağılış ve Kır Kesimi Hanehalkı Sayısının Ekonomik Faaliyetlere Göre Ayrımı”. A.Ü. Türkiye Coğrafyası Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, sayı 5, Ankara.

ÖZGÜR, M., 1994, “Türkiye’deki İç Göçlerde Ankara İlinin Yeri”. Ankara Üniv. Türkiye Coğrafyası Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, Ankara.

ŞEMSETTİN SAMİ, 1314, Kamus’ül-Alâm, cilt 5, İstanbul.

TANDOĞAN, A., 1989, “Türkiye Nüfus Hareketlerinde İstanbul’un Yeri”. Atatürk Kül. Ve Dil ve Tar. Yük. Kurumu, Coğrafya Araştırmaları Dergisi, Cilt 1, Sayı 1, s. 135-141, Ankara.

TANDOĞAN, A., 1989, 1975-1980 Döneminde İller Arası Göçler, KTÜ İktisadi ve İdari Bil. Fak. Yay. 141, 5, Trabzon.

TANDOĞAN, A., 1994, Türkiye Nüfusu. KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fak., Eser Ofset Matbaacılık, Trabzon.

TANOĞLU, A., 1969, Nüfus ve Yerleşme. İstanbul Üinv. Yay. No. 1183, Edebiyat Fak. Coğrafya Enst. Neşriyatı No: 45, İstanbul.

TÜMERTEKİN, E., 1977, Türkiye Beşeri Coğrafyası M.E. Bakanlığı yay. No. 2982, Bilim ve Kültür Eserleri Dizisi no. 877, Eğitim Dizisi no. 10, Ankara.

TÜMERTEKİN, E., 1994, Beşeri Coğrafya. Okan Yayıncılık, Esenler Matbaası, İstanbul.

YAZICI, H., 1995, Şehir Coğrafyası Açısından Bir İnceleme: Bayburt. Türk Coğrafyası Dergisi, sayı 30, İstanbul.

YÜRÜDÜR, E., 1998, Şebinkarahisar ve Çevresinin Coğrafi Etüdü. Atatürk Üniv. Sosyal                                                                    Bilimler Enst. Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı, Basılmamış Doktora Tezi, Erzurum.



* Atatürk Üniversitesi

[1] YÜRÜDÜR, E., 1998, Şebinkarahisar ve Çevresi’nin Coğrafi Etüdü. Atatürk Üniv. Sos. Bil. Enst. Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı, Basılmamış Doktora Tezi, Erzurum, s. 4,

[2] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 346,

[3] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 4-5,

[4] TANOĞLU, A., 1969, Nüfus ve Yerleşme. İstanbul Üniv. Yay. No: 1183, Edebiyat Fak. Coğrafya Enst. Neşriyatı No: 45, İstanbul, s. 31,

[5] BİLGİLİ, A. S., 1989, XVI. Asırda Karahisar-ı Şarki Kazası. Marmara Üniv. Sos. Bil. Enst. Tarih Bölümü, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, s. 18-19,

[6] EMİROĞLU, M., 1984, “Bolu Yöresi Yer Adları”. Türk Yer Adları Sempozyumu Bildirileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Folklor Araş. Dairesi, Seminer Kongre Bildirileri Dizisi, 60,17, Ankara, s. 186,

[7] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e.,s. 147,

[8] BİLGİLİ, A.S., 1989, a.g.e., s. 164-168,

[9] EVLİYA ÇELEBİ, Seyahatname, Üçdal Neşriyat Yayını, cilt 1-2, İstanbul, s. 677-680,

[10] DARKOT, B., Karahisar Maddesi, İslam Ansiklopedisi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, s. 281,

[11] ŞEMSETTİN, SAMİ, 1314, Kamus’ül-Alam, cilt 5, İstanbul, s. 3625,

[12] CUİNET, V., 1892, La Turkuie, d’Asie, Cilt 1, Paris, s. 779-791,

[13] ÖZAV, L., 1996, Simav Depresyonu ve Çevresinin Coğrafi Etüdü, Atatürk Üniv. Yay. No:64, Araştırma Serisi, no: 10, Erzurum, s. 60,

[14] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 152,

[15] DOĞANAY, H., 1997, Türkiye Beşeri Coğrafyası. M.E. Bakanlığı Yay. No: 2982, Bilim ve Kültür Eserleri Dizisi., No: 877, Eğitim Dizisi, No: 10,

[16] ÖZGÜR, M. 1994, “Türkiye’deki İç Göçlerde Ankara İlinin Yeri”. Ankara Üniv. Türkiye Coğrafyası Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, 4, Ankara, s. 63,

[17] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e.,s. 155,

[18] TANDOĞAN, A., 1994, Türkiye Nüfusu. Karadeniz Teknik Üniv. İktisadi ve İdari Bil. Fak., Eser Ofset Matbaacılık, Trabzon, s. 7,

[19] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 169,

[20] TÜMERÜTEKİN, E., 1994, Beşeri Coğrafya. Okan Yayıncılık, Esenler Matbaası, İstanbul, s. 122-123,

[21] DOĞANAY, H., 1991, “Türkiye’de İç Göçler ve Başlıca Sonuçları”, Atatürk Üniv. Kazım Karabekir Eğt. Fak. Dergisi, sayı 2, Erzurum, s. 134,

[22] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 173,

[23] Köy Envanter Etüdü, 28, Giresun, s. 39,

[24] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e, s. 177,

[25] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 177,

[26] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 177,

[27] TANDOĞAN, A., 1989, 1975-1980 Döneminde İller Arası Göçler. KTÜ İktisadi ve İdari Bil. Fak. Yay., 141, 5, Trabzon, s. 14,

[28] TÜMERTEKİN, E., 1994, a.g.e., s. 185, 

[29] TANDOĞAN, A., 1994, a.g.e., s. 57,

[30] TÜMERTEKİN, E., 1994, a.g.e., s. 172,

[31] TANDOĞAN, A., 1994,a.g.e., s. 65,

[32] DİE, 1990 Genel Nüfus Sayımı, Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri, Giresun, s. 61,

[33] DİE Türkiye İstatistik Yıllığı, 1993, s. 92’den yararlanılarak hesaplanmıştır.

[34] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 204,

[35] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 204,

[36] DOĞANAY, H., 1994, a.g.e., s. 210-213,

[37] YÜRÜDÜR, E., 1998, a.g.e., s. 212,

[38] GÖNEY, S., 1976, Adana Ovaları I. İstanbul Üniv. Yay. No: 2162, Coğrafya Enst. Yay. No: 88, İstanbul, s. 109,

[39]DOĞANAY, H., 1994, a.g.e., s. 208,


Tür : Diğer Tarih : 13.07.2006
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this