ŞEBİNKARAHİSARLILARIN SAHİP OLDUKLARI TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLERİN DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

Anasayfa » Bilimsel Bildiriler » ŞEBİNKARAHİSARLILARIN SAHİP OLDUKLARI TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLERİN DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ
share on facebook  tweet  share on google  print  

ŞEBİNKARAHİSARLILARIN SAHİP OLDUKLARI TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLERİN DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

"Bilimsel Bildiriler" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

 

                                                           Bünyamin ÇETİNKAYA*

 

ÖZET

            Bu araştırmada Şebinkarahisarlıların sahip oldukları tarihi ve kültürel eserlerin farkında oluş düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca, Şebinkarahisarlıların sahip oldukları tarihi ve kültürel eserlere ilişkin ilgi ve bilgi düzeylerinin, bu bilgilerinin kaynaklarının,  ilçeleri ile ilgili olarak kendilerini üzen durumların ve İlçelerinin tarihi ve kültürel özelliklerinin psikolojilerine nasıl yansıdığının belirlenmesi alt amaçlar olarak ele alınmıştır. Araştırmanın örneklemini  Şebinkarahisarlı olan ve Şebinkarahisar’da yaşayan 17-70 yaş arası lise düzeyinde öğrenim gören (366 kişi) ve en az ilkokul mezunu olan sivil halktan (En az ilkokul mezunu 270 kişi) oluşan toplam 636 kişi oluşturmuştur. Bu kişiler tesadüfi olarak belirlenmiş, eğitim durumu, meslek grubu, yaş ve cinsiyet gibi belirleyici herhangi bir kıstas alınmamıştır. Ancak araştırma sonuçlarının evreni temsil edebilmesi bakımından uygulamada her yaş ve cinsiyetten ve her mahalleden bireylerin katılımına dikkat edilmiştir. Veriler hazırlanan bir anket aracılığıyla toplanmış, sayı ve yüzdeler elde edilmiştir. Sonuç olarak bulgular yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.

            GİRİŞ

            Toplum; sınırları belli bir doğal çevrede ortak amaçlar için bir araya gelen,  birbiri ile kurallaşmış ilişki, işbirliği ve dayanışma içinde olan insanlardan oluşur.Bu insanları bir araya getiren soy, kültür ve iş bağları faktörleri vardır (Başaran, s.48). Bu faktörleri bünyesinde barındıran insanlar topluluğunun yani toplumun süreç içerisinde oluşmuş bir yaşanmışı bir tarihi vardır. Dolayısıyla bu tarihleri onların birlikteliğinin devamı bakımından bugünlerine ve geleceklerine de yansımaktadır.

            İnsanların tarih ve kültür bilinci yaşamlarının farkına varmaları ile birlikte, yaşadıkları çevre ve toplumun büyük etkisi ile oluşmakta ve gelişmektedir. Tarih; bir zaman birimi iken, kültür; bu zaman birimi içerisinde oluşan maddi ve manevi bir değerler bütünü olarak karşımıza çıkmaktadır.

            Her insanın hasret duyarak sözünü ettiği geçmiş insanın yaratılışından bugüne kadar ki zamanın bir parçasıdır. Bu, insanın zihninde var olan “subjektif geçmiş”tir. Böylece bilmediğimiz veya benimsemediğimiz bir tarih bizim için geçmiş (mazi) olamaz (Güngör, s.61). Buna göre tarih’ in geçmişte yaşanmış ve bugün farkında olunan ve bilinen değerler bütünü olduğunu  söyleyebiliriz. Geçmişte yaşanmış olayların bizim mazimiz olabilmesi için bunları etraflıca araştırmamız ve iyisiyle kötüsüyle kabul etmemiz gerekir.

Güngör (1990)’e göre saadeti tarihte arayanların dayandığı çok kuvvetli bir temel vardır; Tarihimizin büyüklüğü ve zenginliği (s.62). Tarihimizin büyüklüğü bizim için hem kuvvet, hem zaaf olmaktadır (s.64). Tarih şuurumuz sayesinde arkamızda sonsuz bir geçmişin bulunduğunu ve önümüzde sonsuz bir geleceğin bulunabileceğini düşünüyor, bu düşüncenin verdiği azim ve metanet içinde hareket ediyoruz. Kısacası “büyük bir tarih, büyük bir milli şahsiyet” anlamına gelmektedir (s.65). Bunlara bakarak tarih şuurunun, tarihinde büyük başarılar bulunan milletlere büyük bir destekleyici güç olduğunu ve olumsuz şartlar altında dahi olumlu psikolojik düşünme ortamı sağladığını söylemek mümkündür. Ancak yine tekrar edilmelidir ki bu güç ve desteğe sahip olmak, tarih şuuruna sahip olmakla mümkün olacaktır.

Sosyal olayların ve müesseselerin çoğunlukla insan hayatını aşan bir tarihleri vardır; bu yüzden daha iyi bir perspektif kazanmak isteyenler, kendi tecrübelerinin sınırlarını aşıp daha geriye gitmek, “tarihe eğilmek” zorundadırlar. Gerçekten, bir şeyin izahını yapmak her şeyden önce onun tarihine bakmak demektir (Güngör, s.73) Tarihi değerlendirirken yaşanan olayları yaşandığı zamanın şartları içerisinde değerlendirip yorumlamak ve bugün yaşadıklarımızla mukayesesini buna göre yapmak gerekir.

Bir topluluğa ait sosyal davranış ve teknik kuruluşlar “kültür” ü meydana getirmektedir. Her topluluk bir kültür sahibidir; diğer bir deyişle, her kültür ayrı bir topluluğu temsil etmektedir. Bir kültürün varlığı bir milletin mevcudiyetini gösterir (Kafesoğlu, s.16). Millet-kültür, kültür-millet ilişkisi bu kadar iç içe girmiş iken kültür kavramı üzerinde biraz daha durmak gereği ortaya çıkmaktadır.

Güngör (1990), kültürü bir inançlar, bilgiler, his ve heyecanlar bütünü olarak tanımlar ve “kültür maddi değildir” der. Güngör’e göre bu manevi bütün, uygulama halinde maddi formlara bürünür (s.15). Bilgiseven (1982)’ e göre ise kültür; insanın insan tarafından tesis edilmiş ve yaratılmış olan çevresini ifade eder. Maddi ve manevi iki boyutu vardır. Bazı sosyologların aynı zamanda medeniyet ismini verdikleri kültür, yapılarımız, tekniklerimiz, yollarımız gibi gözle görülür maddi unsurlardan ibaret ve kendi eserimiz olan çevre şartlarımızdır. Gökalp medeniyetin beynelmilel olduğunu, çünkü milletler arasında alınıp verilebildiğini ifade etmektedir. Buna mukabil manevi kültür (hars) bir milleti millet yapan ve onun öz şahsiyetini belirleyen moral unsurlardan yani örfler, adetler, kollektif davranışlar ve kollektif tutumlardan meydana gelen kültür bölümüdür (s.17). Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz; toplumları oluşturan fertler millet olabilmek istiyorlarsa Gökalp’ in tanımladığı manevi kültürlerini iyi bilmek zorundadırlar. Aksi taktirde manevi kültürlerini iyi bilmeyen toplumlar sağlam temeller üzerinde duran, uzun süreli ve dayanıklı bir millet olma özelliğini yitirecektir. Bundan dolayı her millet kendilerine has yöntem ve tekniklerle bir takım özellik ve değerlerini yeni nesillerine aktararak her manada kendi devamlarını sağlamak durumundadır. Bilgiseven (1982) bu konuda; her cemiyet terbiye, taklit ve telkin vetireleri ile kendi kültürel taleplerine, kendi doğru ve yanlış standartlarına, örflerine, müesseselerine ve kıymet hükümlerine uygun düşen davranışları benimsetmek suretiyle alaka ve tutumlarını belirli bir tarzda geliştirdiği bir fert tipi yaratır (s.150), demektedir.

YÖNTEM

            Araştırma, Şebinkarahisar’da yaşayan ve Şebinkarahisarlı olan toplam 636 kişi üzerinde yapılmıştır. Bu kişilerin 366’sı lise öğrencilerinden, 270’ i ise en az ilkokul mezunu yetişkinlerden oluşmaktadır.

            Araştırmada bilgiler 9’ u kapalı uçlu, 1’i ise açık uçlu olmak üzere 10 temel sorudan oluşan bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Açık uçlu olarak sorulan soruya kişilerin verdikleri cevaplar tek tek değerlendirilip tablo bir de verilen seçeneklere uygun düşen hanede işaretlenmiştir. Kişilerin anket sorularına verdikleri cevapların sayı ve yüzdeleri belirlenerek tablolar haline getirilmiştir. Yüzdelik puanların gösterdiği doğrultuda bulgular yorumlanmıştır.

 

 

 

 

BULGULAR VE YORUM

 

Tablo 1. Şebinkarahisarlıların Şehrin kuruluşundan itibaren bu güne kadar ki tarihi geçmişini ve yaşanmış bazı önemli olayları

bilip bilmediklerine ilişkin dağılımları

 

Seçenekler

n

%

İyi derecede biliyor

45

7

Kısmen biliyor

168

26

Çok az biliyor

96

15

Hiç bilmiyor

327

52

                                       Toplam

636

100

 

                Tablo 1’ e bakıldığında, şehrin kuruluşundan bu güne kadar ki tarihi geçmişi ve yaşanmış bazı önemli olayları Şebinkarahisarlıların % 7’sinin iyi derecede, % 26’sının kısmen, % 15’inin çok az bildikleri ve % 52’sinin ise hiç bilmedikleri görülmektedir.  

            Tablo verileri incelendiğinde; tablo verileri yarı yarıya bir değer ortaya koyuyor ve pek olumsuz bir durum sergilemiyor gibi görülse de Şebinkarahisar,  M.Ö. 3000 yıllarına uzanan köklü bir tarihi olan, M.Ö. 1341 de Etiler sınırlarına giren ve o günden beri tarihi incelenen, Etiler ile başlayıp (M.Ö. Etiler, Amazonlar, Kimriler, Medler, Persler, Pontuslar’ a, M.S. ise Romalılar, Bizanslılar, Danişmentler, Bizanslılar, Mengüçler, Selçukiler, Tradom Krallığı, İlhanlılar, Eratna Oğulları, Kadı Burhanettin, Osman Oğulları, Akkoyunlular, Osman oğulları ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti) Türkiye Cumhuriyetine kadar toplam 19 kez farklı devletin sınırlarına katılan (Okutan, s.226) önemli bir yerleşim yeridir. 1473’te Fatih Sultan Mehmet’ in fetih sonrası üç gün kaldığı ve adına cami yaptırdığı, 1558’te sancak olan, 1647’de Evliya Çelebinin üç gün kalıp kaleme aldığı, 11 ekim 1924’te M. K. Atatürk’ün bir gün kaldığı, 1878,1915 ve 1961’de üç büyük yangın ve 1939 depremini geçiren ve 1933’te ilçe olan Şebinkarahisar’ın daha bir çok önemli durumuyla olağanüstü bir tarihçesi görülmektedir. Buna göre, böyle bir geçmişe sahip bir şehrin insanlarından bu geçmişlerine daha fazla sahip çıkmaları beklenebilir.    

 

Tablo 2.  Şebinkarahisarlıların Şehir kalesinin Bizanslılardan fethediliş öyküsünü bilip bilmediklerine ilişkin dağılımları

 

Seçenekler

n

%

Biliyor

234

37

Bilmiyor

402

63

                                       Toplam

636

100

 

Tablo 2’ye bakıldığında, Şebinkarahisar Kalesinin Bizanslılardan fethediliş öyküsünü Şebinkarahisarlıların %37’sinin bildiği, % 63’ünün ise bilmediği görülmektedir.

Tablo verileri incelendiğinde; Şebinkarahisar Kalesinin fethinin % 63’lük bir oranla bilinmemesi; uzun bir geçmişi olan ve bir milletin pratik zekasını, dehasını ortaya koyan, söylenti bile olsa o millete dahil insanların gurur duymasına vesile olabilecek derecede önemli bir olayın Şebinkarahisarlılarca pek dikkate alınmadığı ve bilenler tarafından bilmeyenlere aktarılmadığını göstermektedir. 

Tablo 3. Şebinkarahisarlıların kendi bölgelerindeki tarihi ve kültürel eserler hakkındaki bilgilerini nasıl ve nereden edindiklerine ilişkin dağılımları

 

Seçenekler

n

%

Kulaktan dolma bilgiler

86

40

Aile büyüklerinden

36

17

Okul öğretmenlerinden

36

17

Kendi çabalarıyla ulaştıkları kaynak kitaplardan

38

18

Konferans, sempozyum gibi kültürel faaliyetlerden

17

8

                                       Toplam

213

100

 

Tablo 3’e bakıldığında, Şebinkarahisarlıların ilçelerindeki tarihi ve kültürel eserler hakkındaki bilgilerini % 40’ının kulaktan dolma edindiği, % 17’sinin aile büyüklerinden, % 17’sinin okul öğretmenlerinden, % 18’inin kendi çabalarıyla ulaştıkları kaynak kitaplardan ve % 8’inin ise konferans ve sempozyum türü kültürel faaliyetlerden edindikleri görülmektedir.

            Tablo verileri incelendiğinde; bilgilerin yarıdan çoğunun (%57) eş dost sohbetlerinden kulağa gelen ve aile büyüklerinin anlattıklarından edinilen bilgiler olduğu, yarıya yakınının ise (%43) daha derli toplu ve sağlıklı kaynaklardan edinildiğini söyleyebiliriz. Bu bulgular Şebinkarahisarlıların ilçelerindeki tarihi ve kültürel eserler hakkında bilgi edinebilmek için kısmen de olsa çaba harcadıklarını göstermektedir.

Tablo 4. Şebinkarahisarlıların kendi bölgelerindeki tarihi ve kültürel eserler hakkındaki bilgi eksikliğini nelere bağladıklarına ilişkin

düşüncelerinin dağılımları

 

Seçenekler

n

%

Kendi ilgisizliğimden

123

38

Kaynak kitaplara ulaşamayışımdan

124

38

Kültürel faaliyetlerin yetersiz oluşundan

80

24

                                      Toplam

327

100

 

Tablo 4’e bakıldığında, Şebinkarahisarlıların ilçelerindeki tarihi ve kültürel eserler hakkındaki bilgi eksikliğini % 38’inin kendi ilgisizliğine yine % 38’inin kaynak kitaplara ulaşamayışına ve % 24’ünün ise bu bilgileri kendilerine sağlayacak kültürel faaliyetlerin yetersizliğine bağladıkları görülmektedir.

Tablo verileri incelendiğinde; Tarihi ve kültürel eserler hakkındaki bilgi eksikliğinin bireylerin bu anlamda ilgisiz oluşlarını, bunun dışında kalanların ise bu bilgilere ulaşamadıklarını ifade ettiklerini görüyoruz. Bu da kendilerinin hazır ve emeksiz bilgi arzuladıkları anlamında yorumlanabilir.

Tablo 5.  Şebinkarahisar’da bulunan tarihi ve kültürel eserlerin yeni nesillere tanıtımı ve bilgilendirilmesi ile korunması ve ziyaret edilmesi konusunda  Şebinkarahisarlıların gerekli itinayı gösterip göstermediklerine ilişkin düşüncelerinin dağılımları

 

Seçenekler

n

%

Büyük ölçüde gösteriyorlar

39

6

Kısmen gösteriyorlar

87

14

Çok yetersiz düzeyde gösteriyorlar

216

34

Hiç göstermiyorlar

294

46

                                      Toplam

636

100

 

            Tablo 5’e bakıldığında, tarihi ve kültürel eserlerin yeni nesillere tanıtımı-bilgilendirilmesi, korunması ve ziyaret edilmesi konusunda gerekli itinayı Şebinkarahisarlıların % 6’sının büyük ölçüde, % 14’ünün kısmen ve % 34’ünün yetersiz düzeyde gösterdikleri, % 46’sının ise hiç göstermedikleri görülmektedir.

            Tablo verileri incelendiğinde; Şebinkarahisar halkının % 46’ya varan olumsuz göstergesi ve % 34’lük oranda yetersiz tutumu ilçedeki tarihi ve kültürel eserlerin durumu hakkında bizleri düşünmeye sevk etmektedir. Buna göre; “tarihi ve kültürel varlıklar bir milletin öz varlıkları ve değerleridir ve onları korumak ve yaşatmak görevi de öncelikle milletin kendisinin olmalıdır”, düşüncesine uzak kaldıklarını söyleyebiliriz.

 

Tablo 6. Şebinkarahisarlıların yörelerinde var olan tarihi ve kültürel varlıkların kendilerinde farklı bir duygulanım sağlayıp sağlamadığına ilişkin düşüncelerinin dağılımları

 

Seçenekler

N

%

Farklı bir duygulanım sağlamıyor

60

8

Varlıkları beni mutlu ediyor

285

43

Atalarıma hayranlığımı artırıyor

117

18

Kendimi şanslı, ayrıcalıklı ve önemli hissettiriyor

87

13

Şebinkarahisar’ı çok önemli ve değerli hissettiriyor

117

18

                                    Toplam

666

100

 

Tablo 6’ya bakıldığında, yörelerinde bulunan tarihi ve kültürel varlıkların Şebinkarahisarlıların % 8’inde farklı bir duygulanım sağlamadığı, % 43’ünün eserlerin varlıklarından dolayı kendini mutlu hissettiği, % 18’inin eserlerin atalarına hayranlığını artırdığı, %13’ünün kendini şanslı, ayrıcalıklı ve önemli hissettiği ve % 18’inde ise ilçelerinin çok önemli ve değerli olduğu hissi uyandırdığı görülmektedir.

            Tablo verileri incelendiğinde; Şebinkarahisarlıların % 92’sinin tarihi ve kültürel varlıkları nedeniyle Şebinkarahisar da yaşamaktan dolayı kendilerini daha moralli, saygın ve değerli hissettiklerini, şehirlerindeki tarihi ve kültürel varlıkların bir ayrıcalık unsuru olduğunu düşündüklerini söyleyebiliriz. Halkın % 8’lik bir kısmının ise tarihi ve kültürel eserlerin kendilerinde artı yönde bir moral takviyesi, psikolojik bir destek ve değişik duygulanım yaratmadığını ifade ettiklerinden, bu kesimin tarih ve kültür konusunda bireysel olarak duyarsız ve bu alanda ilgisiz olduklarını söyleyebiliriz.

Tablo 7.  Şebinkarahisarlıların  şehirleri ile ilgili olarak kendilerini     zaman zaman üzen faktörlere ilişkin düşüncelerinin dağılımları

 

Seçenekler

N

%

İlçeye hükümetler tarafından gereken ilginin gösterilmemesi

333

20

Şebinkarahisar’ın il yapılmaması

366

22

Resmi kurumların tarihi ve kültürel eserlere gerekli itinayı göstermemesi

261

16

Halkın tarihi ve kültürel eserlere gerekli itinayı göstermemesi

183

11

Şebinkarahisar tarihinin halk tarafından yeterince bilinmemesi

123

8

Camii ve türbelerin yeterince ziyaret edilmemesi

111

7

Yeni nesillere ilçemizin tarihi ve kültürel değerini anlatıp aktaramamaları

135

8

Yeni nesillerin tarihi ve kültürel değerlerine önem verip sahip çıkmamaları

126

8

                                       Toplam

1658

100

            Tablo 7’ye bakıldığında, şehirleri ile ilgili olarak kendilerini zaman zaman üzen faktörler sorulduğunda Şebinkarahisarlıların %20’sinin ilçeye hükümetler tarafından gereken ilginin gösterilmeyişine, % 22’sinin ilçelerinin il yapılmayışına, % 16’sının resmi kurumların tarihi ve kültürel eserlere gereken itinayı göstermeyişine, % 11’inin halkın tarihi ve kültürel eserlere gereken itinayı göstermeyişine, % 8’inin Şebinkarahisar tarihinin halk tarafından yeterince bilinmeyişine, % 7’sinin cami ve türbelerin yeterince ziyaret edilmeyişine, % 8’inin yeni nesillere ilçenin tarihi ve kültürel değerini yeterince anlatamayışlarına ve % 8’inin ise yeni nesillerin tarihi ve kültürel eserlere önem verip sahip çıkmayışlarına üzüldükleri görülmektedir.

            Tablo verileri incelendiğinde; ağırlıklı olarak göze çarpan faktörün Şebinkarahisar’ın il yapılmayışı(%22) ve ilçeye hükümetler tarafından gereken ilginin gösterilmeyişi (%20) olduğu söylenebilir. İl olma isteğini gerçekleştirebilecek kurumun hükümetler olması bizi her iki faktörün aynı temel düşünceyle belirtilmiş olabileceği olgusuna götürmektedir.

            Tablo 7 de görüldüğü gibi tabloda yer alan seçeneklerin ankete katılan 636 kişi tarafından işaretlenme toplamının 1658’e ulaşması, bize ankete katılan bazı katılımcıların birden çok konuya hassas olduklarını göstermektedir. Buna göre, Şebinkarahisarlılarda mutsuzluk yaratan faktörlerin üçünün (toplam %58) hükümet ve resmi kuruluşlardan kaynaklanan üzüntü nedenleri, diğer beşinin ise (toplam % 42) halkın kendi ilgisizlik ve bilgisizliğinden kaynaklanan üzüntü nedenleri olduğu söylenebilir.    

Tablo 8. Şebinkarahisarlıların yörelerinde bulunan türbeleri ziyaretlerindeki amaçlarının belirlenmesine ilişkin

düşüncelerinin dağılımları

                              

Seçenekler

N

%

Merak ettiklerinden

396

62

Dine göre sevap olduğunu düşündüklerinden

150

24

Dilekte bulunup sıkıntılarından kurtulmak istediklerinden

33

5

Kendilerini rahatlattığına inandıklarından

57

9

                                       Toplam

636

100

                Tablo 8’ e bakıldığında, türbeleri ziyaret eden Şebinkarahisarlıların % 62’ sinin  türbeleri merak ettikleri için, % 24’ ünün dine göre sevap olduğuna inandıkları için, % 5’ inin dilekte bulunup sıkıntılarından kurtulmak için ve % 9’ unun ise türbe ziyaretlerinin kendilerini rahatlattığına inandıkları için türbe ziyareti yaptıkları görülmektedir.

            Tablo verileri incelendiğinde; türbe ziyareti yapan Şebinkarahisarlıların yarıdan çoğunun (%62) bu ziyaretlerini merak nedeniyle yapmalarının nedeninin, dini inançlarının kuvvetli oluşu ve bunun etkisiyle geçmiş zamanlarda yaşamış dini yönü kuvvetli kişilerin mezarlarını görmek istemeleri olduğunu söyleyebiliriz. Diğer türbe ziyaret nedeni olan seçeneklerde de esas etkenin dini inançların etkisiyle oluşan inanmalar olduğu görülmektedir.    

Tablo 9’a bakıldığında, Şebinkarahisar da bulunan 15 tarihi eserden Şebinkarahisarlıların haberdar olup olmadıkları, bu eserleri ziyaret durumları ve bu eserlere ilişkin bilgi düzeyleri açıkça görülmektedir. Genel olarak tablo verilerine baktığımızda, şehir merkezi dışında bulunan Pertevniyal çeşmelerinden(%21), Şaplıca kilisesinden (%31) ve Licese kilisesinden (%40) haberdar oluş düzeyleri oldukça düşük görülmektedir. Bunun yanı sıra dikkati çeken diğer bulgular ise şehir merkezinde bulunduğu halde Taş Mescid’den (%24), Fahreddin Behramşah Camiinden (%44), Kurşunlu hamamından (%52), Tamzara Camiinden (%58) ve Kadıoğlu Camiinden (%66) oranlarında haberdar olunduğu görülmektedir. Bazı değerler yarıdan fazla olsa da insan yaşamının geçtiği küçük yerleşim birimlerinde bulunan yüzyıllarca yıl eskitmiş tarihi yapıların belki de sıkça görüldüğü halde bilinmeyişi bakımından önemli bir bulgudur.

            Tabloda yer alan eserlerin haberdar oluş düzeylerine göre ziyaret edilme durumları normal görünürken bazı eserlerin örneğin Şebinkarahisar Kalesinin, haberdar olan kişilerden %16 sı tarafından ziyaret edilmemesi bu kişilerin ilgisizliğine bağlanmaktadır.

            Şebinkarahisar’daki tarihi ve kültürel varlığından haberdar olan kimselerin bu eserlerin tarihçeleri hakkında bilgi sahibi olma düzeyleri %5-%25 arasında iken, bilgi sahibi olmama düzeyleri %75-%95 arasında değişmektedir. Tarihi eserlerden hakkında en çok bilgi sahibi olunanların Fatih Camii (%25), Şebinkarahisar Kalesi (%22) ve Taş Mescit oldukları ve bu oranlarında çok yeterli olmadıkları görülmektedir. 

Tablo 10’a bakıldığında ise, Şebinkarahisarlıların türbelerden genel olarak %13-%38 düzeyinde haberdar oldukları, haberdar olanların bu türbeleri %32-%75 düzeyinde ziyaret ettikleri ve %0-%12 düzeyinde bu türbeler hakkında bilgi sahibi oldukları görülmektedir.

            Tablo verileri incelendiğinde; Şeyh Süleyman Türbesi haberdar olunuş düzeyi (%38), ziyaret edilme sıklığı (%75) ve bilgi sahibi olunma düzeyi (%12) bakımından türbeler içinde en dikkati çeken olarak görülmektedir. Bunun nedeni olarak bu türbenin Avutmuş mezarlığında bulunması ve halkın cenazeleri ve bayram günleri nedeniyle mezarlığı her ziyaretlerinde bu türbeyi görmeleri olarak açıklanabilir.

SONUÇ

Şebinkarahisarlıların sahip oldukları tarihi ve kültürel eserlerin farkında oluş düzeylerinin incelendiği bu araştırmada halkın genel olarak tarihi ve kültürel eserlerden haberdar oldukları ancak ziyaret etme, haklarında bilgi edinme ve koruma ve tanıtma konularında yetersiz kaldıkları, buna rağmen ilçelerinde ki tarihi eserlerin varlıklarından ise olumlu yönde psikolojik destek alıp bunları birer gurur kaynağı saydıkları görülmüştür. Doğal yaşam süreci içinde haberdar olunan bu eserlerin ziyaret sıklığının ve koruma ve tanıtma düzeyinin eksik olmasının nedenleri temel olarak ilgisizliğe ve bunun sonucu olabilen bilgisizliğe bağlanmakla birlikte kaynak kitap ve kültürel faaliyetlerin eksikliği de ön plana çıkmaktadır.

ÖNERİLER

1. Halkın kendi tarih ve kültürünü daha yeterli düzeyde öğrenebilmesi için kaynak kitap ve materyal sıkıntısının giderilmesi ve bunlara ulaşımlarının kolaylaştırılması gerekir. Şebinkarahisar tarihi ile ilgili olarak yazılmış olan kitapların fiyatlarının halkın bütçesi bakımından mümkün olan en alt seviyede tutulması ve bunları halkın kolaylıkla edinebilmesi sağlanmalıdır.

2. Halkın kendi tarihine ilgisini artırabilmek için Şebinkarahisar tarihinde yaşanmış bazı önemli olayları içeren el ilanı, broşür ya da kitapçıkların belirli gün ve haftalarda mümkünse ücretsiz olarak dağıtılması ve böylece oluşturulacak ilginin daha fazla bilgi edinme ihtiyacına dönüştürülmesi yararlı olacaktır.

3. İlçede tarih ve kültür konulu konferans, sempozyum türü faaliyetlerin mümkün mertebe sıklıkla yapılması ve şehrin tarihi öneminin canlı tutulması yeni nesillere aktarılması bakımından önemlidir.

4. Şehirde bulunan tarihi ve kültürel eserlerin en göz alıcı noktalarına tarihçeleri ve önemli görülen hususları tabelalandırılmalı ve halkın bunlardan istifade etmesi sağlanmalıdır.

 

 

 



* K.T.Ü. Giresun Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi

 

Tablo 9 Şebinkarahisarlıların yörelerinde bulunan tarihi ve kültürel varlıklara ilişkin

ilgi ve bilgi düzeylerinin dağılımları

No

Eser Adı

Haberdarım

 

Haberdar

Değilim

Bir kez gördüm

Çok kez gördüm

Hiç görmedim

Yapılış yıl ve hika-yesini biliyorum

Yapılış yıl ve hika-yesini bilmiyorum

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

1

Atatürk evi ve Müzesi 

609

96

27

4

135

21

390

64

84

15

105

17

504

83

2

Şebinkarahisar kalesi

627

99

9

1

51

8

474

76

102

16

141

22

486

78

3

Fahreddin Behramşah Camii

279

44

357

56

69

25

168

60

42

15

36

13

243

87

4

Kurşunlu Hamamı (Topal MehmetPaşa)

330

52

306

48

57

17

159

48

114

35

18

5

312

95

5

Kurşunlu Camii

510

80

126

20

78

15

312

61

126

24

39

8

471

92

6

Meryem ana Manastırı

471

74

165

26

105

22

90

19

276

59

36

8

435

92

7

Taşhanlar

474

75

162

25

84

18

309

65

81

17

54

11

420

89

8

Pertevniyal Çeşmesi

132

21

504

79

21

16

57

43

54

41

12

9

120

91

9

Kadıoğlu camii

417

66

219

34

96

23

222

53

99

24

30

7

387

93

10

Fatih camii

579

91

57

9

39

7

453

78

87

15

147

25

432

75

11

Belediye çeşmesi (İstiklal Çeşmesi)

600

94

36

6

21

4

519

86

60

10

105

18

495

82

12

Saplıca Kilisesi

195

31

441

69

39

20

75

38

81

42

21

11

174

89

13

Licese Kilisesi

252

40

384

60

78

31

72

29

102

40

15

6

237

94

14

Taş Mescid

153

24

483

76

57

37

54

35

42

28

30

20

123

80

15

Tamzara camii

366

58

270

42

93

25

201

55

72

20

27

7

339

93

       

           Tablo 10 Şebinkarahisarlıların yörelerinde bulunan türbelere ilişkin ilgi ve bilgi düzeylerinin dağılımları

No

Türbe adı

Haberdar

Haberdar değil

Bir kez ziyaret ettim

Sık sık ziyaret ederim

Hiç ziyaret etmedim

Türbe hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunuza inanıyor musunuz?

Sahip

Değil

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

1

Ada Dede Türbesi

153

24

483

76

60

39

36

24

57

37

15

10

138

90

2

Karaman Şeyh türbesi

93

15

543

85

24

26

6

6

63

68

0

0

93

100

4

Şeyh Sinan türbesi

81

13

555

87

24

30

30

37

27

33

6

7

75

93

5

Hasan Şeyh Türbesi

219

34

417

66

69

32

81

37

69

31

24

11

195

89

5

Şeyh Süleyman Türbesi

243

38

393

62

93

38

90

37

60

25

30

12

213

88

 

Şebinkarahisar yöresinde bulunan tarihi ve kültürel varlıklara ilişkin bilgiler

 

No

Eser Adı

Mevkii   

Özellikleri

1

Atatürk evi ve Müzesi 

Şehir merkezi

Tüfekçizade Mustafa Ertem’e ait bu evde Mustafa Kemal Paşa 11 Ekim 1924’te bir gece kaldı.

2

Şebinkarahisar kalesi

Şehir merkezi

İlçenin Güney ve G.Doğu yönünde Hacı kayası tepesi üzerindedir. Romalılar döneminde yapılmış, 1184’te Fahreddin Behramşah tarafından onarılmıştır.

3

Fahreddin Behramşah Camii

Avutmuş mah. (mrkz)

Fahreddin Behramşah adına oğlu Muzafferüddin Mehmet tarafından XII. y.y. da inşa edilmiştir.

4

Kurşunlu Hamamı (Topal Mehmet Paşa)

Şehir merkezi

1648-1652 tarihlerinde Topal Mehmet paşa tarafından yaptırılmıştır.

5

Kurşunlu Camii

Taş M. Kurşunlu semti

1574-1582 tarihinde Allah Kulu adıyla anılan biri tarafından yaptırılmış.

6

Meryem ana Manastırı

11 km. Kayadibi Köyü

Ortaçağdan kalma bir yapı.

7

Taşhanlar

Şehir merkezi

XVII y.y. da Şebinkarahisar Sipahi Reisi Taban Ahmet Ağa tarafından yaptırılmıştır.

8

Pertevniyal Çeşmesi

Suboyu 1-Karaköy 2

1865’te Pertevniyal Sultan tarafından üç ayrı çeşme olarak yaptırılmıştır.

9

Kadıoğlu camii

Kadıoğlu Mah. (mrkz)

1924’teDikzade hayri Efendi-Kadıoğlu Mehmet efendi tarafından yaptırılmıştır.

10

Fatih camii

Şehir merkezi

1473-1478 tarihlerinde Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.

11

Belediye çeşmesi (İstiklal Çeşmesi)

Şehir merkezi

1927’de Belediye Başkanı Hüsnü Bey zamanında yaptırılmıştır.

12

Şaplıca Kilisesi

16 km. Şaplıca Köyü

1890 tarihinde inşa edilmiştir.

13

Licese Kilisesi

11 km.Şaplıca / LiceseM.

1874 tarihinde inşa edilmiştir.

14

Taş Mescid

Taş mah. (mrkz)

1366’da Eratnalılar döneminde Melik Ahmet zamanında yapıldığı biliniyor.

15

Tamzara camii

Tamzara mah. (mrkz)

1900 tarihinde yaptırılmıştır.

16

Ada Dede türbesi

Güvercinlik Köyü

Hastalıklara derman bulmak için ziyaret edilir. Adaklar kesilir, namaz kılınır ve dua edilir (Kalafat, S.638-639)

17

Karaman Şeyh Türbesi

Buzkeçi Köyü

1160 yılında Şebinkarahisar’ a gelmiştir (Okutan, S.73).

18

Şeyh Sinan türbesi

Avutmuş m. Karşıyaka semti

1160 yılında Şebinkarahisar’ a gelmiştir (Okutan, S.73).  Yağmur duası ve bayram nedeniyle ziyaret edilir (Kalafat, S.638)

19

Hasan Şeyh Türbesi

Hasan Şeyh Köyü

1160 yılında Şebinkarahisar’ a gelmiştir (Okutan, S. 73). Derdine derman için ziyaret edilir. (Kalafat, S.638)

20

Şeyh Süleyman Türbesi

Avutmuş Mezarlığı

Kekeme ve yürümesi geciken çocuklar şifa için götürülüyor.


 

 

KAYNAKÇA

Başaran, İ. Ethem (1987). Eğitime Giriş, Sevinç Matbaası. Ankara.

Bilgiseven, A. Kurtkan (1982). Genel Sosyoloji, Divan Yayınları. İstanbul.

 

Güngör, Erol (1990). Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik, Ötüken Neşriyat.              

             İstanbul.

Kafesoğlu, İbrahim (1998). Türk Milli Kültürü, Ötüken Neşriyat. İstanbul.

 

Kalafat, Yaşar (2000). Trabzon Yöresi Ulucanları, Trabzon Tarihi

              Sempozyumu Bildirileri, Trabzon Belediyesi Kültür Yayınları:81.

              İkinci Baskı. Kozan Ofset. Ankara.

 

Okutan, H. Tahsin (1949). Ş. Karahisar ve Civarı Tarihi. Yeşil Giresun  

              Gazetesi Matbaası. Giresun

Okuyar, Hikmet (1998). Şebinkarahisar Sevdası, Bursin Ofset. İstanbul.

 

Özdemir, A. ve Özhan, H. İlçe Oluşunun 50. Yılında Şebinkarahisar,     

             Tekışık Matbaası. Ankara. (Tarihsiz)

 

 

 

 

 

 


Tür : Bilim Tarih : 13.07.2006
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this