1926-1930 TARİHLERİ ARASINDA KADRO DEFTERİNE GÖRE ŞEBİNKARAHİSAR ORTAOKULU

Anasayfa » Bilimsel Bildiriler » 1926-1930 TARİHLERİ ARASINDA KADRO DEFTERİNE GÖRE ŞEBİNKARAHİSAR ORTAOKULU
share on facebook  tweet  share on google  print  

1926-1930 TARİHLERİ ARASINDA KADRO DEFTERİNE GÖRE ŞEBİNKARAHİSAR ORTAOKULU

"Bilimsel Bildiriler" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

 

Öğr.Gör. Ahmet GÜRSOY*

 

           

Şebinkarahisar mutlakıyet ve meşrutiyet döneminde okullaşma açısından taşranın önemli yerleşim yerlerinden sayılmıştır. Nitekim bu makalemize konu teşkil eden Şebinkarahisar orta okulunun varlığı, halen Şebinkarahisar Lisesi’nde bulunan demirbaşa kayıtlı 1926 tarihli kadro defteri[1]  incelendiğinde de görülecektir ki, dönemin az bulunan saygın öğretmenleri burada görev yapmışlardır. Hiç şüphesiz okullaşma ile modernleşme arasında daima bir ilişki kurulmuştur. Nitekim Şebinkarahisar’da batılı tarz orta okulun bulunması buna en önemli işarettir.

Batılılaşmayla başlayan eğitimde yenileşme çabalarının merkezden çevreye yansıyan örneğini Şebinkarahisar’da da görmek mümkündür.Şebinkarahisar Batılılaşma hareketleri çerçevesinde eğitim hizmetlerinden yararlanmıştır. III.Selim ile başlayan ve daha sonraları II.Mahmut ve Tanzimat hareketleri ile devam eden batılılaşma faaliyetleri,okullarda  anlam kazanmıştır.Bir başka ifade ile eğitim sistemi, temel değişim aracı olarak daima fonksiyonel tutulmuştur.[2] Bu açıdan bakıldığında eğitim sisteminin mevcut yönetimler açısından merkezin temel değişim programlarını çevreye taşıyan, taşımakla da kalmayıp bizzat orada yarattığı tesirle, merkezin amacına ulaşmasını sağlayan bir aygıt olduğu söylenebilir.

Meşrutiyet yönetimince 1903’de kurulan Şebinkarahisar Rüştiyesini, Şebinkarahisar orta okulunun temellendirilmesinde bir etken olarak sayabiliriz ama, rüştiyeler, kendi dönemi içinde orta okul mu, yoksa, ilk okul mu olduklarına uzun süre karar verilemeyen okullardandır. Rüştiyelerin konumunun ne olduğuna 1845’te toplanan Muvakkat Maarif Meclisince karar verilmiş, bu karar uyarınca  statüsü orta okul olarak kabul edilmiştir.[3] Lakin Şebinkarahisar’da Orta okulun kurulmasında asıl etken, o dönemde, Şebinkarahisar’ın idari form bakımından Liva durumunda bulunmasıdır.[4] Ancak, hiç şüphesiz, Rüştiyenin varlığı daha sonra kurulacak olan Orta okula hem fikri, hem, eğitim yönünden alt yapı oluşturmuştur. Nitekim, halkın isteği üzerine “1910 yılında beş senelik  Liva İdadîsi teşkilatı” ile açılmıştır.Orta okul, 1910-1911 ders yılında eski Rüştiye binasında faaliyetine başlamış ancak bir imtihan sırasında bu bina yanınca, boş bir eve taşınarak varlığını sürdürmüştür. Üç yıl sonra 1915 yılında memleket hastane binasına oradan da 1924’de asıl  binasına taşınarak faaliyetini devam ettirmiştir[5].

Diğer taraftan, Şebinkarahisar Orta okulunun eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamasında Birinci Dünya Savaşının çıkması da etkili olmuştur. Orta okulun muallimleri savaşa katıldığından 1916 yılına kadar söz konusu aksama sürmüştür[6]. Aksamanın  savaş bağlantılı olarak sürmesi normaldi, zira  bölgede Rus işgali başlamış, Trabzon işgal edilerek Ruslar Harşıt Çayı’na kadar gelmişlerdi.[7] Ancak Orta okul binasının yapılıp tamamlandığı 1924 yılında Türkiye, hem Kurtuluş Savaşını kazanmış , hem de Cumhuriyet yönetimini kabul etmişti. Böylece istikrar dönemi ile birlikte Şebinkarahisar Orta okulu da  karmaşadan kurtulmuştu.

Öğretmen kadrosunun zaman içinde tamamlanmasıyla birlikte, eğitimin kalitesi artacaktır. Bu sebeple Orta okulun 1926-1930 yılları arasında kadro defterine kayıt edilen öğretmen sayısı önem taşımaktadır.

1.       Okulun Branşlara Göre Öğretmen Durumu:

Tablo:1-1926-1930 tarihleri arasında görev yapan öğretmenler ve branşları[8].

Sıra  No:

Öğretmenin Adı

Branşı

Vazife Biçimi

1

Mehmet Sefa Bey

Tarih-Coğrafya

Müdür

2

Bahattin Bey

Resim

Muallim vekili

3

Mürteza Bey

Terbiye-i Bedeniye

Muallim

4

Tevfik Bey

Fransızca

5

Kazım Bey

Beden Terbiyesi

6

Burhaneddin  Bey

Musikî

Muallim vekili

7

Fevzi Bey

Beden Terbiye

Muallim

8

Aliye Hanım

Dikiş ve boya

-

9

Bahaeddin Bey

Resim

Muallim vekili

10

Halit Bey

Musikî

11

Kadri Bey

Fransızca

12

Ahmet’ül Hami

Tabiat

Muallim

13

Mehmet Emin

Türkçe

14

Raif Bey

Hıfz’ül Sıhhiye

Doktor

15

Hüseyin Hüsnü Bey

Riyaziyat

Müdür Muavini

 

 

Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi, Şebinkarahisar orta okulunun öğretmen kadrosu yeterlidir. Fransızca öğretmeni kadri Bey başta olmak üzere,Musiki öğretmeni Halit Bey, Musiki Öğretmeni Burhaneddin Bey, Resim Öğretmeni Bahaeddin Bey,Muallim vekili olarak derslere girmektedir. Bunun dışında kalan öğretmenler ise muallim(öğretmen) kadrosu ile çalışmaktadır. Hiç şüphesiz  derslerin boş geçmemesi ve okumuş elit kadronun varlığı okulun temel başarısını yükseltecektir.

Tarih,coğrafya, resim, müzik, beden eğitimi, Fransızca, tabiat bilgisi,sıhhiye (sağlık) bilgisi, Matematik derslerinin okutulduğu Şebinkarahisar Orta Okulu, kendi binasına taşındıktan sonra  öğretmen kadrosu yönünden yeterli durumda sayılır. Çünkü, Cumhuriyetin ilk yıllarında okul sayısına paralel artan öğretmen ihtiyacının karşılanması daima önemli bir problem olarak görülmüştür[9].

 Dönemin öğretmen yetiştirme güçlüğü dikkate alındığında ise, Şebinkarahisar orta okulunun taşra şartları içinde iyi   bir kadroya sahip olduğu düşünülebilir. Belki bunda Şebinkarahisarlı öğretmenlerin kendi yöresinde çalışma isteklerinin payı da vardır.

Toplam 15 öğretmenin  resimleriyle birlikte adının yer aldığı kadro defterinin verilerine göre, branş dersleri içinde resim ve musikî öğretmenleri ötekilerden sayıca fazladır.  Bu durum güzel sanat eğitimine devrin verdiği önemi anlatması bakımından dikkate değerdir.

Ayrıca dikiş ve boya öğretmeni Aliye Hanım’ın kadroda bulunması ve kadro defterinde her bir öğretmenin fotoğrafının yapıştırılmış olduğu halde Aliye Hanımın fotoğrafının bulunmaması özel bir önem taşımaktadır. Bu durum,  modernleşme çabası içinde, geleneksel değerlerin bir tezahürü gibi düşünülebilir. Bir başka ifade ile, Aliye Hanım, fotoğrafını vermeyerek mahremiyetini ifade etmiş,buna da dönemin idari yapısı müsaade etmiş olabilir*. Bir başka açıdan bakıldığında ise, şöyle bir sonuca varılabilir. Dönemin okul idaresi, Türkiye’nin her yerinde, bayan resminin her yerde ve elde teşhir edilemeyeceğinden hareketle, çalışan bayanlardan fotoğraf istemeyi uygun bulmamış veya gerekli görmüyor olabilir. Her iki durumda da, yönetim açısında eğitim kurumlarında erkek ve bayanların birlikte çalıştıklarına ancak geleneksel değerler ile, batılı değerlerin yererince ayrışmadığına hükmedebiliriz.

2.Kimlik Bilgileri Açısından Öğretmenlerin Durumu

Öte taraftan kadro defterinin muhteviyatını anlamak bakımından öğretmenlerin kimlik bilgilerinde nelere yer verildiği incelenirse, devrin aradığı kimlik anlayışı  ön plana çıkar. Bu sebeple aşağıdaki kimlik tablosuna bakmakta yarar vardır:

 

Tablo:2- Öğretmenlerin kimlik bilgileri

 

Sıra No

Adı Soyadı

Doğduğu Tarih

Doğduğu Memleket

Milliyeti

Din ve Mezhebi

Baba Adı

1

Mehmet Sefa

1309

Trabzon

Türk

İslam- Hanefi

Naili Bey

2

Bahaeddin Bey

1305

Şebinkarahisar

Türk

İslam-Hanefi

Mustafa Bey

3

Mürteza Bey

1306

Köprülü

Türk

Hüseyin Bey

4

 

 

 

 

 

 

5

Tevfik Bey

1304

Yafa

Arap

Abdülvahhap

6

Kazım Bey

1310

Ürgüp

Türk

Yunus Efendi

7

Burhanettin Bey

1317

İstanbul

Türk

Osman Bey

8

Fevzi Bey

1319

Konya

Türk

Mehmet Fevzi

9

Aliye Hanım

1321-23

İstanbul

Türk

Şükrü

10

Bahaeddin Bey

1305

Şebinkarahisar

Türk

Mustafa Bey

11

Halit Bey

1300

İstanbul

Türk

Haydar Bey

12

Kadri Bey

1276

Trablus Şam

Türk

Abdülkadir

13

Ahmet’ül Hami

1309

Şebinkarahisar

Türk

Halil

14

Mehmet Emin

1309

Şebinkarahisar

Türk

Mustafa Ömer Efendi

15

Raif Bey

1299

Samsun

Türk

Hasan Bey

16

Hüseyin Hüsnü Bey

1312

Şebinkarahisar

Türk

Şakir Efendi

 

            Tablonun incelenmesinden derslere dışardan giren Fransızca öğretmeni Tevfik Bey’in Arap asıllı, gerisinin Türk olduğunu ve Orta okul öğretmenlerinden  Bahaeddin Bey, Ahmet’ül Hami Bey, Mehmet Emin Bey ve Hüseyin Hüsnü Bey’in Şebinkarahisarlı olduklarını anlıyoruz. Böylece 5 öğretmen yerli, gerisi il dışından tayin edilmişlerdir.

            Memurun kimlik durumu çerçevesinde sosyal durumun gösteren tabloya bakıldığında, öğretmenlerin içinde bulunduğu ekonomik durumun bir yüzü görülebilir.

4.Öğretmenlerin Sosyal Durumu:

Çalışma şartları kadar, öğretmenlerin mal varlıkları ile, taşınır taşınmaz  mallarının  idare tarafından dikkate alınması önem taşır.

 

Tablo:3- Öğretmenlerin mal varlığı ve ailevi durumu:

 

Sıra No

Adı Soyadı

Evli ise tarihi

Kaç çocuğu vardır

Şahsına ait emlakı var mıdır?

Oturduğu ev kendisinin veya Kira ile midir?

1

Mehmet Sefa Bey

 

2 erkek

Yok

Kira

2

Bahaddin Bey

Evli-1321

3

Yok

Kira

3

Mürteza Bey

Evli

1

Yok

Kira

4

Tevfik Bey

Evli

2

Yok

Kira

5

Kazım Bey

Evli

Yok

Yok

Kira

6

Burhaneddin Bey

1341’de te’hil

1 Erkek

Yok

Kira

7

Fevzi Bey

Evli-1926

Yok

Yok

Kira

8

Aliye Hanım

Bekar

Yok

-

Kira

9

Bahaeddin Bey

Evli-1331

3

Yok

Kira

10

Halit Bey

-

2

Yok

Kira

11

Kadri Bey

Evli-1316

2

Yok

Kira

12

Ahmet’ül Hami Bey

1334’de tah sil etmiştir

3

Yok

Kira

13

Mehmet Emin B.

Evli-1930

Yok

Yok

Kira

14

Raif Bey

Evli

2 Kız

Vardır

Kira

15

Hüseyin Hüsnü Bey

1332’de tahsil etmiş

3

Kardeşi ile ortak bahçe

Kira

16

 

 

 

 

 

 

            Bu tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi, devlet memuru olarak çalışan tüm öğretmenlerin hemen tamamına yakınının  tapulu arazisi bulunmamaktadır. Sadece maaşla geçinmek durumunda kalan öğretmenlerin hepsi kirada oturmaktadır. Burada dikkatimizi çeken bir diğer husus da  şudur: Evli öğretmenlerin çocuk sayıları. Bu durum, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk toplumunda çekirdek aile yapısının gelir düzeyi ile çocuk sahibi olma ilişkisini ortaya koymakta, buna göre çalışan iş görenlerin, çocuk sayıları devrin içinde bulunduğu şartlara göre oldukça düşük görülmektedir.

            Böylece, dönemin öğretmenlerinin çekirdek aile yapısını teşkil ettiklerini, gelir düzeylerinin maaşa dayalı olduğunu ve merkezi yönetimin devlet memurunun menkul, gayrimenkul ne varsa mal varlığı ile ilgili bilgileri kayıt altına alarak sakladığını söyleyebiliriz.[10]

5-Özlük Durumu ve Maaşı:

            Öğretmenlerin özlük durumları çalıştıkları kurumundaki görevlerine göre değişmektedir. Ülkenin mali gidişatıyla paralellik gösteren maaş artışına, ayrıca, her yıl yapılan iyileştirme çabaları da etki etmektedir.Muallim yardımcısı ile, muallimin ve idareci olanın maaşı farklı olmaktadır. Hem idareci ve hem de öğretmenlik yapanlar daha fazla ücret almaktadır.[11]

 

            Tablo:4- Muallimlerin  hizmet  tablosu.

 

Sıra

No

Adı Unvanı

Vazifesi

Maaşı

Başlama tarihi

Ayrılma tarihi

Ayrılma sebebi

Çalışma Süresi

1

Mehmet Safa

Müdür

3000/4000

27 Eylül 1927

-

-

-

2

Bahaddin Bey

Öğretmen

875

1 Mart 1927

1 Temmuz 1928

Nahiye Müdürü

1 yıl 3 ay

3

Mürteza Bey

Öğretmen

500

1 Eylül 1328

31 temmuz 11329

_

11 ay

4

Tevfik Bey

Öğretmen

3300

14 Eylül 1928

-

-

-

5

Kazım Bey

Öğretmen

566

16 Eylül 1928

25 mayıs 1929

-

9 ay 9 gün

6

Burhanettin

Vekil Öğretmen

750

17. Teşrinievvel 1927

-

-

-

7

Fevzi bey

Vekil Öğretmen

1500

8.12.1928

-

-

-

8

Aliye Hanım

-

-

-

-

-

-

9

Bahaeddin Bey

Vekil Öğretmen

875

1 Mart 327

1 Mart 1930

Nahiye Müdürü

-

10

Halit Bey

Vekil Öğretmen

570

4 mart 1926

1 temmuz 1927

-

-

11

Kadri Bey

Vekil öğretmen

1250

1 Temmuz 1927

1 Temmuz 1928

Vekaletin sona ermesi

1 yıl

12

Ahmet’ül Hami

Öğretmen

800/3500

19 Eylül 1339

-

-

-

13

 Mehmet Emin

Öğretmen

400/3400

 10 K.Evvel 1328

_

-

-

14

Raif Bey

Doktor

2000

21 eylül 1341

3 K.evvel  1928

İstifa

-

15

Hüseyin Hüsnü

Öğretmen ve Müdür muavini

2000/4000

9 eylül 1341

_

-

-

 

                Bu tablonun incelenmesinden anlaşılacağı gibi, Tarih öğretmen Mehmet Sefa Bey okul müdürü,Şebinkarahisarlı Hüseyin Hüsnü Bey ise Müdür muavinidir.  Tabloda her ikisinin maaş miktarı bu sebeple farklıdır. Ayrıca kimi öğretmenlerin vekil olmaları hasebiyle ancak bir yıl görev yapabildiklerini, Her iki Bahaeddin Bey’in ise, nahiye müdürü olarak atandıklarından okuldaki görevinden ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Nahiye müdürü olan Baheddin Beylerin her ikisinin de Şebinkarahisarlı olması ayrıca dikkate mucip gelişmelerdendir.

            Sonuç olarak 1926-1930 yılları arasında Şebinkarahisar Orta Okulunun  durumu incelendiğinde, bu beldede geçimi sağlam olan bir eğitim geleneğinin ve okur-yazar elit grubun daima var olduğunu söyleyebiliriz. Orta okulun sonraları lisenin gelmesine büyük katkısı olduğu da gelişmelerden anlaşılmaktadır. 



*     KTÜ.Giresun Eğitim Fakültesi

[1]     Makalemize konu olan defterin Osmanlıca metinlerini okuyarak bize katkı sağlayan Öğr. Gör. Nazım Kuruca’ya teşekkür ederim.

[2]     Ahmet Gürsoy, Tek Parti Döneminde Giresun’da Eğitim, Erzurum 2000, s.2

[3]     Bayram Kodaman, Abdülhamid Devri Eğitim Sistemi, Ankara 1988, s.92

[4]     Hasan Ali Yücel, Türkiye’de Orta Öğretim, Ankara 1994, s.13 ; O dönemde, idadiler iki tür okul niteliği taşıyorlardı. Birincisi bey yıl süreli idi ki, bu okulların üç yılı rüştiye, iki yılı da idadiye idi. Diğeri ise,3’ü rüştî, 4’ü idadi biçimindeydi. Beş senelik idadiler, gündüzlü idiler ve livalarda bulunurdu.

[5]     Hasan Ali Yücel, a.g.e, s.588

[6]     Hasan Ali Yücel, a.g.e., s.588 Tek Parti Döneminin Milli Eğitim Bakanlarından olan Hasan Ali Yücel, söz konusu kitabında Şebinkarahisar Orta Okulunun tarihçesi ile ilgili şu bilgileri veriyor: “ Mektep halkın ihtiyaçlarından doğan müracaatları üzerine, 1910 tarihinde beş senelik Liva  İdadisi teşkilatı ile açılmıştır. İlk zamanlar 100’den fazla olan ve her sene artan bir talebe mevcuduyla  yürüyen mektep, Umumi harbin patlaması üzerine  muallimlerin vatan müdafaasına koşması hasebiyle 1916 ders yılı sonuna kadar aksak bir surette devam etmiş ve harbin sıklet merkezi bu mıntıkaya doğru yaklaşırken  mektep binası askerlik cihetine terk edilerek tedrisat faaliyetten kalmıştır. 1919 Şubat ayında  mektep tekrar faaliyete geçerek 1925 martında  bir devresi lise haline inkılap etmiş, 1925 Eylülünde  Orta mektep ve 1926- 1927 yılında muhtelit olmuştur.

      Mektep 1910-1911 ders yılında  eski rüştiye binasında bulunmuş ve imtihan esnasında bu binanın yanması üzerine kira ile bir eve çıkmış ve bu binada üç sene kalmıştır. 1915 senesinde daha müsait olan şimdiki memleket hastane binasına nakledilerek on sene kadar orada kalmış 1924’te mektep olarak yapılan  ve inşaatı tedrisata müsait olacak kadar  tamamlanan bugünkü binaya taşınmıştır. Mektep, şimdiye kadar yetiştirdiği gençler memleketimizin daha yüksek  bilgi müesseselerinden çıkmış olmak şerefini kazanmıştır.”

[7]     Faruk Sümer,Tirebolu Tarihi, İstanbul 1992, s.137

[8]     Şebinkarahisar Orta Okulu Kadro Defteri

[9]     Cemil Öztürk, Atatürk Devri Öğretmen Yetiştirme Politikası, Ankara 1996, s.177

*     Üzerinde çalıştığımız kadro defterinde  adı bulunan Aliye Hanım  kayıtlara göre İstanbul doğumludur. Aliye Hanım’ın göreve başlama tarihi ve hizmet cetveli eksik işlenmiş olduğundan asil mi, yoksa vekil öğretmen mi olduğu anlaşılamamıştır.

[10]    Şebinkarahisar Orta Okulu Kadro Defteri

[11]    Hasan Ali Yücel, a.g.e., s.75


Tür : Bilim Tarih : 13.07.2006
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this